G-NL5SXDG3FM

Sadelik Yaşatır

Memiş OKUYUCU

14-08-2023 14:08

İnsanı hayatın anlamına ulaşmaktan koparan bu çağın felsefesi: ‘’duygusal bağ kurduğu nesneler.’’

 Bu anlayış hayatın bütün alanlarına yayılmakta. Özü hep daha fazlaya dayanmakta. Pierre de Coubertin tarafından önerilen daha sonra olimpiyat felsefesi olan slogan “Daha Hızlı, Daha Yüksek, Daha Güçlü” için Latincesi Citius, Altius, Fortius’tur. Hep daha fazla, biraz daha yukarı, biraz daha çok…

Peki nereye kadar?

Ya da bizdeki haliyle atasözüne sinen resmini çıkaralım: ‘’Öküzün büyük olsun da çekmezse çekmesin.’’

İnsanı tatmin için her eşyanın en büyüğü, en fazlası ile statü elde etme, itibar oluşturma. Sonra da bunu bir tüketim çılgınlığına dönüştürme. Hiyerarşimizde eğer ihtiyaç değilse gereğinden fazlayı bulundurmak bir ekonomik maliyet ve başlı başına insana külfet. Sonunda savurganlık ve israf vardır bu anlayışın. En sonunda bozulan sağlık ve sosyal düzen gelir.

Günümüz insanını tüketim esaretine düşürüp, şuursuzca bir harcama çılgınlığı ekonomisi oluşturan materyalist anlayış, insanı çepeçevre israf ekonomisiyle kuşatmış durumda.

İnsanın yeryüzü serüveni bir yaşama düzeni üzerinden ölçülerle sürdürülen iki ana medeniyetin insan tasavvurları üzerinden oluşan insan tipolojisi ile hayat bulmuştur. Bu yaşama düzeninde bir ölçü olmazsa hiçbir ölçü kalmaz. Bugünkü haliyle küresel ekonomiyi kontrol edenler, piyasa ve ekonomi ile beraber eğitim sisteminde de değerler alanını daraltıp, bütün kutsalları değersizleştiren bir tüketim insanı tipolojisini iki yüzyıla varan sürede daha çok teşvik eder oldular. Küresel sermaye döngüsü insanı her aşamada ‘’kontrolsüz ihtiraslı tüketiciler’’ haline dönüştürmekte.

Çağımızda özellikle zaman ve mekândan çıkarılan tüketim alanı, sanal alemde insanların tüketim iştahını olabildiğince kamçılamakta. Aşırı tüketim davranışı giderek birey davranışlarında daha belirleyici olmaya başlamıştır.

Çağımızda tüketim,  temel ihtiyaçlara ilaveten statü, haz, gösteriş, kimlik, itibar ve şahsi tatmin için de yapılır olmuştur.  Tüketim bazı düzeyde bireyler için yer yer fantezi halini almıştır diyebiliriz.

İnsanın yeryüzünde yaşayışını sürdürebilmesi için ihtiyaçları belli ve sınırlıdır. Yeryüzünde de Cenab-ı Allah’ın yarattığı kaynak ve imkânlar ise sınırsız denilebilecek derecede zengindir.  Ancak materyalist felsefe bunun tersini savunur; ‘’ihtiyaçlar sınırsız, yeryüzü kaynakları sınırlı.’’ Böylece insanda bir doyumsuzluk hissi uyandırarak her alanda sun’i ihtiyaç hissini kamçılar. Bunun için bütün tüketim araçlarını nesneleştirir. İnsanla nesneler arasında görünmeyen duygusal bağları güçlendirip, insanın tefekkür tarafını zayıflatmakta. Böylelikle farkında olmadan tüketimin kölesi haline gelecek bir fikir dünyası ve idrak inşa edilmekte.  

Bütün bu tüketim ve ekonomik insan anlayışından sonra bu çağ,  insanı ve insanlığı kaybetmiştir. İnsanın kalbi sökülmüştür. 

Bu çağın insanı pek çok maddi güce, meta imkanlarına sahip olmalarına rağmen psikolojisi ağır hasar almış. Mutsuzluk, hoşnutsuzluk, mahrumiyet, türlü bunalımlar, telaş,  yorgunluk, gerginlik, tüketim bağımlılığı, saldırganlık, borçla yaşama, kredi kartı bağımlılığı v.s. yollarla yaşadığı muhit ile ilişkileri yaralanmış. İnsanın ve toplumun ahengi bozulmuş. İnsanın ahenginin bozulmasıyla da ruhi sorunlar artmaya başlamıştır.    

