G-NL5SXDG3FM

SURİYE’DE-HALEP’TE NE İŞİMİZ VAR!

Necati ALODALI

04-12-2024 14:19

Son bir hafta içinde Türkiye kontrolündeki ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) Halep, Telrifat, Hama ve birçok yerleşim yerini PKK/YPG ve Suriye güçlerinin elinden almış ve ilerlemeye devam etmektedirler. Önemli bir zaferle aldıkları yerlere ÖSO ve Türk bayrakları çekmişlerdir.

        İçimizdeki kanı bozuklar Halep kalesine çekilen Türk bayrağı yasal mı? gibisinden hezeyanlar kusmuşlar; PKK yandaşları ve Dem’lenen muhalefet mensupları gibi genlerinden gelen bir özellikle olsa gerek, Türkiye’nin güvenliğinin ülke sınırlarının dışında başladığını idrak edemeyen CHP lideri de “bizim Suriye’de, Halep’te ne işimiz var(!) sözleriyle ortaklarının saflarında yer almışlardır.

        Halkının çoğunluğunun Türk olduğu Halep’te ne işimiz olduğu aşağıya aldığım yaşanmış olan alıntı hikâyeden açıkça anlayamayan ya his yoksunudur, ya da milli duygulardan mahrum bir kimsedir:
              ***
       1978 yılında Balıkesir İstasyonunda elinde bir torba, garip kıyafetli yaşlı bir ihtiyar iner.
      İstasyon önündeki taksilerden birine sorar:
      - “Oğlum, beni Üçpınar köyüne götürür müsün?
      - “Götürem amca, bin arabaya!”
     Şoför oraya doğru arabayı sürerken Toygar Tepe’ye geldiklerinde adam:
      - Dur!” der. Dururlar. Adam taksiden iner, mezarlığa girer, bir ağaca sarılır.
      Biraz sonra gelir.
      -“Tamam, oğlum, burası bizim köy. Bu ağaç Hacı Abdullah’ın çetlemiği (çitlembik-menengiç) tanıdım. Köye doğru giderler. Taksi köy kahvesi önünde durur. Adam iner kahveye girer.
       Yaşlı adam kahvede bir yere oturur.
       Hiç konuşmadan kahvedekilerin yüzlerine defalarca dikkatle bakar.
       Kahvedekilerden birisi muhtara gider, kahveye garip bir ihtiyarın geldiğini, hiç konuşmadan herkesin yüzlerine baktığını söyler.
       Muhtar hemen kahveye gelir. İhtiyar adama:
      - “Amca, sen birini mi arıyorsun? Sen kimsin? Nerelisin?”
      - “Kimseyi aramıyorum oğlum ben de bu köydenim.”
      - “Amca, ben yirmi senedir bu köyde muhtarlık yapıyorum. Seni tanımıyorum. Kimlerdensin sen?”
      - “Çok oldu oğlum. Beni ancak ihtiyarlar tanır. Onları çağırır mısın?”
      Biraz sonra köyün bütün ihtiyarları kahveye toplanır.
Ama ihtiyarlardan kimse geleni tanımamıştır.
      İhtiyar sormaya başlar:
     - Süleyman Çavuş?”,
     - Öldü.
     - Recep?
     - Öldü
     - Koca Salih?
     -Öldü
     -Topal Murat?
     - Öldü,
     - Eyüp Çavuş? yaşlı bir adam yavaşça ayağa kalkar.
     - Eyüp Çavuş benim
      Bakar... Bakar... Bakar..
      Sonra birden gelen misafire sarılır.
     -Muhammet (Remzi), sen misin? Sen misin be?
      Nerede kaldın bunca zamandır? Nerelerdeydin be?
 Eyüp Çavuş tanımıştır geleni. Anlatır.
       Çanakkale Cephesinde harp 1916 yılı başında bitince,
 Gazze Cephesine götürülür.
      Orada yaralanınca, Halep’te Askerî Hastanesinde tedavi edilirken İngilizler gelir.
      Halepliler:
     “Bunlar bizim insanlarımız. İngiliz gâvuru bunlara eziyet eder” diyerek yaralıları hastaneden kaçırıp evlerine götürürler.
      1918 de olan bu olayın üzerinden yıllar geçer. Bir türlü gelemez bizim askerler.
