G-NL5SXDG3FM

27 Darbesine Karşı Seçkin Hukuk Adamı: Recai Seçkin

Memiş OKUYUCU

28-05-2025 09:23

27 mayıs 1960 darbesi siyasi tarihimize geçmiş kara bir lekedir. Bu darbe ile Türkiye’de seçime dayalı siyasi sistem kesintiye uğramış. Seçme ve seçilme hakkı hiçe sayılmış. Halkın ve siyaset kurumunun çok partili sistemle oluşan özgüveni ortadan kaldırılmış. Milletimizin kalkınma yolunda kendi dinamiklerini harekete geçirme potansiyeli darbe almıştır.

Darbeciler kendilerine önce üç ay süre biçmişler. Ancak daha sonra iki yıl süre ile iktidarı işgal etmişler. Parasını da Amerika’dan getirerek ordunun yedi bin subayını emekli etmişler. Orduyu NATO adıyla Amerikan devşirmeliğine hazırlamışlar. Bir türden Amerikancı bir ordu için ordumuzda yerli ve milli köklerden yetişen ne kadar subay varsa emeklilik yoluyla ordudan uzaklaştırmış. Zaten darbeyi yapan 69 düşük rütbeli subayın tamamı da Amerika’da eğitim görmüş isimlerdir. Anlaşılmaktadır ki Amerika’da eğitim yoluyla subaylarımız ülkelerine yabancılaştırılıp, devşirme haline getirilmiş. Sonrasında siyasette Amerika’dan bağımsız hareket etmek isteyen siyasi iktidarı bu devşirme askerler yoluyla inkıtaya uğratmışlardır.

Darbeciler,  27 mayıs sonrası ilk yaptıkları ilk  iş bir darbe mahkemesi kurmak olmuş. Bu yolla ülkenin seçilmiş başbakanı Adnan Menderes ve diğer siyasilerini yargılama yoluna gitmişler!. Yargılama denmeye bin şahit isteyen bu mahkemede, özel seçilen seyirciler ile Demokrat Partili siyasiler yuhlatılmış. Ülkenin radyolarında her gün ‘’düşükler’’ diye yayın yapılarak ülkeyi on yıl yöneten seçilmiş kadro nezdinde millet aşağılanmış! Yapılan işkencelerle insanların sadece bedenleri değil ruhları da zedelenmiş. Ülkede binlerce insan hürriyetlerinden edilip tutuklanmış. Yetmezmiş gibi bu uğursuz günü (27 mayıs) ‘’Hürriyet ve Anayasa Bayramı’’ ilan ederek millete zorla kutlama dayatmışlar.

Darbeciler Yassıada Özel Mahkemesi’ni kurmuşlar. Bu mahkeme tarihe geçmiş şenaat tiyatrosudur. Şimdi sizlere bu tiyatro mahkemeyi reddeden şahsiyet abidesi bir hukuk adamından bahsedeceğiz. Bir tiyatro ve münaferet abidesi olan bu mahkemenin başkanlığını reddeden seçkin hukuk adamı Recai Seçkin’dir. 1911 İstanbul doğumlu olan Recai Seçkin hukuk sisteminin çeşitli kademelerinde görev yaptıktan sonra 27 mayısın hemen sonrasında 18 haziran 1960 tarihinde Yargıtay Başkanlığına atanmış. Darbeciler daha sonra kendisini kurdukları  Yassıada Mahkemesi başkanı yapmak istemişler. Recai Seçkin bu mahkemenin ‘’tabii hakim’’ ilkesine uygun olmadığı yani mahkemenin, işlendiği iddia edilen suçtan evvel değil sonra kurulduğu gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir. Bunun üzerine darbeciler bu işe gönüllü olan birinci ceza dairesi başkanı Salim Başol’u Yassıada Mahkemesi Başkanı olarak atamışlardır.

Darbecilerin, kendilerini meşrulaştırmak için kurdukları mahkemenin başkanı olma talebini reddeden Recai Seçkin örnek bir hukuk adamı olarak Türk hukuk tarihine geçmiştir. Recai Seçkin adı, örnek ve model bir şahsiyet olarak altın harflerle tarihe yazılmıştır. Recai Seçkin bununla da yetinmemiş, 6 eylül 1960 günkü adli yıl açılış törenin de her türlü hukuku ayaklar altına alan darbeci Cemal Gürsel’in yüzüne karşı tokat gibi inecek bir hukuk vurgulu bir konuşma yapmıştır.

