G-NL5SXDG3FM

Özgür Filistin, Özgür İnsanlıktır!

Memiş OKUYUCU

07-10-2024 10:29

Özgürlük; zihin, fikir ve fıtrat çerçevesinde insana verilmiş en asil yaşama tavrıdır. İnsan fıtratı gereği özgürlüğü ruh ve davranışlarında yaşama arayışındadır. Tüketim ve haz yoluyla insanlığı köleleştirmeye çalışan küresel/pozitivist/kabbalist/siyonist yapı yeryüzündeki egemenlik aparatlarını kullanarak sömürülerini devam ettirmek ve daha da derinleştirmek için her dönemde pek çok ataklara girişmektedir. Gazze soykırımını, küreselizmin siyonizm kılıflı bir derin haçlı taarruzu olarak da okuyabiliriz. 2002’de Arap Baharı adıyla başlatıp, 22 ülkenin sınırlarını değiştirmek hedefi güttükleri kaos ve kargaşa hareketleri de aynı amaca hizmet etmek içindi. Küresel sermaye, aşınan sömürge tekellerine yeni bir biçim ve muhteva vermek hedefi gütmekte. Arap Baharı adıyla tedavüle sürdükleri kargaşadan tam istedikleri neticeyi alamadılar.

Yıllardan beri Filistin’de sürdürülen soykırım, tecrit, göç ettirme, hapis, v.b. yıldırma politikalarıyla yerlerinden yurtlarından edilenler, 2023, 8 ekimde başlayan  Aksa Tufanı ile zulme direniş yolunda son bir hamle başlattılar. Sonrasında bahane ile Filistin’de başlatılan soykırım küresel sömürünün son atağı hüviyetine büründü. Yüz elli yıldan fazla zamandır siyonist işgal ve tecavüzlere arka çıkan küresel haçlı/siyonist düzen ve onların derin yapısı İngiliz Kraliyet sistemi küresel sömürü hedefleri için çalışmakta.

Bugün için yeryüzü sömürü düzeni Amerikan sermayesini de içine alarak Haçlı taarruzunu yeni bir kılıf ve düzen ile devam ettirebilme arayışında.  Yeryüzünde haritaların her kırk yılda bir değiştiği tarihi bir tecrübe ile izah edilir. Gerçi sömürü çarkı bütün yeryüzünü içine alacak şekilde kurulduktan sonra, kifayetsiz idarecilerin elinde yolsuzluğa, yağmaya, talana batan küçük devletlerin sınırlarının pek bir ehemmiyetinin kaldığı da söylenemez.  Bu çerçeve de ikinci dünya savaşı sonrası Amerika ve Sovyetler Birliği eksenli düzen 1989 sonrasında Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla çöktü. Sonrasında oluşan Amerika’nın tek kutuplu dünya düzeni de çöktü. Yeryüzünde pek çok başka ülkelerle birlikte son yıllarda Türkiye, bölgesel bir güç olarak yükselmeye başladı. Bu durum Amerika’nın özellikle Ortadoğu başta olmak üzere yeryüzünde hiza verme, devletlere nizamat verme döneminin sonunu getirdi.

Türkiye’nin, 2002 sonrası savunma sanayi başta olmak üzere kalkınma hamlelerine girişmesi dünya üzerinde önüne yeni fırsat kapıları açtı. Turgut Özal’ın Adriyatik’ten Çin Seddine diye başlattığı küresel iyilik ve adalet yürüyüşümüz; Orta Asya başta olmak üzere Türkiye’nin doğusu ve batısı istikametinde genişleyerek Kuzey Yarımküre boyunca derinleşti. Medeniyet havzamız ise Afrika başta olmak üzere Ortadoğu’da ve sonrasında bütün insanlığı içine alacak bir genişleme eğilimine girdi. Ayrıca Dünya üzerinde Türkiye’den başka Hindistan, Rusya, Çin, Brezilya gibi yükselen bölgesel ve küresel yeni güçler ortaya çıktı. Yeni güç dengeleri meydana geldi. Dünya sistemi bu yolla yeni bir siyasi yapılanmanın arifesine geldi.