İnsan, akıl ve kalp birlikte terbiye edilerek yükseltilmeli ki, insan yükselsin. İnsanların arzuları ve ihtiyaçları eğitim ve nefis eğitimi yoluyla terbiye edilerek denge kurulmak yoluna gidilmemiş. Onun yerine insanın tüketici tarafı güçlü  materyalist arzulara dönüştürülmüş. Bu durumda stres, düşük doyum, depresyon, anksiyetenin yani sıra fiziksel arizî sonuçlara, kişilik bozukluklarına, antisosyal davranış sapmalarına yol açmıştır. İlaçları, tedavisi derken bu sefer de bu bozulan insan ve toplum psikolojisi üzerinden tekrar bir tüketim ekonomisi oluşturulmuş.  İnsanlar küresel bir tüketim türbülansına sokulmak suretiyle tüketici döngünün gönüllü kurbanları haline getirilmiştir.  

Eğitim ve reklamlara ilaveten dijital dünyanın dayatmalarıyla sağanak halinde bir tüketim kuşatmasına alınan insanların arzuları, zorunlu ihtiyaçlarıymış şeklinde algılatılmak suretiyle insanların zafiyeti katmerlenmiştir.

Bütün bu aşırı tüketim eğilimlerinin sonunda çevre sorunlarından başlayıp, dünyanın ve iklimin dengesinin bozulmasına yol açan, küresel felakete giden sonuçlar ortaya çıkmış.

Tüketim bağımlılığı ve tüketimde aşırılık, sonuçlarıyla birlikte insanı, çevreyi ve toplumu vurmaya başlayınca, batıda karşı yaşama taleplerini artırmış. Topluma vereceklerinden çok alacaklarını hesaplayan bir bencillik, artan çevre atıkları, sun’i ihtiyaçlar yoluyla oluşan fazla üretim, batı toplumunda ‘’tüketim karşıtlığı’’ seslerini yükseltmiştir.   

Daha az eşya demek daha az temizlik, daha az zaman harcama, zaman ve enerjiden tasarruf etme gibi ferdi ve sosyal fayda sağlayan çabalar düşünce planında yeni tez ve teorilerin geliştirilmesini sağlamıştır.

Freeganizm, gönüllü sadelik ve minimalizm gibi akımlar, israf ekonomisi ve aşırı tüketim bağımlılığına bir alternatif olarak insani değerleri yaşatmak üzere doğmuş ve gelişme göstermeye başlamış. Bu tez sahipleri, esas mutluluğun ihtiyaç fazlası tüketimi reddederek manevi huzura ermenin yol ve yöntemleri üzerine zihin çabasına girmişler.  İnsanlara yeni yaşama yolları açmaya başlamışlardır. İnsanın zihnini esir alan tüketim bağımlılığı yerine maneviyat, kişisel ve sosyal alanda faydalı işler ile insanlara hakiki mutluluk yolları açmak için fikir ve yöntemler oluşturmuşlar. Nesnelere bağımlılıktan kurtularak, insanlara bağımsız özgürleşme seçenekleri sunma çabasına girmişler. İnsanlığa manen mutlu olacakları yollar göstererek bu çağa yeni bir soluk verme yolunu tercih etmişlerdir. Bu gelişme ve anlayış bizim ”bir lokma bir hırka” olarak özetlenebilecek anlayışımıza doğru bir gidişi de göstermektedir.

Bizdeki durumu Avrupa’da ikinci sıraya yükselen obezite ile toplum genel ve ruh sağlığı sonuçları olan bir örnekle konuyu basitçe açıklamış olalım.

Eskiden darlık öldürüyordu, şimdi varlık öldürüyor. Eskiden yokluk öldürürdü, şimdi tokluk öldürmekte.

Bizim medeniyetimizin özü sadeliktir. İfrat ve tefrite kaçmadan ortalama bir ölçü ile yaşamak esastır. ’’Bir lokma bir hırka’’ bu yaşama biçiminin en sembolik ifadesidir. İnsanı bütün ağırlıklarından kurtarmaktır, işin özü. O da sadelik yüklü bir yaşama düzeni ile sağlanmaktadır.