Recai Seçkin, Fatih döneminden ve Abdülhamit döneminden örnekler verdiği konuşmasında kısaca şunları söylemiştir:

‘’Şurası kesindir ki, hâkim, seviyece çok yüksek ve olağanüstü vicdanlı bir kimse ise hiçbir güç ve hiçbir kimsenin zoru karşısında eğilme nedir bilmeyecektir. Bu konuda Türk tarihinden iki örnek verelim: 1 – “İstanbul’u aldıktan sonra Fatih Sultan Mehmet, bir Bizans’lı mimarla bir yapı yaptırmak üzere anlaşma yapar ve binaya konulacak direklerin boyu üzerine mimara talimat verir. Mimar, talimata uygun davranmanın fen bakımından sakıncalı olduğunu anlar ve direkleri biraz kestirdikten sonra binaya koyar. Binayı gezdiği sırada talimata aykırı davranmayı öğrenen padişah, öfkeye kapılır mimarın kollarını kestirir. Mimar hemen İstanbul Kadısı’na gider ve padişaha karşı dava açar. Kadı padişahı mahkemeye çağırır. Fatih, hâkimin karşısına çıkınca ayrı bir yere oturmak ister. Hâkim kendisini duruşma için geldiğini bu sebeple ancak davacının yanında durması gerektiğini ona söyler. Padişah bu sözü dinler. Duruşma sonunda padişahın haksız olduğu sonucuna varan Kadı, Fatih’in de iki elinin kesilmesine karar verir. Bu kararın adalete uygunluğundan memnun kalan davacı, el kesme yerine kendisine para ödenmesini ister” ve bu istek üzere işlem yapılır. 2 – ikinci olay, ikinci Abdülhamit Devri’nde geçmiştir. “Abdülhamid’i tahtından indirmeye kalkışma suçundan cinayet mahkemesine verilen büyük bir siyaset adamının davası başlamazdan önce padişahın damadı Mahmut Celâlettin Paşa, mahkeme başkanı Abdüllâtif Suphi Paşa’ya gider ve (Sizden sânı sadakate lâyık bir karar bekliyoruz) der. Davaya bakılır, sanık beraat eder. Padişahın yolladığı haberi bilen başkanın kızı, kararı öğrenince hayretlere düşer ve babasına (kararı verirken sânı sadakate lâyık karar bekleyen hünkârdan korkmadınız mı?) diye sorar. Padişahın karşılığı şudur : (Öyle bir hâkim öyle bir sultan var ki, huzuruna yarın Hünkâr da, ben de beraber çıkacağız, işte ben, yalnız o Hünkârdan korkarım)”.

Türk adalet tarihinden alınan bu örnekler, birer yüksek seciyye ve kahramanlık örneğidir. Böyle olağanüstü kimselerin sayısı hiçbir zaman çok değildir…’’

Hakkı üstün  tutanların ve hukukun üstün olduğu bir memleket temnnilerimizle.

Sağlıcakla kalın.

*Dr. AHMET RECAİ SEÇKİN 

(1960 -1966) 20 Eylül 1911 yılında İstanbul’da doğmuştur. 1934’de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni; 1936 senesinde Cenevre Hukuk Fakültesi’ni bitirmiş, hukuk doktorasını 1939 tarihinde tamamladıktan sonra Aralık 1941 yılında İstanbul Ticaret Mahkemesi Üye Yardımcısı olarak ilk meslek hayatına başlamıştır. Daha sonra İstanbul icra Hâkim Yardımcısı, İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı olarak görevini sürdüren Seçkin, 11 Haziran 1952 günü Yargıtay Üyeliğine atanmıştır. Yargıtay Ticaret (11. Hukuk) Dairesi’nde Üye olarak çalışan Dr. Ahmet Recai Seçkin, 31 Ekim 1956’da Dördüncü Hukuk Dairesi Başkanlığı’na getirilmiş, 14 Haziran 1960 yılında da Yargıtay Birinci Başkanlığına atanmıştır. 1966 yılında Yargıtay’ca Anayasa Mahkemesi Üyeliğine seçilen Dr. Ahmet Recai Seçkin, bu görevde altı yıl kaldıktan sonra 16 Ekim 1972 Pazartesi günü kalp yetersizliğinden vefat etmiştir.

