İnsan her ne kadar "ahseni takvim" olarak yaratılmışsa da diğer insanlara bir ömür boyu muhtaçtır. 
     İnsanlar aile içindeki ilişkilerden başka yakın çevremizde ve toplum içerisinde birbirlerinden hizmet alarak hayatlarını sürdürürler.
     Cemiyet hayatında kişilerin fert olarak  çalışmalarını düzenleyen her kademeden ve ihtiyaç türünden genel hizmetleri de devlet yürütür, yönetir.
     Ancak, sınırsız ihtiyaçlar içindeki insan, yönetim çarkının ve usulünün işleyişinden bi-haber olarak karşısındaki yönetim biriminden yetkisinin ve gücünün üstünde beklentileri hep olagelmiştir.
     Eski Osmanlı eğitim sisteminde ulûm-u diniye, müspet ilimler ve fen ilimlerinin yanında idarecilikte öncelikli temel bilgi olan mantık ve umuru hariciye de okutulurdu.  
      Devlet çarkının işleyişinden bi-haber, yönetimin her kademesini basit bir iş olarak addetmek büyük yanılgılara yol açar. Umuru hariciyeniz biraz sathî kalmışsa ülkenin içinde bulunduğu düzeni idrak etmeden karşınızdaki yönetimden gücünün ve yetkisinin  üzerinde işler yapması beklenebilir. Tıpkı Mehmet Akif merhumun Halife Hz.Ömer kıssasındaki gibi:     

"Ömer’den isteniyor beklenen Muhammed’den...
Ömer! Ömer! Nasıl aldın bu bârı sırtına sen?
— Sen almasan acaba kim gelip de senden iyi,
İdâre eyleyecek düştüğün bu ma’rekeyi?
Evet, adâleti «mutlak» hayâl edersen eğer,
Ömer değil ya ne olsan, bırak ki hepsi heder"
  ...dediği gibi idarecilik   yükünü çekebilecek hizmet ehli liyakatlı kimselere her zaman ihtiyaç vardır. 
     Hizmet beklerken olanlara müsbet yaklaşmak, bardağın hep dolu tarafını görmek ve eksiklerin teenni ile tamamlanmasını istemek durumundayız. 
     Rabbim cümlemize sağlık, sıhhat ve afiyet nasip eylesin.
    Cumamız mübarek olsun