GENÇLİĞİM EYVAH! (2)
|
Necati ALODALI 23-08-2022 01:41
|
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#141823">Bu Siyonist okullardan başarıyla (!) mezun olanlardan bazı isimleri sıralayacak olursak: Payitahttaki muhalifleri koordine eden Osmanlının son Hahambaşı Haim Naum Lozan heyetinde danışman olarak bulunmuştur. Sultan Abdülhamid’i tahttan indiren beş kişilik heyetten biri olan Emmanuel Karasu, İsrailin kurucu heyetinden Vladimir Japotenski ve Hukukçu Theodor Herzl İsrail’in kuruluşunda başı çekmişler; ilk Milli Eğitim Bakanlarımızdan olan Dr. Reşit Galip eğitimin şekillenmesinde ve Türkçe Ezan’ın yazılmasında öncü olmuştur. Mihri Belli ülkemizde komünist düşünce sisteminin öncülüğünü ve fikir babalığını yapmıştır. Yine bu okulların mezunlarından olan Celal Bayar, 1960 ihtilalı sonunda Başbakan Adnan Menderes ve Bakanları idam edilirken geçmişi dolayısıyla ona bir şey olmamıştır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#141823"> İsrail’in oluşumunu ve alt yapısını hazırlamak için ABD’deki zengin büyük Yahudi ailelerin finanse etmeleriyle Filistin civarında terör ve tedhişte bulunacak elemanları eğitmek üzere </span><span style="color:#050505">Paris’teki</span> “<em>Alliance İsraelite Universelle</em>” okulunun daha radikali olarak <span style="color:#141823">“<em>Mikve Tarım okulları</em>” kurulmuştu. Bölgedeki yerli halka yapılan bütün baskın ve katliam hareketleri bu okulların militanları sayesinde gerçekleştirilmiştir. Bu okullar, faaliyetlerinin Ortadoğu’yla sınırlı kalmaması için daha sonra Cezayir'den Libya'dan Tunus'tan Mısır'dan tutun Suriye'de, Irak'ta ve Anadolu'da, Bursa, Edirne, İzmir ve Selanik gibi her yerde adeta ahtapot gibi bütün bir Osmanlı coğrafyasını saran okullarını açmaya başladılar. Osmanlı’nın yıkılmasından sonra kurulan bütün İslam Ülkelerinde hep bu okul mezunları yönetime gelmişlerdir.</span></span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#141823"> Cumhuriyetin ilk yıllarında eğitim sisteminin yapılandırılması için ABD’den getirilen Yahudi John Dewey uzman olarak yeni eğitim sisteminin kurulmasını sağlamıştır. </span><em>“Alliance İsraelite Universelle” </em>ve<em> </em><em><span style="color:#141823">“Mikve Tarım okullarında</span></em><span style="color:#141823">” uygulanan, hepimizin de mecburi olarak giydiğimiz siyah önlük ve beyaz yakalı k</span>ıyafetleri de bizim okullarımıza örnek alınmış ve aynen uygulanmıştır. </span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"> <span style="color:#141823">Yahudi John Dewey, Milli Eğitimi yapılandırırken, yeni nesli kendi kültüründen ve inancından uzaklaştıracak teslimiyetçi bir devlet zihniyetine uygun olarak yaptığı programlamadan sonra bir toplantıda şöyle konuşmuştur:</span></span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="color:#141823"> - “<em>Ben Türklere öyle bir eğitim sistemi kurguladım ki bu sistemi kırk yıl uyguladıktan sonra ülkenin hiçbir evladının geçmiş tarih, kültür, inanç ve medeniyeti ile fikri ve duygusal bağı kalmayacaktır” </em>der. Yeni eğitim sistemiyle on yılda on beş milyon genç “<em>yaratılmıştır</em>”. Bu yeni ateist, çağdaş ve aydın(!) fikirleri alt tabakalara ve halka yaymak için memleketin dört bir yanına en kırsal ve taşra yerlere, kendi inancı, kültürü ve medeniyetinden bağları kopuk tek tip bir insan modeli üretmeyi amaçlayan ve “<em>Mikve Tarım Okulları</em>”nın benzeri “<em>Köy Enstitüleri</em>” açılmıştır.