G-NL5SXDG3FM

Türkçe ve Siyasetin Türkçesi

Memiş OKUYUCU

16-05-2024 07:53

Muhabereye şimdilerde iletişim denilmekte. Bir havacı sözü iletişimin temel kaidesi olarak hep söylenegelir: ‘’Muhaberesiz muharebe olmaz.’’ Sözün özü haberleşme ve iletişim olmadan hayatın hiçbir aşamasında hedefe ulaşamayız. İletişimin ve kültürün temel taşıma aracı Türkçe’dir. ‘’Manayı Türkçe sunmak evladır’’ diyor Pîr-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevî.

Türkçe’nin halkla doğrudan temas halinde kullanıldığı alanlardan birisi siyaset meydanıdır.

Hitabet ve belagat gibi kavram ve deyimlerle Türkçe hakimiyetini ifade edebiliriz. Aynı zamanda Türkçenin seyrini ve serüvenini Türkçe ifadeleri üzerinden görüp, ilgili siyasetçinin zengin Türkçesine, belagatine ve bu arada hazır cevaplığına da şahitlik etmiş olacağız.

Siyasetten bir demet Türkçe sunalım efendim.

Türkiye’de bu alanda ele alacağımız ilk metin Mustafa Kemal Paşa’nın ölümü üzerine İsmet Paşa’nın radyodan yaptığı taziye konuşmasından bir bölümdür: ‘’ (…)fani vücudu istirahat yerine tevdi edilmiştir. Hakikatte yattığı yer, Türk milletinin O’nun için aşk ve iftiharlarla dolu olan kahraman ve vefalı göğsüdür. (…) Devletimizin banisi ve milletimizin fedakâr, sadık hadimi, insanlık idealinin aşık ve mümtaz siması…’’

Bu metin ülkenin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye aittir. Bir edebiyat kültür adamının ifadesi değil. O dönemde benzer okullardan mezun olmuş hemen bütün devlet görevlileri benzer ifade kudretine, dil yeterliliğine ve belagate sahiptiler.

Celal Bayar’dan, ‘’Bu kış kominizm gelecek’’ ifadeleri aklımızda kalmış. Bu ifadenin kullanıldığı senelerde toplulukları, korku ile idare etmenin revaçta olduğu bir dönem olarak hatırlamakta fayda var.

Kalabalıklar karşısındaki hatipliği ile tanınan Menderes ise, kaynayan meclis grubunu teskin etmek için ‘’siz isterseniz halifeliği bile geri getirebilirsiniz’’ ifadelerini kullanmıştır.

Siyasetin en tesirli ve hazır cavap dolu Türkçesi ile konuşan hatiplerinden birisi şüphesiz 1948-1972 yılları arasında aktif siyaset yapan Osman Bölükbaşı’dır. Çocukluğumda dinleyici olduğum meclislerde partileri farklı olsa dahi söze Osman Bölükbaşı’nın bir sözü başlama adetini gün gibi hatırlamaktayım. Düzce meydanında tarihe geçen ve 8 saat 35 dakikalık, kesintisiz konuşması meşhurdur. Hele ki hazır cevaplığına yetişebilen çıkmamıştır. Bir Viyana seyahatinde ‘’atalarınız burada ne arıyorlardı’’ sualine verdiği cevap taşı gediğine koymak kabilindendir: ‘‘Haçlı Seferlerine iade-i ziyaret.’’ Çok kalabalık geçen bir mitinginden sonra oradaki mebuslukların hepsini alabileceğini söyleyen birine ‘’sap çok ama dane vermez’’ karşılığını vermiş. Bu ifadesiyle milletin kendisini dinlediğini ama iş oy vermeye gelince başka partileri tercih ettiğini üslubunca dile getirmiştir.  

Süleyman Demirel’in demagoji yüklü ifadeleri, zekânın toplumdaki dikkatleri dağıtmak için nasıl kullanılabildiğinin örnekleriyle doludur. ‘’Yazın Bulgaristan bize elektrik veriyor, kışın biz Bulgaristan’dan elektrik alıyoruz’’ sözünün içeriğini anlamaya çalışanlar, ‘’olmuşsa olmuş, olmamışsa olmamış n’olmuş yani?’’ sözünü de pek ala aynı anda duymaya hazırlanmış olmalılar. Turgut Özal ve arkadaşlarının siyaset çabasına ‘’Tapulu arazime gecekondu yaptırmam’’ diyerek siyasete bakışını açıklamış. Bir siyaset tartışmasında ‘’Bizim de alnımız ensemize kadar açık netekim’’ sözüyle saç zorluğu taşıyanlara ömür boyu kullanabilecekleri türden bir ‘’cep harçlığı’’ imtiyazı tanımıştır.