Eğitimimizin bütün kademelerinde talebelerimize ve öğretmenlerimize sadeliği bir yaşama felsefesi ve davranışı olarak kazandırmalıyız. Eğitimimizin temeline gereken kadar bilgiyi yerleştirmeli. Müfredat ve öğrenme sistemlerimizi; gereksiz, fazlalık ve yük oluşturan ‘’bilgi obezliğine’’ yol açan fazlalık malumattan arındırarak, kaliteli sadelik meydana getirmeliyiz.

Mutlu, huzurlu ve sağlıklı yaşayıp, ahlâk ve maneviyatı ile yükselen bir nesil için bu felsefeyi müfredata işlemeliyiz.

 “Siz işitmiyor musunuz? İşitmiyor musunuz? Sade yaşamak imandandır; sâde hayat sürmek imandandır.” (Ebû Dâvûd, Tereccül 2).’’(Prof. Dr. A. Yıldırım)

Şatafatı, şahşahayı ve saltanatı değil huzurun kaynağı olarak sadeliği benimsemiş, insanı ölçü alan bir nesil yetiştirmek dileği ile. Sadelik yaşatır. Sadelik gerçek hayattır.

Gösteriş ise insanı, insanlığı ve bütün yeryüzünü tüketir…

Sağlıcakla kalın…

DİĞER YAZILARI Eğitimin Bilgisi ve Çevre Merkez İlişkisi 01-01-1970 03:00 27 Darbesine Karşı Seçkin Hukuk Adamı: Recai Seçkin 01-01-1970 03:00 Zübeyir Yetik’in Ardından… 01-01-1970 03:00 Pazarören Yatılı İftarı (2025) 01-01-1970 03:00 İstiklâl Marşı’nı Güncellemek ya da Eğitime Dair İyi Şeyler 01-01-1970 03:00 Bekri Mustafa imam oldu dersin… 01-01-1970 03:00 Göz Var Ya Nizam Nerede? 01-01-1970 03:00 Ankara’da dolmuşçulara dolmuşlarda yolculuk 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Maarif Sistemi ve ”Yenilmişlerin” Düzeni 01-01-1970 03:00 Suriye’de İşgal Bitiyor ya Kafalardaki İşgal? 01-01-1970 03:00 Her Talebe Bir ”Bahar” Mesajıdır! 01-01-1970 03:00 Bir Devrin ve Bir Neslin Öncü Muallimi Celal Ökten: 63. Ölüm Yıldönümü Münasebetiyle 01-01-1970 03:00 Eğitimin Milliliği ve Maarif Düşüncesi Toplantısının Ardından 01-01-1970 03:00 Özgür Filistin, Özgür İnsanlıktır! 01-01-1970 03:00 D. Mehmet Doğan’ın Aziz ve Naif Hatırasına İthaftır 01-01-1970 03:00 Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu 100 Yaşında 01-01-1970 03:00 Ölümünün 50. Yılında Muallim Mahir İz 01-01-1970 03:00 Eğitimde Üç Zarf ve Empatik Bir Müzakere 01-01-1970 03:00 Ulus’un Tarihi Lezzet Mekânı: Boğaziçi Lokantası 01-01-1970 03:00 Türkçe ve Siyasetin Türkçesi 01-01-1970 03:00 Bir Kitap Sarayı: Anadolu’nun Manevî Irmağı Yunus Emre 01-01-1970 03:00 Yeni ‘’Müfredat’’ Taslağı Nasıl Bir Model Sunuyor? 01-01-1970 03:00 23 Nisan’da Heyecan, Melankoli ve Bir Çığlık!. 01-01-1970 03:00 ‘Dünya Bizim’ Neden Kapandı? 01-01-1970 03:00 ”Bir Bahar Akşamı Rastladım Size” Şiiri ve Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Bekri Mustafa’dan Celal Şengör’e 01-01-1970 03:00 Öğretmen Okullarını Hatırlamak 01-01-1970 03:00 Siyasetin Yolları Taştan: İbrahim Halil ÇELİK 01-01-1970 03:00 Eğitim Fakülteleri Müfredatın Neresinde? 