</span></span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"> Eylül 1933'te Almanya'da başlayan Nazi yönetiminden dolayı takibata uğrayan bir takım Yahudi akademisyen zor günler yaşamaya başlar. Bu konuda bir mektupla ülkemizden yardım isteyen Albert Einstein'ın bu teklifi sevinçle kabul edilir. Büyük çoğunluğu kariyersiz olan ve hiçbirisi Türkçe bilmeyen Hitlerden kaçan bu 190 öğretim üyesi ülkemize geldi. Çoğu, Alman tarih, müzik, sanat ve sosyal alanlarında çalışan 190 Yahudi öğretim üyesi, eğitim ve akademik seviyelerine ve niteliklerine bakılmaksızın hepsine birden Ordinaryüs Profesör unvanı verilerek İstanbul Üniversitesinde göreve başlatıldı. </span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"> Bu Yahudi akademisyenlerinin tamamı ülkemizin açlıktan kırıldığı, insanların karneyle ekmek aldığı, açlığın yoksulluğun had safhada olduğu; Türk akademisyenlerin 100-180 Lira maaş aldığı dönemde bunlara tam 10 katı 780 ila 1180 Lira maaş bağlandı. Bu durumda ikinci sınıf insan muamelesi gören Türk akademisyenlerini küstürmüştür. Yine bir Yahudi teorisyen olan Dr. Alfred Künhe Sanat Öğretmen Okullarının kuruculuğunu yapmıştır. İstanbul Üniversitesine çöreklenen bu akademisyenlerin Türkçe bilmediklerinden bizim ülkemize, bizim kültür, sanat ve medeniyet dünyamıza hiç bir katkısı ve faydası da olmamış; Darülfünun geleneğindeki Üniversiteyi bir Yahudi eğitim kurumuna çevirmiştir. Bu grup yıllarca yüksek maaş alarak emekli olmuşlardır. </span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"> Bu arada, İsrail’in kuruluşundan 8 yıl sonra 1956’da Telaviv’de Mossad tarafından bir İslam Üniversitesi kurulur. İsteyen herkesin giremediği bu gizli üniversitenin Yönetimi ve tüm öğrencilerini Mossad’ın oluştırduğu; Kur'an, Hadis, Akait, Fıkıh, Arapça vb gibi siyonist bakış açısıyla verilen derslerin müfredatını ve hocalarını da yine Mossad belirlemektedir. Bu derslerden daha çok casuslukla ilgili “Müslümanlar arasında nasıl yaşanır, nasıl ilişki kurulur, nelere dikkat edilir, İslami topluma nasıl sızılır” gibi "özel" derslerin verildiği bu üniversitenin ilk mezunları bugün 85 yaş civarındadır. İslam âlimi kılıflı bu Mossad ajanları hangi ülkelerde, nerelerde yeni/ılımlı İslam’ı oluşturmaya, dinimizi yozlaştırmaya çalışmaktalar? Dini bilgileri öğretecek okulların olmadığı dönemlerde kasaba ve köylerde bilgisi kıt hocaların sıkça anlattığı İsrailiyyat dediğimiz hikâyelerin dinimize sokulma çalışılmasını bu Mossadlılar mı yaptı? Bunlar arasında 28 Şubatçılara, BÇG’ya hocalık yapanlar var mı?