Türk Münevverinin Bakışı

Türkiye, sömürge düzeni hareketine karşı siyasi olarak 1950’den sonra başlayan ve 2002 sonrası daha da yükselen bağımsızlaşma sürecine artırdı. Bu gelişme düşünce dünyasını da etkiledi. Tanzimat sonrası siperlerine çekilen tefekkür cephemiz son yarım asırlık devrede artan bir şekilde kendini ve kabiliyetlerini keşfetme dönemini yaşıyor.  Son senelerde her ne kadar Filistin meselesi başta olmak üzere pek çok konuda zihni bölünmüşlük yaşanıyor görünse de bu durum fikir planında bereket mevsiminin arifesine işarettir.  Çünkü tarihte tartışmaların sert, farklılaşmaların fazla olduğu dönemler arkasından derin düşünce hareketleri dönemini getirmiş.  Büyük fikir adamlarını yetiştirmiştir. Bugünkü tartışmalar Türkiye’nin küresel iyilik ve adalet ideallerine doğru bir felsefî ve fikrî teorik düzlemi beraberinde getirmektedir. Mevcut şartlar muvacehesinde Türkiye mefkuresini oluşturacağı bir ilmî ortama doğru yürüyüş şartlarını daha da güçlendirmektedir.

Yeryüzünde Türkiye’nin önünde açılan küresel siyasi pozisyonlar fikri düzlemin güçlendiği ayrı bir perspektifi barındırmaktadır. Bütün şartların ağırlığına rağmen halk efkârında direnişe destek, zulme karşı çıkma konusunda fiili ve fikri olarak güçlü bir irade eylem bütünlüğü varlığını devam ettirmekte. Ancak devletin bu konuda varlığı ve millet iradesinin iktidar oluş halkı bir miktar geri planda durma noktasına taşımıştır. Muhtelif meslekler penceresini halk efkârı olarak cem edersek, zulme direniş hassasiyeti çeşitli cephelerde muhtelif insiyaklarla devam etmekte.

Batılı Aydın ve Sanatçıların Zulme Karşı Duruşu

Amerika ve küresel sömürü düzeni ideolojisi, tüketim ekonomisi, tüketim ve yaşama alışkanlıklarına dayalı sömürge düzenlerini devam ettirebilmek için Gazze katliamına girişmeleri, dünya üzerinde maşeri vicdanı harekete geçirdi. İnsanoğlunun fıtrat ve vicdanında derin acılara yol açan Gazze katliamı, bütün yeryüzünde zulme arka çıkan devlet yapılarının sorgulanmasına yol açtı.

Bu ülke yöneticilerinden ne kadarı para, makam, meta ve ideoloji yoluyla devşirilmiş durumda?

Ne kadarı insanlık vicdanı ve fıtratı koruma tarafında yer almakta?

Bu iki temel soru bütün insanlık aleminde cevabı aranır hale gelmiştir.  

Sömürü ve sermaye düzeni yoluyla fıtratı bozma girişiminin son perdesi Paris Olimpiyatlarında açıldı.

Bir tarafta insanlık vicdanı ve fıtrat. Diğer tarafta ise fıtratı bozarak sömürü ve sermaye birikimini barbarlıkla devam ettirmek isteyen şeytanın çocukları.

Bütün insanlığın vicdanı karşısında, insanı ve insanlığı kaybeden sömürü çarkının fıtrat bozguncuları, kaybetmeye mahkumdurlar. İnsanlığın en derin nefretine muhatap olarak barbarlıkla yaşama ihtimalleri bulunmamaktadır.

Bütün olanlardan sonra batıda sanatçı ve aydınlardan vicdanı  ve fıtratı sahih kalabilenler için fiili ve fikri bir sorgulama dönemini başlattı. Bu durumu küresel sömürüye karşı uyanış ve diriliş döneminin başlangıcı olarak ifadelendirebiliriz.

