Mübarek Ramazan'ın bir haftasını huzur içerisinde geçirdik elhamdülillah. Kalan günlerde geçen günlerden daha huzurlu, daha feyizli olur ve inşallah cehennem azabından kurtulma müjdesine nail olanlardan oluruz…

Bu yıl Ramazan'ı daha bir coşkulu ve iç huzuru ile karşıladık.

Milli Eğitim Bakanının okullara talimatıyla gözlerimizin nuru minik yavruların Ramazan sevinçleri her yaştan Müslümanlara bu coşkuyu tatmaya ve yaşamaya ortak etti. Fakat besmele duyan şeytan güruhu gibi kuduran bir kesim yine boş durmadı. Karanlığa atılan 168 imza ile kimileri saklamaya çalıştıkları hallerini izhar ettiler.

Hele Celal Karatüre’nin de söylemesiyle yurt içinde ve dışında dillere pelesenk olup listeleri altüst eden:

“Kabe'de hacılar Hu der, Allah!

Yer gök inim inim iniler, Allah!

Melekler defteri yeniler, Allah!

İzin ver de Kabe'ne gidelim, Allah!

İzin ve yolunda ölelim, Allah!

Göster cemalini görelim, Allah!” sözleri ile başlayan ilahi bu kesimi iyice kudurttu.

Bu bildiriye imza atanlar ve savunucuları bildiriyi Şeriata(İslama) karşı ve laikliği güya savunma amacıyla düzenlediler. Madem laiklik var, madem laiklik bütün dinlere aynı ölçüde(!) hürriyet sağlıyor, o zaman niçin Hristiyanlığa, Yahudiliğe v.b. dinlere sunduğunuz hoşgörüyü, müsamahayı, tahammülü Müslümanlara tanımıyorsunuz?

Hristiyan ülkelerde 4-5 yaşındaki çocuklar ana sınıfı eğitimlerine rahip ve rahibe eşliğinde başlarlar. Bu laiklik savunucuları çocuklarımızın Allah, Kuran, Kabe, Peygamber demesinden acaba neden bu kadar rahatsız oluyorlar?

Bunların savundukları güruhtakiler;

-Sokakta sevişiyorlar,

-Sokakta içki içiyorlar,

-Sokakta çıplak geziyorlar,

-Sokakta her türlü ahlaksızlığı yapıyorlar,

Ama Müslümanlara;

-Namazınızı evde kılın, görmeyelim.

-Orucunuzu evde tutun, duymayalım.

-Örtünüzü evde örtünün, kızmayalım.

-İslamı evinizde öğrenin laiklik var diyorlar!

Ramazan etkinliklerine ve çocukların coşkusuna kin kusanlar özlerinde Müslüman Türkün düşmanlarıdır. Ama artık ne yapsalar nafile! Közün üstündeki kül dağılmış; bu necip milletin iman ateşi alev almıştır.

Bu bahtsızlara deriz ki gittiğiniz yol çıkmaz sokaktır, son pişmanlık fayda etmez! İnanmayanlarınız olsa da bu günün bir yarını, bu dünyanın bir ahreti, bir ilahi hesabı vardır. Fırsat geçmeden hidayete ermenizi dileriz.

Unutulmamalıdır ki her şeyin ölçeği değerine göredir. Demir tonla, elma-armut kiloyla, altın gramla, elmas kıratla, insanın ameli ise zerre ile değerlendirilir. Bu hesap gününde, “kim zerre miktarı hayır işlemişse onu görür, kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.”

“Ves selâmu âlâ menittebeal Hudâ” Allah'ın selâmı, doğru yola uyanlara olsun!

Cumamız mübarek olsun