Kaynaklar:

Rubikon Tarih Yargıtay Sitesi Taha Akyol- Yargı Tarihinde İki  Yargıç- Mart 27, 2013- Hürriyet
DİĞER YAZILARI Eğitimin Bilgisi ve Çevre Merkez İlişkisi 01-01-1970 03:00 Zübeyir Yetik’in Ardından… 01-01-1970 03:00 Pazarören Yatılı İftarı (2025) 01-01-1970 03:00 İstiklâl Marşı’nı Güncellemek ya da Eğitime Dair İyi Şeyler 01-01-1970 03:00 Bekri Mustafa imam oldu dersin… 01-01-1970 03:00 Göz Var Ya Nizam Nerede? 01-01-1970 03:00 Ankara’da dolmuşçulara dolmuşlarda yolculuk 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Maarif Sistemi ve ”Yenilmişlerin” Düzeni 01-01-1970 03:00 Suriye’de İşgal Bitiyor ya Kafalardaki İşgal? 01-01-1970 03:00 Her Talebe Bir ”Bahar” Mesajıdır! 01-01-1970 03:00 Bir Devrin ve Bir Neslin Öncü Muallimi Celal Ökten: 63. Ölüm Yıldönümü Münasebetiyle 01-01-1970 03:00 Eğitimin Milliliği ve Maarif Düşüncesi Toplantısının Ardından 01-01-1970 03:00 Özgür Filistin, Özgür İnsanlıktır! 01-01-1970 03:00 D. Mehmet Doğan’ın Aziz ve Naif Hatırasına İthaftır 01-01-1970 03:00 Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu 100 Yaşında 01-01-1970 03:00 Ölümünün 50. Yılında Muallim Mahir İz 01-01-1970 03:00 Eğitimde Üç Zarf ve Empatik Bir Müzakere 01-01-1970 03:00 Ulus’un Tarihi Lezzet Mekânı: Boğaziçi Lokantası 01-01-1970 03:00 Türkçe ve Siyasetin Türkçesi 01-01-1970 03:00 Bir Kitap Sarayı: Anadolu’nun Manevî Irmağı Yunus Emre 01-01-1970 03:00 Yeni ‘’Müfredat’’ Taslağı Nasıl Bir Model Sunuyor? 01-01-1970 03:00 23 Nisan’da Heyecan, Melankoli ve Bir Çığlık!. 01-01-1970 03:00 ‘Dünya Bizim’ Neden Kapandı? 01-01-1970 03:00 ”Bir Bahar Akşamı Rastladım Size” Şiiri ve Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Bekri Mustafa’dan Celal Şengör’e 01-01-1970 03:00 Öğretmen Okullarını Hatırlamak 01-01-1970 03:00 Siyasetin Yolları Taştan: İbrahim Halil ÇELİK 01-01-1970 03:00 Eğitim Fakülteleri Müfredatın Neresinde? 01-01-1970 03:00 Hacı Bayram’da Asırlık Kurukahveci: Gül Kahve 01-01-1970 03:00 Orhan Seyfi Orhon, Vedâ Şiiri ve Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Bu Bir İlandır 01-01-1970 03:00 ”Şaşırdım Kaldım İşte” Şiiri ve Hikayesi 01-01-1970 03:00 Öğretmen Okulu Günlüğü: Pazarören Hatıraları Türkiye’nin Neresinde? 01-01-1970 03:00 Maarif Vekaleti Binası Nasıl Yandı? 