</span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"> Dönelim Türkiye’ye… Yeni eğitim sistemimizde ilkokuldan Üniversiteye kadar her kademedeki okulda eğitim gören milyonlarca gencimiz şayet ailesinden, yakın akraba çevresinden yahut yasaklanmış olmasına rağmen Osmanlı kültürüyle yetişmiş âlim ve tasavvuf erbabı hocaların tesiriyle kendini bu çarkın dişlilerinden kurtaranlar müstesna çoğu kendi öz kültürüne yabancı hatta düşman bir nesil olarak heder olmuşlardır. Bu neslin bürokraside görev almasıyla devlet yönetimi halkla kavgalı bir hale gelmiş, kendilerine muhalif her hareket ezilmiş; yönetim azınlığı dışında kalanlar sindirilmiştir. “Yeter artık! Söz Milletin” denen 1950 sonrası Ezanın asli hüviyetine kavuşmasıyla eğitim sisteminde de millileşme ümitleri ve kıvılcımları görülmeye başlamıştır. Üstat Necip Fazıl’ın veciz ifadesiyle:</span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:black"> Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes</span></span></span></span></span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:black"> Ey kahpe rüzgâr artık ne yandan esersen es...</span></span></span></span></span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:black"> Milli Eğitimde millileşme adımları önce Mecelle kaidesinde “<em><span style="background-color:white"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Def'i mefsedet celbi maslahattan evladır” </span></span></em><span style="background-color:white">(zararlı şeyleri uzaklaştırmak, faydalı şeyleri uygulamaktan daha önemli ve önceliklidir) denildiği gibi Köy Enstitülerinin kapatılmasıyla atılmaya başlandı. Ceddinin mezar taşı kitabesini okuyamayan, dedesinin dilinden anlamayan torunların çevresini saran çember çatırdamaya başladı. Merhum Ayvaz Gökdemir’in Öğretmen Okulları Genel Müdürü olmasıyla birlikte Eğitim Enstitüleri ve Öğretmen Okullarında kadro ve sistem anlayışında millileşme başladı. Geçmişine küfretmeyen, inancına hor bakmayan, halkı aşağılamayan yeni nesil öğretmenler okullarda görev yapmaya başladılar. Artık sönmeye yüz tutmuş közün üzerindeki kül kalkmıştı. Ahlaki, milli ve manevi değerlerimizle mücehhez yeni bir gençlik çığ gibi gelmekteydi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:black"> Siyonist eğitim sisteminin tahribatı </span></span></span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:#141823">John Dewey’in dediği gibi</span></span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:black"> kolayca yok edilebilecek bir durumda değildi. Dış güdümlü 1960 ihtilalından sonra, on yıldır uyanan gençliğin enerjisini sistemden uzak tutmak için önce sağcı-solcu, sonra Alevi-Sünni v.b. ayrıştırmalar yaparak bir birleriyle çatıştırmışlardır. </span></span></span></span></span></span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:black"> Bu eğitim sisteminin yetiştirdiği elemanlar eliyle örgütlenen, kendi devletinin askerine polisine kurşun sıkan; devletin malını yakan-yıkan, tahrip eden anarşist-militan ve teröristler ile bunları destekleyen, koruyan, finanse eden patronlar, siyasi partiler hiçbir zaman boş durmadılar, boş durmayacaklar. Hele ki toplum mühendislerinin taktik ve program değiştirmeleriyle, içimizdeki at gözlüğü takmış gafilleri de kandırıp kendi saflarına çekerek milli ve manevi değerlerin tahribatında “kurşun asker” olarak kullanmaya başlamaları bu kutlu davayı içerden vurmaya çalışmaktadır. Fakat şurasını unutmuş olmalılar ki, üstat Necip Fazıl Kısakürek’in dediği gibi: “</span></span></span></span><em><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:black">Kıtmir bir köpekti, Ashab-ı Kehf’in köpeği. Ama cennete gitti. Kim olduğun kadar kimlerle olduğun da önemli!