Bir zamanlar cömertliği ile meşhur bir adam vefat etmişti. Vefat haberini alınca daha önceden sevip saydıkları bu kimsenin kabrini ziyaret etmeye gittiler. Yoldan aç olarak gelen insanlar, kabrin başına gittiler, onun için dua ettiler.

Aç olarak uyudular. İçlerinden birinin bir devesi vardı. O kimseye, rüyasında, kabirdeki kişi dedi ki:

-Senin bu deven ile benim en iyi devemi değiştirir misin?

-Evet değiştiririm, dedi.

O kimse rüyasında devesini, iyi deve karşılığında verdi. Mevta aldığı deveyi kesti. Uykudan uyanınca devesini kesilmiş buldular. Tencereyi getirip, pişirip yediler. Memleketlerine dönerken bir kervana rastladılar. Kervandan birisi, o devenin sahibine ismi ile hitap ederek dedi ki:

-Filan mevtadan, iyi bir deve satın aldın mı?

-Aldım, fakat o rüyada olmuştu.

-O mevta, benim babamdır. Ben de rüyada gördüm. Bana,''Eğer benim oğlum isen benim bu devemi filan kimseye ver'' dedi.Buyurun, alın devenizi!..

Müslümana yakışan, kanaat edip, haris olmamak ve servete sahip olduğu takdirde de başkalarını kendi üzerine tercih edip, çokça cömertlik, hayır ve hasenat yaparak cimrilikten kurtulmaktır. Cömertlik, Peygamberlerin ahlâkı ve kurtuluşun ana yollarından biridir...

Ayeti kerimelerde "Rızkı veren Allah'tır" buyrulur. Cömertler Allah'ın kendilerine fazlı ve kereminden verdiği için bunlardan muhtaçların da hakkı olduğuna inanırlar.

Hadisi şerifte Peygamber efendimiz “Cömert, Allah'a yakın, cennete yakın, ama cehennemden uzaktır. Cimri ise Allah’tan uzak, cennetten uzak, insanlardan uzak, ama cehenneme yakındır“ buyurur.

Cömertlik kul hakkının temeli sayılır.

Suyu akmaz değirmenin, bendi nedir, çarkı nedir;

Cimri olan zenginlerin çingeneden farkı nedir?

*

Rabbim cümlemizi, hem eli hem gönlü cömert olanlardan eylesin.

Cumamız mübarek olsun