01-01-1970 03:00 Aliya: Acımasız Bir Savaş ya da Adaletsiz Bir Barış 01-01-1970 03:00 İlk Meclis: Kurucu Meclisin Kuruluş Ruhu 01-01-1970 03:00 Yatılı Okul Günlüğü: Pazarören’de Sosyal Hayat 01-01-1970 03:00 Bu Dünyadan Bir Mevlüde Genç Geçti 01-01-1970 03:00 Milli Merkez ve Maarifimiz 01-01-1970 03:00 Eğitimin Özüne Yolculuk 01-01-1970 03:00 Sadelik Yaşatır 01-01-1970 03:00 Öğretmen Okulu Günlüğü: PAZARÖREN MEZUNLAR BULUŞMASI 01-01-1970 03:00 Yatılı Okul Günlüğü: Sizin Hiç Babanız Öldü mü? 01-01-1970 03:00 Ulus Rüzgârlı: Ankara, Ulus’tan Başlar 01-01-1970 03:00 İmamı Azam Ebu Hanife ve Hakkında Yazılan Roman Üzerine 01-01-1970 03:00 Yatılı Okul Günlüğü: Pazarören Mimar Sinan Öğretmen Lisesi 01-01-1970 03:00 Evvel Zaman İçinde ve Şehirde: İnsan 01-01-1970 03:00 27 Mayıs Darbesini Kim Yaptı? 01-01-1970 03:00 Türkiye Yüzyılında Eğitim 01-01-1970 03:00 Eğitim Gündemin Neresinde? 01-01-1970 03:00 Şehirlilik, Şehircilik ve Deprem 01-01-1970 03:00 Halk Şiirinin Altın Halkası: Aşık Veysel (1894- 1973) 01-01-1970 03:00 Depremin Üstesinden Eğitimle Gelmek 01-01-1970 03:00 Prof. Dr. Yılmaz Özakpınar ve Bir Alimin Ölümü 01-01-1970 03:00 Akif’in Türkiye’si Türkiye’nin Akif’i 01-01-1970 03:00 Bir Gençlik Hikâyesi Yazmak 01-01-1970 03:00 Maarifin Türkçesi 01-01-1970 03:00 Topçu: ‘’Mektep, millet kültürünün bayrağıdır.’’ 01-01-1970 03:00 Ankara Sahafları ve Ankara’da Kitap Dünyası 01-01-1970 03:00 Ahilik Yolunda OSTİM ve Ahilik Şûrası 01-01-1970 03:00 Bozkırda Toprağa Düşen Çekirdek: Prof. Dr. Kemal BIYIKOĞLU 01-01-1970 03:00 Topçu’nun İnsan Modeli ve Maarifin Millîliği 01-01-1970 03:00 Süleyman Çelebi’sini bekleyen çağ. 01-01-1970 03:00 Nurettin Topçu’nun Maarif Davası 01-01-1970 03:00 Mora’da Batan Güneş 01-01-1970 03:00 Medeniyet Sancağımız Türkçe 01-01-1970 03:00 Erdemli Bir Yayın Hareketi: Ebubekir Erdem 01-01-1970 03:00 Okullar Nereye Açılıyor? 01-01-1970 03:00 Maarif Raporu 01-01-1970 03:00 MEMİŞ OKUYUCU: İLK VE ORTAÖĞRETİMDE KELİME HAZNESİ 01-01-1970 03:00 Tarihe Geçen O Fotoğrafın Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Öğretmenim ben… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Sırları 01-01-1970 03:00 Mİllî Eğitim Şûrası Üzerine 01-01-1970 03:00 Bir Örnek Muallim: Mahmud Celaleddin ÖKTEN (1882-1961) 01-01-1970 03:00 Bir Üniversite Tercihinden Ötesi 01-01-1970 03:00 LGS Tercihleri ve Kendi Hikâyesini Yazmak 01-01-1970 03:00 Hârezmî Eğitim Modeli 01-01-1970 03:00 Ankara’da Bir Eğitim ‘ADA’sı 01-01-1970 03:00 Bir Hayalimiz Olsun 01-01-1970 03:00 FEN LİSELERİMİZ EĞİTİMİ VE GELECEĞİN EĞİTİM 01-01-1970 03:00 BİR FİKİR ADAMI ALİ FUAD BAŞGİL 01-01-1970 03:00 Eğitimde ufka yolculuk 01-01-1970 03:00 TÜRKEĞiTiMTV YAYINA BAŞLADI 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'DE ŞEHİRLİ DİNDARLIK 01-01-1970 