Filistin’den Dünya Müslümanlarına Yansımalar

Müslümanlar üzerinde batının Fransız ihtilalinden beri estirdiği ‘’hürriyet eşitlik ve adalet’’ etiketlerinin bir değerinin olmadığı daha da aşikar hale geldi. Çünkü sömürgeci küresel sistemin bu kavramların muhtevasını ve felsefesini sadece kendisi için doldurduğu ortaya çıktı.  Dolayısıyla Müslüman dünya üzerinde estirilen bu kavramlara dayalı düşünceler tesir ve değeri üzerinden geçerliliğini kaybetti. Bu durum Müslüman dünyasında kendi perspektif ve mefkûresini oluşturma yolunda yeni güç tazelenmelerine kapı aralamaktadır.  

Yüz elli seneden fazla bir zamandır Müslümanların batı ile fikri, ilmi, siyasi ve idari karşılaşmaları yeni bir ivme kazanacaktır. Bu karşılaşma Müslümanların tarihlerindeki üçüncü büyük karşılaşmaları anlamına gelmektedir. Zorda ve darda verilen özgürlük ve varoluş mücadeleleri insanlığın fıtrat ve adalete dayalı yaşama azmini besler. İçinde felsefesini de barındıran dünyaya iyilik ve adalet yolunda sunabilecekleri yeni düşünce ufukları arayışı artacak. Bir fikri hasıla, bir tefekkür hamulesi etrafımızı ister istemez saracaktır. Mücadele, cesaret, mukavemet, irade, ilim ve siyaset üzerinden gelişecek bir düşünce yolculuğunun insanlık vicdanına yön vereceği aşamalara yeni pencereler açılacak.  İradeye dayalı özgürlük arzusu fıtrat ve vicdanla birleşerek zorbalık ve barbarlığa galebe çalacak.

HatimeSon söz

Sömürgeciler, keşif kolu olan oryantalizm ile ön keşiflerini yaptığı dünyayı iki asırdan fazla zamandır askeri ve siyasi yolla kontrol ve sömürge altına aldılar. Sömürgelerini kalıcılaştırıp derinleştirmek için de bilginin ve eğitimin her türünü muhtelif nam ve kılıf ile araçsallaştırdılar.  Sömürgeciliklerine özellikle eğitimi payanda yaptılar. Frantz Fanon: ‘’Sömürgecilerin yaptığı en büyük yıkım, kendinize onların gözüyle bakmalarını sağlamalarıdır’’ derken söylediği şey  eğitim yoluyla kitlelerde sağlanan zihin ve idrak kayması idi. Bu durum kendi ülkelerindeki insanlar için de geçerli olmuştur. Gazze’deki insanlık dramına kör ve sağır olması istenen insanlık vicdanı, hakikatlere dayalı  yeni bir dünyaya gözünü açmıştır. Ruhunda ve fıtratında var olan adalet ve hakkaniyet duygusu, insanlığın düşünce semalarında yeni bir sayfa açtırmıştır. Adil ve yaşanabilir bir dünya Afrika’daki mazlum milletler başta olmak üzere bütün insanlığın çekim alanını, derinleşerek etkilemeye başlamıştır. Hem İslam ülkeleri hem de vicdanını ve fıtratını muhafaza eden batıdaki adalet sahibi insanlar için iyilik ve adaletin egemen olduğu bir çağın kapısı aralanmıştır. Fikir planından başlayıp, tefekkür ve felsefi derinliklerini tesir altına alan bir adalet arayışı düşüncesi, insanlığı  daha güçlü şekilde etkilemeye devam edecektir.