</span></span></span></em></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"> </span></span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:black"> 2000’li yılların başlarında “milenyum gençliği”, şimdilerde ise “Z” kuşağı diyerek gençliğe yeniden çengel atmaya, onları yeniden kendilerini, ailelerini, çevresini, tarihini, siyasi olayları sorgulamaya, eleştirmeye, karşı koymaya, yakıp yıkmaya yönlendirmeye çalışıyorlar. Teknolojinin ilerlemesiyle “milenyum gençliği”-“Y” kuşağı, bilişim sistemlerinin yaygın kullanımıyla da “Z” kuşağı diyerek gençliği kategorize etmek, onları ayrıştırmak bu millete yapılabilecek en büyük ihanetlerden biri olmaktadır. Müslüman Türk genci, inancı gereği bilim ve teknolojiyi yakından takip etmeli, tarihte atalarının yaptığı gibi dünyaya ışık tutan yeni buluşlara, keşiflere, gelişmelere açık olmalı ve çalışmalıdır. Hamdolsun son yıllarda böyle bir geçlik de vardır ve son sürat yol almakta; tarihin akışını değiştirecek, tarihe yön verecek buluşlara imza atmaktadır. </span></span></span></span></span></span></p>
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"> Bu çalışmaların yaygınlaştırılması ve tüm dünyaya örnek olması için gençlerimizin öncelikle geçmişimize ve inancımıza düşman yabancıların-siyonistlerin yıkıcı tahribatından uzak tutulmaları şarttır. Bunun için de ilkokuldan itibaren eğitimin her kademesinde kendi tarih, kültür ve medeniyetleri ile tanıştırılmalı ve barıştırılmalıdır.</span></span></p>
DİĞER YAZILARI
KURTULUŞUN ANA YOLU 01-01-1970 03:00
TÜRK DİL BAYRAMI VE YUNUS EMRE’Yİ ANMA TÖRENLERİ 01-01-1970 03:00
BU GÜN ANNELER GÜNÜYMÜŞ! 01-01-1970 03:00
“ARAPLAŞMAK” YA DA ZIRVANIN TEVİLİ 01-01-1970 03:00
BAKMAK-GÖRMEK 01-01-1970 03:00
ECEL-VADE 01-01-1970 03:00
Riya 01-01-1970 03:00
Ö Z L Ü S Ö Z L E R 01-01-1970 03:00
AKIL TUTULMASI BİR ZİHNİYETLE KARŞI KARŞIYAYIZ! 01-01-1970 03:00
ON BİR AYIN SULTANI ŞEREF VERDİN, HOŞ GELDİN! 01-01-1970 03:00
ÇEVRE 01-01-1970 03:00
BORÇ(LANMA)-YARDIM(LAŞMA)-HEDİYE(LEŞME) 01-01-1970 03:00
KAFKASLARDAN ESEN YELLER-8 (SON) 01-01-1970 03:00
KAFKASLARDAN ESEN YELLER-7 01-01-1970 03:00
KAFKASLARDAN ESEN YELLER-6 01-01-1970 03:00
KAFKASLARDAN ESEN YELLER-5 01-01-1970 03:00
KAFKASLARDAN ESEN YELLER-2 01-01-1970 03:00
BAŞLARINA BİR GELECEK Mİ VAR! 01-01-1970 03:00
"Alimin ölümü alemin ölümü gibidir" YAVUZ BÜLENT BAKİLER 01-01-1970 03:00
CİMRİLİK 01-01-1970 03:00
HESAP ZAMANI 01-01-1970 03:00
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN EFENDİM 01-01-1970 03:00
CAHİL / CEHALET 01-01-1970 03:00
İNSANLIK 01-01-1970 03:00
İNSAN 01-01-1970 03:00
RÜYA 01-01-1970 03:00
HİZMET 01-01-1970 03:00
MUKADDESATA SALDIRI 01-01-1970 03:00
T E C E L L İ EYLE YA RAB! (EL-CEBBAR, EL-KAHHAR, EL-MÜNTAKÎM) 01-01-1970 03:00
VATANLARI İÇİN KURBAN OLAN 55 BİN CAN 01-01-1970 03:00
GEZİ AYAKLANMASI 01-01-1970 03:00
ARKADAŞ-LIK / DOST-LUK 01-01-1970 03:00