01-01-1970 03:00 Hacı Bayram’da Asırlık Kurukahveci: Gül Kahve 01-01-1970 03:00 Orhan Seyfi Orhon, Vedâ Şiiri ve Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Bu Bir İlandır 01-01-1970 03:00 ”Şaşırdım Kaldım İşte” Şiiri ve Hikayesi 01-01-1970 03:00 Öğretmen Okulu Günlüğü: Pazarören Hatıraları Türkiye’nin Neresinde? 01-01-1970 03:00 Maarif Vekaleti Binası Nasıl Yandı? 01-01-1970 03:00 Aliya: Acımasız Bir Savaş ya da Adaletsiz Bir Barış 01-01-1970 03:00 İlk Meclis: Kurucu Meclisin Kuruluş Ruhu 01-01-1970 03:00 Yatılı Okul Günlüğü: Pazarören’de Sosyal Hayat 01-01-1970 03:00 Bu Dünyadan Bir Mevlüde Genç Geçti 01-01-1970 03:00 Milli Merkez ve Maarifimiz 01-01-1970 03:00 Eğitimin Özüne Yolculuk 01-01-1970 03:00 Öğretmen Okulu Günlüğü: PAZARÖREN MEZUNLAR BULUŞMASI 01-01-1970 03:00 Yatılı Okul Günlüğü: Sizin Hiç Babanız Öldü mü? 01-01-1970 03:00 Ulus Rüzgârlı: Ankara, Ulus’tan Başlar 01-01-1970 03:00 İmamı Azam Ebu Hanife ve Hakkında Yazılan Roman Üzerine 01-01-1970 03:00 Yatılı Okul Günlüğü: Pazarören Mimar Sinan Öğretmen Lisesi 01-01-1970 03:00 Evvel Zaman İçinde ve Şehirde: İnsan 01-01-1970 03:00 27 Mayıs Darbesini Kim Yaptı? 01-01-1970 03:00 Türkiye Yüzyılında Eğitim 01-01-1970 03:00 Eğitim Gündemin Neresinde? 01-01-1970 03:00 Şehirlilik, Şehircilik ve Deprem 01-01-1970 03:00 Halk Şiirinin Altın Halkası: Aşık Veysel (1894- 1973) 01-01-1970 03:00 Depremin Üstesinden Eğitimle Gelmek 01-01-1970 03:00 Prof. Dr. Yılmaz Özakpınar ve Bir Alimin Ölümü 01-01-1970 03:00 Akif’in Türkiye’si Türkiye’nin Akif’i 01-01-1970 03:00 Bir Gençlik Hikâyesi Yazmak 01-01-1970 03:00 Maarifin Türkçesi 01-01-1970 03:00 Topçu: ‘’Mektep, millet kültürünün bayrağıdır.’’ 01-01-1970 03:00 Ankara Sahafları ve Ankara’da Kitap Dünyası 01-01-1970 03:00 Ahilik Yolunda OSTİM ve Ahilik Şûrası 01-01-1970 03:00 Bozkırda Toprağa Düşen Çekirdek: Prof. Dr. Kemal BIYIKOĞLU 01-01-1970 03:00 Topçu’nun İnsan Modeli ve Maarifin Millîliği 01-01-1970 03:00 Süleyman Çelebi’sini bekleyen çağ. 01-01-1970 03:00 Nurettin Topçu’nun Maarif Davası 01-01-1970 03:00 Mora’da Batan Güneş 01-01-1970 03:00 Medeniyet Sancağımız Türkçe 01-01-1970 03:00 Erdemli Bir Yayın Hareketi: Ebubekir Erdem 01-01-1970 03:00 Okullar Nereye Açılıyor? 01-01-1970 03:00 Maarif Raporu 01-01-1970 03:00 MEMİŞ OKUYUCU: İLK VE ORTAÖĞRETİMDE KELİME HAZNESİ 01-01-1970 03:00 Tarihe Geçen O Fotoğrafın Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Öğretmenim ben… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Sırları 01-01-1970 03:00 Mİllî Eğitim Şûrası Üzerine 01-01-1970 03:00 Bir Örnek Muallim: Mahmud Celaleddin ÖKTEN (1882-1961) 01-01-1970 03:00 Bir Üniversite Tercihinden Ötesi 01-01-1970 03:00 LGS Tercihleri ve Kendi Hikâyesini Yazmak 01-01-1970 03:00 Hârezmî Eğitim Modeli 01-01-1970 03:00 Ankara’da Bir Eğitim ‘ADA’sı 01-01-1970 03:00 Bir Hayalimiz Olsun 01-01-1970 