      Üçpınarlı Muhammet de orada kalır. Evlenir, çocukları olur...
      Ama vatan hasretiyle yüreği harıl harıl yanmaktadır. Ancak altmış dört yıl sonra son bir kere daha vatanını görmek arzusu ile Balıkesir’e Üçpınar’a gelmiştir.
     Son bir kere daha görmek için... Sorar:
    - “Bizimkilere ne oldu? Yaşayan var mı?..
     -“Ne olacak bunca zaman,
    Anan öldü.
    Baban öldü.
    Abin öldü.
    Ablan öldü.
    Amcan öldü,
    Dayın öldü.
    Karın öldü.
    Ama kızın sağ!”
    -“Neeee? Kızım sağ mı? Aaah, benim bir de kızım vardı.
 Ben gittiğimde on beş günlüktü. Nerede benim kızım şimdi?”
    -“Ama kızım beni tanımaz ki?”
    - “Bekle, ben söyleyip geleyim.”
     Gider. Hatça Teyze avluda leğende çamaşır yıkamaktadır.
Eyüp Çavuş telaş içinde avluya girince;
     - “Hayrola Eyüp Dayı, ne var?”
     - “Hatça kızım, sana müjdeli bir haberim var:
     Baban geldi... Baban sağ!
     Hatça Teyze:
     - “Iıııııh!” diyerek bayılır.
Biraz sonra ayıltılınca:
     -“Eyüp Dayı, bu nerden çıktı?
      Şimdiye kadar bana hep babamın şehit olduğunu söylediler ya?
     - Kızım gelen baban... Ben tanıdım...”
     - “Nerede babam?”
     - “Kahvenin önünde.”
      Hatça Teyze hemen fırlar. Eyüp Çavuş da arkasından çıkar.
      Gelen Muhammet (Remzi) Çavuş gelenleri görünce o da koşarak karşılamaya gelir.
      Ama ikisi de birbirlerine yabancıdırlar.
      Öyle ya hayatın bin bir derdi ile gurbet ellerinde kalmış, bir kızı olduğunu unutmuş birisinin altmış dört yıl sonra yaşlı bir kadın karşısına çıkıyor ve onun kızı olduğu söyleniyor.
      Altmış dört yıl babasının öldüğü söylenen birisine de, karşısında duran ihtiyar adamın babası olduğu söyleniyor.
      Karşı karşıya gelip garip bir şekilde birbirlerine bakıyorlar.
Biraz sonra Eyüp Çavuş:
       - “Kızım Hatça, bu senin baban... Ben kendimden nasıl eminsem, bu adamın senin baban olduğundan eminim...
       -Öp babanın elini !” der. O gece Üçpınar Köyünde bayram yaşanır.
      Herkes bu yeni duydukları akrabalarını ziyarete gelirler.
      Muhammet Çavuş on beş gün kadar, köyünde dolaşır. Tarlalara gider, tepelere çıkar.
      On beş gün sonra kızına:
      - “Kızım, ben artık gidiyorum, der. Kızı:
      - “Baba, nereye gidiyorsun? Bu gördüğün her şey senin ya”...
      - “Hayır, kızım, ben artık Halepliyim. Orada kardeşlerin var. Bir oğlum, bir kızım var.
     Ben sadece bir kere daha yurdumu, vatanımı ölmeden önce bir kere daha görmek için geldim.” Der ve ertesi gün gider.
     Ertesi yıl gene gelir. Bu sefer oğlunu ve kızını da getirmiştir. Oğlu Halep’te inşaat mühendisi imiş. Onun adını da “Muhammed Remzi” koymuş.
      Kahvede kendisine sormuşlar.
      - “Senin adın Muhammed, ama oğluna neden kendi adını verdin?”
      - “Ben vatan hasreti ile yıllardır o kadar yandım ki, ben ölmeden vatanıma kavuşamazsak, adımı hiç değilse oğlum götürsün vatanıma diye kendi adımı verdim ona da...”
      Kızının adını ne koymuş biliyor musunuz?
      O altmış dört yıl hasretini çektiğinin adını koymuş.
      Dünyanın en güzel adını koymuş.
      Kızının adı:
     “TÜRKİYE” !..
               ***
  Hâlâ anlayamayanlara: Halep'teki işimiz Türkiye'dir!