ŞEYTAN VE ŞEYTANLAŞMIŞ KİMSELER... 01-01-1970 03:00
PAKİSTAN ve HİNDİSTAN'ın KEŞMİR SAVAŞI 01-01-1970 03:00
TAMA’(H) VE AÇGÖZLÜLÜK 01-01-1970 03:00
DİNİMİZDE SAĞLIĞIN YERİ VE TEDAVİNİN ÖNEMİ 01-01-1970 03:00
DOST - DÜŞMAN 01-01-1970 03:00
G Ü N D E M 01-01-1970 03:00
E L V E D A 01-01-1970 03:00
HAYAT ÇOK KISA 01-01-1970 03:00
HELAK EYLE YA RAB! 01-01-1970 03:00
İÇ DENETİM – RAMAZAN 01-01-1970 03:00
Y A L A N 01-01-1970 03:00
GÜVEN DUYGUSU 01-01-1970 03:00
FEDAKÂRLIK 01-01-1970 03:00
KUL HAKKI 01-01-1970 03:00
KOMŞULUK 01-01-1970 03:00
HUZUR 01-01-1970 03:00
RAHMET VE MAĞFİRET MEVSİMİ - ÜÇ AYLAR VE REGAİB KANDİLİ 01-01-1970 03:00
NİFAK VE MÜNAFIKLIK 01-01-1970 03:00
GURBET VE SILA-İ RAHİM 01-01-1970 03:00
İSLAM’DA HÜRRİYET MEFHUMU 01-01-1970 03:00
ŞEFKAT 01-01-1970 03:00
SURİYE’DE-HALEP’TE NE İŞİMİZ VAR! 01-01-1970 03:00
RAHMET VE YAĞMUR 01-01-1970 03:00
Ş Ü K Ü R 01-01-1970 03:00
Ç A R E… 01-01-1970 03:00
ZAMAN (VAKİT) 01-01-1970 03:00
MERHAMET 01-01-1970 03:00
FETÖ HENDEKMEKAN OLDU 01-01-1970 03:00
KÖFTECİ YUSUF 01-01-1970 03:00
ECEL-SON NEFES 01-01-1970 03:00
HÜSNÜ ZAN 01-01-1970 03:00
BİR KALBE DOKUNMAK(Anonim) - ŞU İNCELİĞE BAKAR MISINIZ! 01-01-1970 03:00
MUHABBET/SEVGİ 01-01-1970 03:00
İSMAİL HANİYE ŞEHİD OLDU 01-01-1970 03:00
YA ÜMMETİ ÇAĞIRIRSA! 01-01-1970 03:00
15 TEMMUZ DESTANI 01-01-1970 03:00
ŞÜKÜR 01-01-1970 03:00
HİCRİ YILBAŞI-LA TAHZEN! 01-01-1970 03:00
NASİP/KISMET 01-01-1970 03:00
ZALİM/ MAZLUM 01-01-1970 03:00
CENNET MUŞTUSU 01-01-1970 03:00
BURUK BAYRAM 01-01-1970 03:00
FİLİSTİNDEKİ BAŞIBOŞ PİTBULLAR 01-01-1970 03:00
NİSYAN/UNUTMAK 01-01-1970 03:00
İSYAN 01-01-1970 03:00
EYVAHLAR OLSUN! 01-01-1970 03:00
GAZZE’NİN SOLAN ÇİÇEKLERİ/ARAP DÜŞMANLIĞI 01-01-1970 03:00
YIKILASIN EY VAHŞİ, YAMYAM, KATİL, TERÖRİST CANİ İSRAİL! 01-01-1970 03:00
BİR OY! 01-01-1970 03:00
BEŞ YILIN SON UYARISI... 01-01-1970 03:00
Kimlere Oy Verilmez 01-01-1970 03:00
Ç A Y 01-01-1970 03:00
SEYİT AHMET ARVASİ 01-01-1970 03:00
SABIR 01-01-1970 03:00
SELÂM VE SELÂMLAŞMA 01-01-1970 03:00
TİCARET AHLAKI-AHLAKSIZLIĞI 01-01-1970 03:00
41 KERE KAHROLUN! 01-01-1970 03:00
YETTİ ARTIK! 01-01-1970 03:00
CHP BOLU+İP TOKAT+PKK YANGIN=NEYİN İTTİFAKI 01-01-1970 03:00
YANGIN VAR! 01-01-1970 03:00
GENÇLİĞİM EYVAH!-1 01-01-1970 03:00
EBLEH VE AVANESİ 01-01-1970 03:00
BURUK BAYRAM 01-01-1970 03:00
KADİR GECESİ-2 01-01-1970 03:00
KADİR GECESİ-1 01-01-1970 03:00
YUNUS EMRE’NİN İNSAN SEVGİSİ 01-01-1970 03:00
ŞİMDİ HESAP ZAMANI 01-01-1970 03:00
AYASOFYA CAMİİ BAŞ İMAM-HATİBİNE SALDIRI 01-01-1970 03:00
ÖNCE SOKAKLAR BOZULDU / HEDEF AİLEYİ TARUMAR ETMEK! 01-01-1970 03:00
BEYİN MUTASYONU/SİYASET EVRİMİ 01-01-1970 03:00
GÖNÜL 01-01-1970 03:00
SABIR, TEVEKKÜL, KANAAT 01-01-1970 03:00
İLLA EDEP! 01-01-1970 03:00
KÖYDE DEĞNEKSİZ GEZMEK 01-01-1970 03:00
Necati ALODALI, 01-01-1970 03:00
KAHT-I RİCAL (ADAM KITLIĞI) - İÇKİ 01-01-1970 03:00
"EFENDİLER, AGÂH OLUN!" 01-01-1970 03:00
``Orman Yangınları - Verilecek Cezalar`` 01-01-1970 03:00
"Dilimiz ve Halimiz" 01-01-1970 03:00
"Dilimiz ve Halimiz" 01-01-1970 03:00
"İçimizdeki Hainler" 01-01-1970 03:00
G-NL5SXDG3FM
G-VXJRKS55FP
G-FZKYZX0T7W
G-FSDKGZVN2L