GENÇLİĞİM EYVAH!-1
|
Necati ALODALI 23-08-2022 01:41
|
<p>Bir milletin belkemiğini o milletin sahip olduğu gençleri teşkil eder. Sosyal bir varlık olan milletin, bütün fertlerini birbiriyle kaynaştıran, bir arada yaşamalarını sağlayan hususiyetler dil birliği, din birliği, vatan, bayrak, devlet birliğiyle mili ve manevi değerlerinden neşet eden ideal ve gaye birliği ile örf, adet, anane, gelenek ve göreneklerdir. Bu gençliğin, milletin genlerinden kaynaklanan bu değerleri ve bu şuuru taşımaları, irsi olarak intikal eden bu özelliklerin yozlaşmadan, bozulmadan çocuklarına-kendinden sonraki nesillere intikal etmesiyle o milletin devamlılığı sağlanmış olur.</p>
<p>Milletin dinamik gücü olan gençliğin bu özellikleri taşıdığı; beraber gülüp beraber ağladığı, düğününde-cenazesinde aynı duygularla hislendiği, sevinçte, tasada, kıvançta bir olup aynı ortak tavrı sergilediği vakit o milletin yapısı çelikten daha sağlam olur, merhum Mehmet Akif’in dediği gibi “<em>Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez</em>”, o milleti kimse yıkamaz!</p>
<p>Kökü tarihin derinliklerine dayanan Türk Milleti, ataerkil aile yapısının çok güçlü olduğu; aile içindeki bağlılık Hz. Ali’nin <em>“baba gibi devlet, ana gibi nimet, evlat gibi servet bulunmaz” </em>vecizesinde ifadesini bulmaktadır. Bu sağlam temelden kaynaklanan örf, adet, anane, gelenek ve göreneklerine son derece bağlı boylardan müteşekkil yapısıyla birçok devletler kurmuş, Orta Asya’da yüzlerce yıl hasımlarının kokulu rüyası haline gelmiştir. Türk Milletinin bu yüksek hasletleri Müslümanlığı kabul etmeleri ile İslam’ın potasında adeta yeni bir hüviyete kavuşmuştur.</p>
<p>Müslüman Türk Milleti gerek Asya ve Orta Doğuda gerekse Avrupa ve Kuzey Afrika’da hâkimiyet kurduğu bölgelerde hiçbir zaman emperyal bir yönetim göstermemiş; Hindistan’dan Tunus-Fas’a; Somali’den Kırım’a, Avrupa içlerinden Yemen’e kadar adalet ve medeniyet götürmüştür. Hâkimiyeti altındaki yerlerin diline, dinine, kültürüne müdahale etmemiş onları serbest bırakmıştır. Devlet o derece büyümüştü ki idari sistemi de bu büyüklüğü yönetecek şekilde organize edilmişti. Hatta Osmanlı, tebaasına öyle müsamahakâr davranmış ki, size iki misal vereceğim, Allah uzun ömürler versin olayın canlı şahitleri ikisi de sağ. Şimdinin petrol zengini olan Kuveyt’te konferans veren Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'e Arap gençlerden biri kalkıp şu soruyu sorar:</p>
<p>-“Kuveyt mi daha büyük ve güçlü yoksa Osmanlı mı?”</p>
<p>Ahmet hoca insanı dehşetle düşünmeye iten şu cevabı verir:</p>
<p>-“Osmanlı Devleti 36 eyalet idi ve 36 eyaletten biri Bağdat eyaletiydi. Bağdat’ta 29 sancaktan oluşmaktaydı. Bu 29 sancaktan biri de Basra Sancağı idi. Basra’da 31 kazadan oluşmaktadır. Bu kazalardan biri de şimdi Suudi Arabistan'da kalan Lahza’dır. Lahza Kazası da kendi içinde 80 köye ayrılmaktaydı. Bu 80 köyden biri Ebulhayr köyüdür. Bu köyde 15 mezradan oluşmaktaydı. İşte bu mezralardan biri de Kuveyt’ti.”</p>
<p>Yine Kuveyt’e Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma konferansa gider. Bir Arap profesörü İngilizce konuşarak hocaya itiraz eder:</p>
<p>-Osmanlı bizi yıllarca sömürdü asimile etti, der. Kürsüye çıkan İhsan Süreyya hoca Arapça konuşarak onlara:</p>
<p>-Osmanlı neyiniz vardı da sömürdü, henüz petrolünüz yoktu. Osmanlı size hiç dokunmadı, sadece size hizmet etti. Ben bir Türk olarak Arapça konuşuyorum. Bu salondakilerin ekseri Arap, siz bir Arap olarak burada İngilizce konuşuyorsunuz, işte asimile bu, sömürü bu, der.</p>