03:00 Doğunun Yedinci Adamı: Mehmet Aydın 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE?DE BİR ÜNİVERSİTEYE REKTÖR OLMAK 01-01-1970 03:00 Tarihe İz : Muallim Mahir İz  01-01-1970 03:00 Bir Maarif Adamı Olarak Mustafa Öcal 01-01-1970 03:00 Aliya İzzetbegoviç: Direnişin ve Dirilişin Mimarı 01-01-1970 03:00 Boğazköprü?de Yanaşık Düzen ya da Bir Fasl-ı Cenaze 01-01-1970 03:00 Cankurtaran: Bir Semtin Hikayesi 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİN ELE ALINACAK YANI 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN SAHİLİ SELAMETİ:KALKINMIŞ TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 EVVEL GİDEN AHBABA SELAM OLSUN 01-01-1970 03:00 ÜNİVERSİTELER TÜRKİYE'YE NE ZAMAN YETİŞİR? 01-01-1970 03:00 VAKAR ABİDEMİZ: AYASOFYA CAMİİ 01-01-1970 03:00 Geleceğin Meslekî Eğitimi: Büyük Türkiye 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin Temel Eğitim Meselesi: MESLEKÎ EĞİTİM 01-01-1970 03:00 Meslekî Eğitim Üniversitesi 01-01-1970 03:00 MÜTEHASSIS OLMAYAN 'EĞİTİM UZMANI' OLUR MU? 01-01-1970 03:00 KIRAN GÜNLERİNDE MEŞK VE İÇE YOLCULUĞUMUZ 01-01-1970 03:00 YENİ BİR SİSTEM VE 'YENİLMİŞLERİN' DÜZENİ 01-01-1970 03:00 Bir Dönüştürme Projesi: KÖY ENSTİTÜLERİ ? 2 01-01-1970 03:00 Bir Dönüştürme Projesi: KÖY ENSTİTÜLERİ 01-01-1970 03:00 Ederini Tüketen Düzen ve Biz 01-01-1970 03:00 AKİF'İN TÜRKİYESİ, TÜRKİYE'NİN AKİF'İ 01-01-1970 03:00 Yüzümüzü Ak Edecek Bir Söz 01-01-1970 03:00 Üreten Nesil Çağı Yönetir 01-01-1970 03:00 KALBİNİN DİLİ OLMAYAN ŞAİR: AKİF 01-01-1970 03:00 Münevver Ya Da Çınlayan Nağme Olmak 01-01-1970 03:00 Tuba Ağacı, Bambu Ağacı 01-01-1970 03:00 Tarihin İnkılap Etmesi 01-01-1970 03:00 Geleceğin Dünyası 01-01-1970 03:00 Gelişler ve Geri Gidişler 01-01-1970 03:00 Hak Temelli Bir Reforma Doğru 01-01-1970 03:00 Taktik Maktik Yok!.. 01-01-1970 03:00 Maarif Reformu Neden Şart? 01-01-1970 03:00 YAZMAK VE YAZARAK YAŞAMAK 01-01-1970 03:00 İLİM İKTİDARI, MEMLEKETİN İMARIDIR 01-01-1970 03:00 Maarifin Ahlâkı Var Mı ? 01-01-1970 03:00 Maarife Operasyon Ne Zaman? 01-01-1970 03:00 O Şehre Varmaz İsek! 01-01-1970 03:00 DURDURAMAYACAKSINIZ 01-01-1970 03:00 UTANGAÇ SUNUMLU 'ZORAKİ VE İSTENDİK' İNSAN 01-01-1970 03:00 FETÖ'NÜN EĞİTİM BOYUTU 01-01-1970 03:00 UTANGAÇ SUNUMLU 'ZORAKİ VE İSTENDİK' İNSAN 01-01-1970 03:00 SEÇİMİN GALİBİ: EĞİTİM SİSTEMİDİR! 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİ TERBİYE ETMEK 01-01-1970 03:00 ECNEBİ MEMLEKETLERE ÖĞRENCİ GÖNDERME MESELEMİZ! 01-01-1970 03:00
G-NL5SXDG3FM G-VXJRKS55FP G-FZKYZX0T7W G-FSDKGZVN2L