DİĞER YAZILARI Eğitimin Bilgisi ve Çevre Merkez İlişkisi 01-01-1970 03:00 27 Darbesine Karşı Seçkin Hukuk Adamı: Recai Seçkin 01-01-1970 03:00 Zübeyir Yetik’in Ardından… 01-01-1970 03:00 Pazarören Yatılı İftarı (2025) 01-01-1970 03:00 İstiklâl Marşı’nı Güncellemek ya da Eğitime Dair İyi Şeyler 01-01-1970 03:00 Bekri Mustafa imam oldu dersin… 01-01-1970 03:00 Göz Var Ya Nizam Nerede? 01-01-1970 03:00 Ankara’da dolmuşçulara dolmuşlarda yolculuk 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Maarif Sistemi ve ”Yenilmişlerin” Düzeni 01-01-1970 03:00 Suriye’de İşgal Bitiyor ya Kafalardaki İşgal? 01-01-1970 03:00 Her Talebe Bir ”Bahar” Mesajıdır! 01-01-1970 03:00 Bir Devrin ve Bir Neslin Öncü Muallimi Celal Ökten: 63. Ölüm Yıldönümü Münasebetiyle 01-01-1970 03:00 Eğitimin Milliliği ve Maarif Düşüncesi Toplantısının Ardından 01-01-1970 03:00 D. Mehmet Doğan’ın Aziz ve Naif Hatırasına İthaftır 01-01-1970 03:00 Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu 100 Yaşında 01-01-1970 03:00 Ölümünün 50. Yılında Muallim Mahir İz 01-01-1970 03:00 Eğitimde Üç Zarf ve Empatik Bir Müzakere 01-01-1970 03:00 Ulus’un Tarihi Lezzet Mekânı: Boğaziçi Lokantası 01-01-1970 03:00 Türkçe ve Siyasetin Türkçesi 01-01-1970 03:00 Bir Kitap Sarayı: Anadolu’nun Manevî Irmağı Yunus Emre 01-01-1970 03:00 Yeni ‘’Müfredat’’ Taslağı Nasıl Bir Model Sunuyor? 01-01-1970 03:00 23 Nisan’da Heyecan, Melankoli ve Bir Çığlık!. 01-01-1970 03:00 ‘Dünya Bizim’ Neden Kapandı? 01-01-1970 03:00 ”Bir Bahar Akşamı Rastladım Size” Şiiri ve Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Bekri Mustafa’dan Celal Şengör’e 01-01-1970 03:00 Öğretmen Okullarını Hatırlamak 01-01-1970 03:00 Siyasetin Yolları Taştan: İbrahim Halil ÇELİK 01-01-1970 03:00 Eğitim Fakülteleri Müfredatın Neresinde? 01-01-1970 03:00 Hacı Bayram’da Asırlık Kurukahveci: Gül Kahve 01-01-1970 03:00 Orhan Seyfi Orhon, Vedâ Şiiri ve Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Bu Bir İlandır 01-01-1970 03:00 ”Şaşırdım Kaldım İşte” Şiiri ve Hikayesi 01-01-1970 03:00 Öğretmen Okulu Günlüğü: Pazarören Hatıraları Türkiye’nin Neresinde? 01-01-1970 03:00 Maarif Vekaleti Binası Nasıl Yandı? 