Turgut Özal’ın en büyük emeli, Türkiye’yi dışa ve dünyaya açmaktı. Bunun için iki elini havada birleştirir ve ‘’dört eğilimi birleştirdik’’ vurgusunu çokça yapardı.

Türkiye’nin ilk ve tek kadın başbakanı Tansu Çiller’in ‘’halüsinasyon’’u görmemek, okuyamamak gibi bir derdi olmuştu!.

Devlet Bahçeli’nin sıralı kurallı cümlelerle, Türkçenin pek çok zenginlikleri ve söz sanatlarına yer verdiği kürsü hakimiyeti ve hitabet dersleri hafızalardaki yerini korumakta. Bahçeli, zaman zaman unutkanlıkları ama en çok da ‘’püskevit’’ telaffuzu ile akıllara yer etti.

Prof. Dr. Necmeddin Erbakan Hoca hayaller kurar ve hayal ettirirdi. 1970’lerde kullanmaya başladığı ‘’Kendi topumuzu, kendi tankımızı, kendi uçağımızı yapacağız’’ sözleri hayallerinin en büyük unsurlarından biriydi. Hele ki meydan da yüz kişi de olsa sayısına bakmadan konuşmak için çıktığı kürsüden mitin meydanındaki kalabalığa: ‘’Şu muhteşem topluluk’’ diye seslenmesi; inandığına, insanları inandırmak için en büyüleyici seslenişini teşkil etmekteydi. Sık tekrar ederdi. İçinde yaşadığımız senelerde bu hayallerinin büyük kısmını gerçekleştiğini görseydi herhalde çok bahtiyar olurdu.  Mühendis köklerinden mülhem olgunlaştırmak anlamına ”haddelenmek” ibaresini kullanırdı. Kızdığı zaman, sevmediği işleri ve şahsiyetleri ‘’curuf bunlar curuf’’ diyerek demir çelik sanayinin atıklarına benzetirdi.

Şüphesiz iktidarının ilk yıllarına ”beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda” sözleriyle romantizm yükleyen Recep Tayyip Erdoğan‘ı ve Türkçesini bilhassa zikretmek gerekir. Dik durmanın en iyi alan siyasetini yaparken ”sosyal etkileşimi” en iyi kullanan siyasetçi unvanına sahip Erdoğan’ın nereden bakarsanız bakın; hitabet, belagat ve kürsü hakimiyeti yüklediği zengin Türkçesi’nin siyasi başarısındaki payı çok büyüktür. Müktesebatındaki Türkçe’nin zengin ve engin değerleri ile rakiplerine rahat kulvar farkı oluşturdu. Bazen de ”nadan ile sohbet ardır bilene” diyerek rakiplerine halk efkârından göndermelerle yüklendi. Zaman zaman sertleşen siyaset kulvarında siyasi rakibine ”Bay Kemal” diye seslenişi hâlâ kulaklarımızda.

Muharrem İnce’nin 2023 yılında 3 saat 14 dakikalık bir seçim konuşmasını analiz eden televizyoncular en sık tekrar edilen kelimelerle alakalı olarak şu sonuçlara ulaşmışlar: 54 kere Erdoğan demiş, 58 kere Kılıçdaroğlu demiş, 92 kere Chp demiş, 570 kere de ben demiş.

Bülent Ecevit, 1970’lerde ‘’ak günlere doğru’’ sloganıyla beraber ‘’erken seçim olsaydı 2084’e kadar iktidar olacaktık’’ sözü akıllarda kaldı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, ‘’öyle alçak biri’’ ile ‘’o kadar alçak biri’’ arasındaki farkı tefrik etmeye çalışan Türkçesi akıllarda kaldı.  Bu çabasıyla galiba partisinde olmaması gerekeni tarif etmeye çalışmıştı!.

Özgür Özel‘in kendisi için teknik direktör, bazı siyaset arkadaşları için ”çift santrafor” benzetmesinin elbette bir siyasi tarafı var. Meraklıları anlam ve açıklamasını yapabilir.

Biz işin Türkçe ve kültürümüze bakan tarafı ile alakadarız.