03:00 FEN LİSELERİMİZ EĞİTİMİ VE GELECEĞİN EĞİTİM 01-01-1970 03:00 BİR FİKİR ADAMI ALİ FUAD BAŞGİL 01-01-1970 03:00 Eğitimde ufka yolculuk 01-01-1970 03:00 TÜRKEĞiTiMTV YAYINA BAŞLADI 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'DE ŞEHİRLİ DİNDARLIK 01-01-1970 03:00 Doğunun Yedinci Adamı: Mehmet Aydın 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE?DE BİR ÜNİVERSİTEYE REKTÖR OLMAK 01-01-1970 03:00 Tarihe İz : Muallim Mahir İz  01-01-1970 03:00 Bir Maarif Adamı Olarak Mustafa Öcal 01-01-1970 03:00 Aliya İzzetbegoviç: Direnişin ve Dirilişin Mimarı 01-01-1970 03:00 Boğazköprü?de Yanaşık Düzen ya da Bir Fasl-ı Cenaze 01-01-1970 03:00 Cankurtaran: Bir Semtin Hikayesi 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİN ELE ALINACAK YANI 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN SAHİLİ SELAMETİ:KALKINMIŞ TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 EVVEL GİDEN AHBABA SELAM OLSUN 01-01-1970 03:00 ÜNİVERSİTELER TÜRKİYE'YE NE ZAMAN YETİŞİR? 01-01-1970 03:00 VAKAR ABİDEMİZ: AYASOFYA CAMİİ 01-01-1970 03:00 Geleceğin Meslekî Eğitimi: Büyük Türkiye 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin Temel Eğitim Meselesi: MESLEKÎ EĞİTİM 01-01-1970 03:00 Meslekî Eğitim Üniversitesi 01-01-1970 03:00 MÜTEHASSIS OLMAYAN 'EĞİTİM UZMANI' OLUR MU? 01-01-1970 03:00 KIRAN GÜNLERİNDE MEŞK VE İÇE YOLCULUĞUMUZ 01-01-1970 03:00 YENİ BİR SİSTEM VE 'YENİLMİŞLERİN' DÜZENİ 01-01-1970 03:00 Bir Dönüştürme Projesi: KÖY ENSTİTÜLERİ ? 2 01-01-1970 03:00 Bir Dönüştürme Projesi: KÖY ENSTİTÜLERİ 01-01-1970 03:00 Ederini Tüketen Düzen ve Biz 01-01-1970 03:00 AKİF'İN TÜRKİYESİ, TÜRKİYE'NİN AKİF'İ 01-01-1970 03:00 Yüzümüzü Ak Edecek Bir Söz 01-01-1970 03:00 Üreten Nesil Çağı Yönetir 01-01-1970 03:00 KALBİNİN DİLİ OLMAYAN ŞAİR: AKİF 01-01-1970 03:00 Münevver Ya Da Çınlayan Nağme Olmak 01-01-1970 03:00 Tuba Ağacı, Bambu Ağacı 01-01-1970 03:00 Tarihin İnkılap Etmesi 01-01-1970 03:00 Geleceğin Dünyası 01-01-1970 03:00 Gelişler ve Geri Gidişler 01-01-1970 03:00 Hak Temelli Bir Reforma Doğru 01-01-1970 03:00 Taktik Maktik Yok!.. 01-01-1970 03:00 Maarif Reformu Neden Şart? 01-01-1970 03:00 YAZMAK VE YAZARAK YAŞAMAK 01-01-1970 03:00 İLİM İKTİDARI, MEMLEKETİN İMARIDIR 01-01-1970 03:00 Maarifin Ahlâkı Var Mı ? 01-01-1970 03:00 Maarife Operasyon Ne Zaman? 01-01-1970 03:00 O Şehre Varmaz İsek! 01-01-1970 03:00 DURDURAMAYACAKSINIZ 01-01-1970 03:00 UTANGAÇ SUNUMLU 'ZORAKİ VE İSTENDİK' İNSAN 01-01-1970 03:00 FETÖ'NÜN EĞİTİM BOYUTU 01-01-1970 03:00 UTANGAÇ SUNUMLU 'ZORAKİ VE İSTENDİK' İNSAN 01-01-1970 03:00 SEÇİMİN GALİBİ: EĞİTİM SİSTEMİDİR! 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİ TERBİYE ETMEK 01-01-1970 03:00 ECNEBİ MEMLEKETLERE ÖĞRENCİ GÖNDERME MESELEMİZ! 01-01-1970 03:00
G-NL5SXDG3FM G-VXJRKS55FP G-FZKYZX0T7W G-FSDKGZVN2L