DİĞER YAZILARI HER YILINIZ HAYR OLSUN 01-01-1970 03:00 KURTULUŞUN ANA YOLU 01-01-1970 03:00 TÜRK DİL BAYRAMI VE YUNUS EMRE’Yİ ANMA TÖRENLERİ 01-01-1970 03:00 BU GÜN ANNELER GÜNÜYMÜŞ! 01-01-1970 03:00 “ARAPLAŞMAK” YA DA ZIRVANIN TEVİLİ 01-01-1970 03:00 BAKMAK-GÖRMEK 01-01-1970 03:00 ECEL-VADE 01-01-1970 03:00 Riya 01-01-1970 03:00 Ö Z L Ü S Ö Z L E R 01-01-1970 03:00 AKIL TUTULMASI BİR ZİHNİYETLE KARŞI KARŞIYAYIZ! 01-01-1970 03:00 ON BİR AYIN SULTANI ŞEREF VERDİN, HOŞ GELDİN! 01-01-1970 03:00 ÇEVRE 01-01-1970 03:00 BORÇ(LANMA)-YARDIM(LAŞMA)-HEDİYE(LEŞME) 01-01-1970 03:00 KAFKASLARDAN ESEN YELLER-8 (SON) 01-01-1970 03:00 KAFKASLARDAN ESEN YELLER-7 01-01-1970 03:00 KAFKASLARDAN ESEN YELLER-6 01-01-1970 03:00 KAFKASLARDAN ESEN YELLER-5 01-01-1970 03:00 KAFKASLARDAN ESEN YELLER-2 01-01-1970 03:00 BAŞLARINA BİR GELECEK Mİ VAR! 01-01-1970 03:00 "Alimin ölümü alemin ölümü gibidir" YAVUZ BÜLENT BAKİLER 01-01-1970 03:00 CİMRİLİK 01-01-1970 03:00 HESAP ZAMANI 01-01-1970 03:00 DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN EFENDİM 01-01-1970 03:00 CAHİL / CEHALET 01-01-1970 03:00 İNSANLIK 01-01-1970 03:00 İNSAN 01-01-1970 03:00 RÜYA 01-01-1970 03:00 HİZMET 01-01-1970 03:00 MUKADDESATA SALDIRI 01-01-1970 03:00 T E C E L L İ EYLE YA RAB! (EL-CEBBAR, EL-KAHHAR, EL-MÜNTAKÎM) 01-01-1970 03:00 VATANLARI İÇİN KURBAN OLAN 55 BİN CAN 01-01-1970 03:00 GEZİ AYAKLANMASI 01-01-1970 03:00 ARKADAŞ-LIK / DOST-LUK 01-01-1970 03:00 ŞEYTAN VE ŞEYTANLAŞMIŞ KİMSELER... 01-01-1970 03:00 PAKİSTAN ve HİNDİSTAN'ın KEŞMİR SAVAŞI 01-01-1970 03:00  TAMA’(H) VE AÇGÖZLÜLÜK 01-01-1970 03:00 DİNİMİZDE SAĞLIĞIN YERİ VE TEDAVİNİN ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 DOST - DÜŞMAN 01-01-1970 03:00 G Ü N D E M 01-01-1970 03:00 E L V E D A 01-01-1970 03:00 HAYAT ÇOK KISA 01-01-1970 03:00 HELAK EYLE YA RAB! 01-01-1970 03:00 İÇ DENETİM – RAMAZAN 01-01-1970 03:00 Y A L A N 01-01-1970 03:00 GÜVEN DUYGUSU 01-01-1970 03:00 FEDAKÂRLIK 01-01-1970 03:00 KUL HAKKI 01-01-1970 03:00 KOMŞULUK 01-01-1970 03:00 HUZUR 01-01-1970 03:00 RAHMET VE MAĞFİRET MEVSİMİ - ÜÇ AYLAR VE REGAİB KANDİLİ 01-01-1970 03:00 NİFAK VE MÜNAFIKLIK 01-01-1970 03:00 GURBET VE SILA-İ RAHİM 01-01-1970 03:00 İSLAM’DA HÜRRİYET MEFHUMU 01-01-1970 03:00 ŞEFKAT 01-01-1970 03:00 RAHMET VE YAĞMUR 01-01-1970 03:00 Ş Ü K Ü R 01-01-1970 03:00 Ç A R E… 01-01-1970 03:00 ZAMAN (VAKİT) 01-01-1970 03:00 MERHAMET 01-01-1970 03:00 FETÖ HENDEKMEKAN OLDU 01-01-1970 03:00 KÖFTECİ YUSUF 01-01-1970 03:00 ECEL-SON NEFES 01-01-1970 03:00 HÜSNÜ ZAN 01-01-1970 03:00 BİR KALBE DOKUNMAK(Anonim) - ŞU İNCELİĞE BAKAR MISINIZ! 