01-01-1970 03:00 Aliya: Acımasız Bir Savaş ya da Adaletsiz Bir Barış 01-01-1970 03:00 İlk Meclis: Kurucu Meclisin Kuruluş Ruhu 01-01-1970 03:00 Yatılı Okul Günlüğü: Pazarören’de Sosyal Hayat 01-01-1970 03:00 Bu Dünyadan Bir Mevlüde Genç Geçti 01-01-1970 03:00 Milli Merkez ve Maarifimiz 01-01-1970 03:00 Eğitimin Özüne Yolculuk 01-01-1970 03:00 Sadelik Yaşatır 01-01-1970 03:00 Öğretmen Okulu Günlüğü: PAZARÖREN MEZUNLAR BULUŞMASI 01-01-1970 03:00 Yatılı Okul Günlüğü: Sizin Hiç Babanız Öldü mü? 01-01-1970 03:00 Ulus Rüzgârlı: Ankara, Ulus’tan Başlar 01-01-1970 03:00 İmamı Azam Ebu Hanife ve Hakkında Yazılan Roman Üzerine 01-01-1970 03:00 Yatılı Okul Günlüğü: Pazarören Mimar Sinan Öğretmen Lisesi 01-01-1970 03:00 Evvel Zaman İçinde ve Şehirde: İnsan 01-01-1970 03:00 27 Mayıs Darbesini Kim Yaptı? 01-01-1970 03:00 Türkiye Yüzyılında Eğitim 01-01-1970 03:00 Eğitim Gündemin Neresinde? 01-01-1970 03:00 Şehirlilik, Şehircilik ve Deprem 01-01-1970 03:00 Halk Şiirinin Altın Halkası: Aşık Veysel (1894- 1973) 01-01-1970 03:00 Depremin Üstesinden Eğitimle Gelmek 01-01-1970 03:00 Prof. Dr. Yılmaz Özakpınar ve Bir Alimin Ölümü 01-01-1970 03:00 Akif’in Türkiye’si Türkiye’nin Akif’i 01-01-1970 03:00 Bir Gençlik Hikâyesi Yazmak 01-01-1970 03:00 Maarifin Türkçesi 01-01-1970 03:00 Topçu: ‘’Mektep, millet kültürünün bayrağıdır.’’ 01-01-1970 03:00 Ankara Sahafları ve Ankara’da Kitap Dünyası 01-01-1970 03:00 Ahilik Yolunda OSTİM ve Ahilik Şûrası 01-01-1970 03:00 Bozkırda Toprağa Düşen Çekirdek: Prof. Dr. Kemal BIYIKOĞLU 01-01-1970 03:00 Topçu’nun İnsan Modeli ve Maarifin Millîliği 01-01-1970 03:00 Süleyman Çelebi’sini bekleyen çağ. 01-01-1970 03:00 Nurettin Topçu’nun Maarif Davası 01-01-1970 03:00 Mora’da Batan Güneş 01-01-1970 03:00 Medeniyet Sancağımız Türkçe 01-01-1970 03:00 Erdemli Bir Yayın Hareketi: Ebubekir Erdem 01-01-1970 03:00 Okullar Nereye Açılıyor? 01-01-1970 03:00 Maarif Raporu 01-01-1970 03:00 MEMİŞ OKUYUCU: İLK VE ORTAÖĞRETİMDE KELİME HAZNESİ 01-01-1970 03:00 Tarihe Geçen O Fotoğrafın Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Öğretmenim ben… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Sırları 01-01-1970 03:00 Mİllî Eğitim Şûrası Üzerine 01-01-1970 03:00 Bir Örnek Muallim: Mahmud Celaleddin ÖKTEN (1882-1961) 01-01-1970 03:00 Bir Üniversite Tercihinden Ötesi 01-01-1970 03:00 LGS Tercihleri ve Kendi Hikâyesini Yazmak 01-01-1970 03:00 Hârezmî Eğitim Modeli 01-01-1970 03:00 Ankara’da Bir Eğitim ‘ADA’sı 01-01-1970 03:00 Bir Hayalimiz Olsun 01-01-1970 03:00 FEN LİSELERİMİZ EĞİTİMİ VE GELECEĞİN EĞİTİM 01-01-1970 03:00 BİR FİKİR ADAMI ALİ FUAD BAŞGİL 01-01-1970 03:00 Eğitimde ufka yolculuk 01-01-1970 03:00 TÜRKEĞiTiMTV YAYINA BAŞLADI 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'DE ŞEHİRLİ DİNDARLIK 01-01-1970 03:00 Doğunun Yedinci Adamı: Mehmet