Açıkçası işin Türkçe tarafı tam bir trajedi.

Türkçemize yaşatılan kısırlığın geldiği son noktayı işaret etmesi bakımından dikkat çekici bir durum… Hem de tam müfredat tartışmalarının yaşandığı dönemde Türkçe kısırlığının dip seviyesini göstermekte.

Siyasetin en üst noktası; lisanını kaybetmiş, popülerliğe ve akabinde gelen futbol diline teslim olmuş durumda. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren liderlerin kullandığı Türkçe’ye yukarıdan aşağıya bir göz atalım. Bir de şimdi ki siyasetçilerin kullandığı kıt kelime ve siyaset dilini yakından gözlemleyelim. Sadece Osman Bölükbaşı ve kullandığı siyaset dili, bir kaç doktora konusu olmaya yeter niteliktedir.

Türkçe için önlem alınmazsa otuz ila elli yıl içerisinde konuşacak bir futbol dili de kalmayacak, geride…

Türkiye ilimde, sanatta, siyasette ve eğitimde kendi sözünü ölçü almanın çetin mücadelesine girmiş durumdadır. Bu mücadelenin kuvvet noktası Türkçedir.

Uyanık oluna efendim.

Sağlıcakla kalın.

DİĞER YAZILARI Eğitimin Bilgisi ve Çevre Merkez İlişkisi 01-01-1970 03:00 27 Darbesine Karşı Seçkin Hukuk Adamı: Recai Seçkin 01-01-1970 03:00 Zübeyir Yetik’in Ardından… 01-01-1970 03:00 Pazarören Yatılı İftarı (2025) 01-01-1970 03:00 İstiklâl Marşı’nı Güncellemek ya da Eğitime Dair İyi Şeyler 01-01-1970 03:00 Bekri Mustafa imam oldu dersin… 01-01-1970 03:00 Göz Var Ya Nizam Nerede? 01-01-1970 03:00 Ankara’da dolmuşçulara dolmuşlarda yolculuk 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Maarif Sistemi ve ”Yenilmişlerin” Düzeni 01-01-1970 03:00 Suriye’de İşgal Bitiyor ya Kafalardaki İşgal? 01-01-1970 03:00 Her Talebe Bir ”Bahar” Mesajıdır! 01-01-1970 03:00 Bir Devrin ve Bir Neslin Öncü Muallimi Celal Ökten: 63. Ölüm Yıldönümü Münasebetiyle 01-01-1970 03:00 Eğitimin Milliliği ve Maarif Düşüncesi Toplantısının Ardından 01-01-1970 03:00 Özgür Filistin, Özgür İnsanlıktır! 01-01-1970 03:00 D. Mehmet Doğan’ın Aziz ve Naif Hatırasına İthaftır 01-01-1970 03:00 Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu 100 Yaşında 01-01-1970 03:00 Ölümünün 50. Yılında Muallim Mahir İz 01-01-1970 03:00 Eğitimde Üç Zarf ve Empatik Bir Müzakere 01-01-1970 03:00 Ulus’un Tarihi Lezzet Mekânı: Boğaziçi Lokantası 01-01-1970 03:00 Bir Kitap Sarayı: Anadolu’nun Manevî Irmağı Yunus Emre 01-01-1970 03:00 Yeni ‘’Müfredat’’ Taslağı Nasıl Bir Model Sunuyor? 01-01-1970 03:00 23 Nisan’da Heyecan, Melankoli ve Bir Çığlık!. 01-01-1970 03:00 ‘Dünya Bizim’ Neden Kapandı? 01-01-1970 03:00 ”Bir Bahar Akşamı Rastladım Size” Şiiri ve Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Bekri Mustafa’dan Celal Şengör’e 01-01-1970 03:00 Öğretmen Okullarını Hatırlamak 01-01-1970 03:00 Siyasetin Yolları Taştan: İbrahim Halil ÇELİK 01-01-1970 03:00 Eğitim Fakülteleri Müfredatın Neresinde? 