01-01-1970 03:00 MUHABBET/SEVGİ 01-01-1970 03:00 İSMAİL HANİYE ŞEHİD OLDU 01-01-1970 03:00 YA ÜMMETİ ÇAĞIRIRSA! 01-01-1970 03:00 15 TEMMUZ DESTANI 01-01-1970 03:00 ŞÜKÜR 01-01-1970 03:00 HİCRİ YILBAŞI-LA TAHZEN! 01-01-1970 03:00 NASİP/KISMET 01-01-1970 03:00 ZALİM/ MAZLUM 01-01-1970 03:00 CENNET MUŞTUSU 01-01-1970 03:00 BURUK BAYRAM 01-01-1970 03:00 FİLİSTİNDEKİ BAŞIBOŞ PİTBULLAR 01-01-1970 03:00 NİSYAN/UNUTMAK 01-01-1970 03:00 İSYAN 01-01-1970 03:00 EYVAHLAR OLSUN! 01-01-1970 03:00 GAZZE’NİN SOLAN ÇİÇEKLERİ/ARAP DÜŞMANLIĞI 01-01-1970 03:00 YIKILASIN EY VAHŞİ, YAMYAM, KATİL, TERÖRİST CANİ İSRAİL! 01-01-1970 03:00 BİR OY! 01-01-1970 03:00 BEŞ YILIN SON UYARISI... 01-01-1970 03:00 Kimlere Oy Verilmez 01-01-1970 03:00 Ç A Y 01-01-1970 03:00 SEYİT AHMET ARVASİ 01-01-1970 03:00 SABIR 01-01-1970 03:00 SELÂM VE SELÂMLAŞMA 01-01-1970 03:00 TİCARET AHLAKI-AHLAKSIZLIĞI 01-01-1970 03:00 41 KERE KAHROLUN! 01-01-1970 03:00 YETTİ ARTIK! 01-01-1970 03:00 CHP BOLU+İP TOKAT+PKK YANGIN=NEYİN İTTİFAKI 01-01-1970 03:00 YANGIN VAR! 01-01-1970 03:00 GENÇLİĞİM EYVAH! (2) 01-01-1970 03:00 GENÇLİĞİM EYVAH!-1 01-01-1970 03:00 EBLEH VE AVANESİ 01-01-1970 03:00 BURUK BAYRAM 01-01-1970 03:00 KADİR GECESİ-2 01-01-1970 03:00 KADİR GECESİ-1 01-01-1970 03:00 YUNUS EMRE’NİN İNSAN SEVGİSİ 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ HESAP ZAMANI 01-01-1970 03:00 AYASOFYA CAMİİ BAŞ İMAM-HATİBİNE SALDIRI 01-01-1970 03:00 ÖNCE SOKAKLAR BOZULDU / HEDEF AİLEYİ TARUMAR ETMEK! 01-01-1970 03:00 BEYİN MUTASYONU/SİYASET EVRİMİ 01-01-1970 03:00 GÖNÜL 01-01-1970 03:00 SABIR, TEVEKKÜL, KANAAT 01-01-1970 03:00 İLLA EDEP! 01-01-1970 03:00 KÖYDE DEĞNEKSİZ GEZMEK 01-01-1970 03:00 Necati ALODALI,  01-01-1970 03:00 KAHT-I RİCAL (ADAM KITLIĞI) - İÇKİ 01-01-1970 03:00 "EFENDİLER, AGÂH OLUN!" 01-01-1970 03:00 ``Orman Yangınları - Verilecek Cezalar`` 01-01-1970 03:00 "Dilimiz ve Halimiz" 01-01-1970 03:00 "Dilimiz ve Halimiz" 01-01-1970 03:00 "İçimizdeki Hainler" 01-01-1970 03:00
G-NL5SXDG3FM G-VXJRKS55FP G-FZKYZX0T7W G-FSDKGZVN2L