Aydın 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE?DE BİR ÜNİVERSİTEYE REKTÖR OLMAK 01-01-1970 03:00 Tarihe İz : Muallim Mahir İz  01-01-1970 03:00 Bir Maarif Adamı Olarak Mustafa Öcal 01-01-1970 03:00 Aliya İzzetbegoviç: Direnişin ve Dirilişin Mimarı 01-01-1970 03:00 Boğazköprü?de Yanaşık Düzen ya da Bir Fasl-ı Cenaze 01-01-1970 03:00 Cankurtaran: Bir Semtin Hikayesi 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİN ELE ALINACAK YANI 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN SAHİLİ SELAMETİ:KALKINMIŞ TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 EVVEL GİDEN AHBABA SELAM OLSUN 01-01-1970 03:00 ÜNİVERSİTELER TÜRKİYE'YE NE ZAMAN YETİŞİR? 01-01-1970 03:00 VAKAR ABİDEMİZ: AYASOFYA CAMİİ 01-01-1970 03:00 Geleceğin Meslekî Eğitimi: Büyük Türkiye 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin Temel Eğitim Meselesi: MESLEKÎ EĞİTİM 01-01-1970 03:00 Meslekî Eğitim Üniversitesi 01-01-1970 03:00 MÜTEHASSIS OLMAYAN 'EĞİTİM UZMANI' OLUR MU? 01-01-1970 03:00 KIRAN GÜNLERİNDE MEŞK VE İÇE YOLCULUĞUMUZ 01-01-1970 03:00 YENİ BİR SİSTEM VE 'YENİLMİŞLERİN' DÜZENİ 01-01-1970 03:00 Bir Dönüştürme Projesi: KÖY ENSTİTÜLERİ ? 2 01-01-1970 03:00 Bir Dönüştürme Projesi: KÖY ENSTİTÜLERİ 01-01-1970 03:00 Ederini Tüketen Düzen ve Biz 01-01-1970 03:00 AKİF'İN TÜRKİYESİ, TÜRKİYE'NİN AKİF'İ 01-01-1970 03:00 Yüzümüzü Ak Edecek Bir Söz 01-01-1970 03:00 Üreten Nesil Çağı Yönetir 01-01-1970 03:00 KALBİNİN DİLİ OLMAYAN ŞAİR: AKİF 01-01-1970 03:00 Münevver Ya Da Çınlayan Nağme Olmak 01-01-1970 03:00 Tuba Ağacı, Bambu Ağacı 01-01-1970 03:00 Tarihin İnkılap Etmesi 01-01-1970 03:00 Geleceğin Dünyası 01-01-1970 03:00 Gelişler ve Geri Gidişler 01-01-1970 03:00 Hak Temelli Bir Reforma Doğru 01-01-1970 03:00 Taktik Maktik Yok!.. 01-01-1970 03:00 Maarif Reformu Neden Şart? 01-01-1970 03:00 YAZMAK VE YAZARAK YAŞAMAK 01-01-1970 03:00 İLİM İKTİDARI, MEMLEKETİN İMARIDIR 01-01-1970 03:00 Maarifin Ahlâkı Var Mı ? 01-01-1970 03:00 Maarife Operasyon Ne Zaman? 01-01-1970 03:00 O Şehre Varmaz İsek! 01-01-1970 03:00 DURDURAMAYACAKSINIZ 01-01-1970 03:00 UTANGAÇ SUNUMLU 'ZORAKİ VE İSTENDİK' İNSAN 01-01-1970 03:00 FETÖ'NÜN EĞİTİM BOYUTU 01-01-1970 03:00 UTANGAÇ SUNUMLU 'ZORAKİ VE İSTENDİK' İNSAN 01-01-1970 03:00 SEÇİMİN GALİBİ: EĞİTİM SİSTEMİDİR! 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİ TERBİYE ETMEK 01-01-1970 03:00 ECNEBİ MEMLEKETLERE ÖĞRENCİ GÖNDERME MESELEMİZ! 01-01-1970 03:00
G-NL5SXDG3FM G-VXJRKS55FP G-FZKYZX0T7W G-FSDKGZVN2L