01-01-1970 03:00 Hacı Bayram’da Asırlık Kurukahveci: Gül Kahve 01-01-1970 03:00 Orhan Seyfi Orhon, Vedâ Şiiri ve Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Bu Bir İlandır 01-01-1970 03:00 ”Şaşırdım Kaldım İşte” Şiiri ve Hikayesi 01-01-1970 03:00 Öğretmen Okulu Günlüğü: Pazarören Hatıraları Türkiye’nin Neresinde? 01-01-1970 03:00 Maarif Vekaleti Binası Nasıl Yandı? 01-01-1970 03:00 Aliya: Acımasız Bir Savaş ya da Adaletsiz Bir Barış 01-01-1970 03:00 İlk Meclis: Kurucu Meclisin Kuruluş Ruhu 01-01-1970 03:00 Yatılı Okul Günlüğü: Pazarören’de Sosyal Hayat 01-01-1970 03:00 Bu Dünyadan Bir Mevlüde Genç Geçti 01-01-1970 03:00 Milli Merkez ve Maarifimiz 01-01-1970 03:00 Eğitimin Özüne Yolculuk 01-01-1970 03:00 Sadelik Yaşatır 01-01-1970 03:00 Öğretmen Okulu Günlüğü: PAZARÖREN MEZUNLAR BULUŞMASI 01-01-1970 03:00 Yatılı Okul Günlüğü: Sizin Hiç Babanız Öldü mü? 01-01-1970 03:00 Ulus Rüzgârlı: Ankara, Ulus’tan Başlar 01-01-1970 03:00 İmamı Azam Ebu Hanife ve Hakkında Yazılan Roman Üzerine 01-01-1970 03:00 Yatılı Okul Günlüğü: Pazarören Mimar Sinan Öğretmen Lisesi 01-01-1970 03:00 Evvel Zaman İçinde ve Şehirde: İnsan 01-01-1970 03:00 27 Mayıs Darbesini Kim Yaptı? 01-01-1970 03:00 Türkiye Yüzyılında Eğitim 01-01-1970 03:00 Eğitim Gündemin Neresinde? 01-01-1970 03:00 Şehirlilik, Şehircilik ve Deprem 01-01-1970 03:00 Halk Şiirinin Altın Halkası: Aşık Veysel (1894- 1973) 01-01-1970 03:00 Depremin Üstesinden Eğitimle Gelmek 01-01-1970 03:00 Prof. Dr. Yılmaz Özakpınar ve Bir Alimin Ölümü 01-01-1970 03:00 Akif’in Türkiye’si Türkiye’nin Akif’i 01-01-1970 03:00 Bir Gençlik Hikâyesi Yazmak 01-01-1970 03:00 Maarifin Türkçesi 01-01-1970 03:00 Topçu: ‘’Mektep, millet kültürünün bayrağıdır.’’ 01-01-1970 03:00 Ankara Sahafları ve Ankara’da Kitap Dünyası 01-01-1970 03:00 Ahilik Yolunda OSTİM ve Ahilik Şûrası 01-01-1970 03:00 Bozkırda Toprağa Düşen Çekirdek: Prof. Dr. Kemal BIYIKOĞLU 01-01-1970 03:00 Topçu’nun İnsan Modeli ve Maarifin Millîliği 01-01-1970 03:00 Süleyman Çelebi’sini bekleyen çağ. 01-01-1970 03:00 Nurettin Topçu’nun Maarif Davası 01-01-1970 03:00 Mora’da Batan Güneş 01-01-1970 03:00 Medeniyet Sancağımız Türkçe 01-01-1970 03:00 Erdemli Bir Yayın Hareketi: Ebubekir Erdem 01-01-1970 03:00 Okullar Nereye Açılıyor? 01-01-1970 03:00 Maarif Raporu 01-01-1970 03:00 MEMİŞ OKUYUCU: İLK VE ORTAÖĞRETİMDE KELİME HAZNESİ 01-01-1970 03:00 Tarihe Geçen O Fotoğrafın Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Öğretmenim ben… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Sırları 01-01-1970 03:00 Mİllî Eğitim Şûrası Üzerine 01-01-1970 03:00 Bir Örnek Muallim: Mahmud Celaleddin ÖKTEN (1882-1961) 01-01-1970 03:00 Bir Üniversite Tercihinden Ötesi 01-01-1970 03:00 LGS Tercihleri ve Kendi Hikâyesini Yazmak 01-01-1970 03:00 Hârezmî Eğitim Modeli 01-01-1970 03:00 Ankara’da Bir Eğitim ‘ADA’sı 01-01-1970 03:00 Bir Hayalimiz Olsun 01-01-1970 03:00 FEN LİSELERİMİZ EĞİTİMİ VE GELECEĞİN EĞİTİM 01-01-1970 03:00 BİR FİKİR ADAMI ALİ FUAD BAŞGİL 01-01-1970 03:00 Eğitimde ufka yolculuk 01-01-1970 03:00 TÜRKEĞiTiMTV YAYINA BAŞLADI 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'DE ŞEHİRLİ DİNDARLIK 01-01-1970 03:00 Doğunun Yedinci Adamı: Mehmet Aydın 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE?DE BİR ÜNİVERSİTEYE REKTÖR OLMAK 01-01-1970 03:00 Tarihe İz : Muallim Mahir İz  01-01-1970 03:00 Bir Maarif Adamı Olarak Mustafa Öcal 01-01-1970 03:00 Aliya İzzetbegoviç: Direnişin ve Dirilişin Mimarı 01-01-1970 03:00 Boğazköprü?de Yanaşık Düzen ya da Bir Fasl-ı Cenaze 01-01-1970 03:00 Cankurtaran: Bir Semtin Hikayesi 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİN ELE ALINACAK YANI 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN SAHİLİ SELAMETİ:KALKINMIŞ TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 EVVEL GİDEN AHBABA SELAM OLSUN 01-01-1970 03:00 ÜNİVERSİTELER TÜRKİYE'YE NE ZAMAN YETİŞİR? 01-01-1970 03:00 VAKAR ABİDEMİZ: AYASOFYA CAMİİ 01-01-1970 03:00 Geleceğin Meslekî Eğitimi: Büyük Türkiye 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin Temel Eğitim Meselesi: MESLEKÎ EĞİTİM 01-01-1970 03:00 Meslekî Eğitim Üniversitesi 01-01-1970 03:00 MÜTEHASSIS OLMAYAN 'EĞİTİM UZMANI' OLUR MU? 01-01-1970 03:00 KIRAN GÜNLERİNDE MEŞK VE İÇE YOLCULUĞUMUZ 01-01-1970 03:00 YENİ BİR SİSTEM VE 'YENİLMİŞLERİN' DÜZENİ 01-01-1970 03:00 Bir Dönüştürme Projesi: KÖY ENSTİTÜLERİ ? 2 01-01-1970 03:00 Bir Dönüştürme Projesi: KÖY ENSTİTÜLERİ 01-01-1970 03:00 Ederini Tüketen Düzen ve Biz 01-01-1970 03:00 AKİF'İN TÜRKİYESİ, TÜRKİYE'NİN AKİF'İ 01-01-1970 03:00 Yüzümüzü Ak Edecek Bir Söz 01-01-1970 03:00 Üreten Nesil Çağı Yönetir 01-01-1970 03:00 KALBİNİN DİLİ OLMAYAN ŞAİR: AKİF 01-01-1970 03:00 Münevver Ya Da Çınlayan Nağme Olmak 01-01-1970 03:00 Tuba Ağacı, Bambu Ağacı 01-01-1970 03:00 Tarihin İnkılap Etmesi 01-01-1970 03:00 Geleceğin Dünyası 01-01-1970 03:00 Gelişler ve Geri Gidişler 01-01-1970 03:00 Hak Temelli Bir Reforma Doğru 01-01-1970 03:00 Taktik Maktik Yok!.. 01-01-1970 03:00 Maarif Reformu Neden Şart? 01-01-1970 03:00 YAZMAK VE YAZARAK YAŞAMAK 01-01-1970 03:00 İLİM İKTİDARI, MEMLEKETİN İMARIDIR 01-01-1970 03:00 Maarifin Ahlâkı Var Mı ? 01-01-1970 03:00 Maarife Operasyon Ne Zaman? 01-01-1970 03:00 O Şehre Varmaz İsek! 01-01-1970 03:00 DURDURAMAYACAKSINIZ 01-01-1970 03:00 UTANGAÇ SUNUMLU 'ZORAKİ VE İSTENDİK' İNSAN 01-01-1970 03:00 FETÖ'NÜN EĞİTİM BOYUTU 01-01-1970 03:00 UTANGAÇ SUNUMLU 'ZORAKİ VE İSTENDİK' İNSAN 01-01-1970 03:00 SEÇİMİN GALİBİ: EĞİTİM SİSTEMİDİR! 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİ TERBİYE ETMEK 01-01-1970 03:00 ECNEBİ MEMLEKETLERE ÖĞRENCİ GÖNDERME MESELEMİZ! 01-01-1970 03:00
G-NL5SXDG3FM G-VXJRKS55FP G-FZKYZX0T7W G-FSDKGZVN2L