<p>Salonda bir alkış tufanı kopar, o profesör salonu terk eder gider…</p>
<p> Ceddimizle bu kadar tefahürden sonra asıl konumuza avdet edelim. Bu büyük millet hangi badirelere duçar oldu da bu hale geldik? Tarihin her döneminde büyük devletler güçlerinin devamlılığı için ya yeni fetihler, ya da yeni sömürgeler elde etmesi gerekmekteydi. Osmanlı Devleti asla bir sömürgeci ülke olmadı çünkü gücünü fütuhattan almaktaydı. Osmanlı Devleti bu dönemde devlet olarak gücünün zirvesindeydi. Ancak, İkinci Viyana seferiyle birlikte yeni fetihler bitmişti. “Kemalühu-zevalühu” “Bir şeyin kemale-zirveye ermesi zevalinin başlamasıdır”. Tıpkı öğle vakti zirveye çıkan güneşin bu andan sonra zevalinin başlaması gibi, devlet yönetiminde bir duraklama, bir gerileme sürecine girildi.</p>
<p>Eskiden İtalya ve Fransa gibi ülkeleri bir mektupla hizaya koyan Devleti, çepeçevre kuşatan hasım devletler Osmanlı’dan öç almak için kadim haçlı zihniyeti ile her yola başvurmaya, her fırsatı değerlendirmeye çalıştılar. Osmanlı Devletine karşı yürütülen hasmane çalışmaların tamamını Yahudi-Siyonistler organize ve koordine etmekte, ekonomik gücü de ellerinde tuttuklarından istedikleri şekilde yönetmekteydiler. Öncelikle Gayr-i Müslim yerli halkları organize ve yardım ederek isyan için kışkırtmaya başladılar. Uzun vadede ise devleti içerden çökertip kendi yetiştirecekleri elemanları idareye getirerek her istediklerini yaptıracak bir duruma getirme planlarını işletmeye koydular.</p>
<p>1860 yılında Paris’te “Alliance İsraelite Universelle 1860” ismiyle bir okul açarlar. İlk açılışta sadece Yahudi çocukları eğitmek; kendilerinin ihtiyacı olan elemanlardan başka asıl İslam Âlemini ifsat edecek militanları yetiştirecek olan okul kısa bir süre sonra seçme üstün zekâlı Osmanlı/Müslüman Türk öğrencileri de okula almaya karar verdiler. Onlara verilen özel eğitimler sonunda, kendi duygu, düşünce ve fikirlerine hizmet edecek bürokratik ve askeri kadroların sağlanması için milletine, inançlarına, örfüne, geleneklerine tepeden bakan, hatta düşman olan mankurtlaşmış insanlar olarak yetiştirip payitahta-İstanbul’a önemli görevler için gönderiyorlardı. Bu konudaki üstat Peyami Safa’nın <em>“Bir milleti yok etmek isterseniz askeri istilaya gerek yoktur. Ona tarihini unutturmak, dilini bozmak, dininden soğutmak ve dolayısıyla manevi değerlerini, ahlakını soysuzlaştırmak kâfidir”</em> tespitleri tam da bu durumu özetlemektedir.</p>
<p>Bilhassa 2.Abdülhamid’den sonra ABD’li Siyonistler Avrupa’daki okullarının aynı eğitimlerini vermek üzere İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Diyarbakır, Van, Tarsus, Antep ve emsali diğer şehirlere aynı tip okulları kolaylıkla açmaya ve uzakta eğitim yerine yerinde ve yaygın eğitimle tüm toplumu istedikleri biçimde şekillendirmeye başladılar. Bu okullar daha sonraları Kolej adıyla çoğu şehirde açılmış; işlevlerini kuruluş amaçlarına uygun icra ederken zamanla aynı faaliyetlerine devam etmesi için tamamı Fetönün eline teslim edilmiştir.</p>
<p>“<em>Osmanlı Devletinin son döneminde İslam coğrafyasını adeta bir ahtapot gibi sarıp sarmalayan Siyonist eğitim kurumları hem devletin dağılmasında hem de eğitim sistemimizin kendi medeniyetimize muhalif bir kimlikte şekillenmesinde etkili olmuştur</em>.”</p>
<p>Bu okullar mezun verdikçe ve bunlar Payitaht İstanbul’a ve diğer merkezlerde yuvalandıkça devlete, saltanata ve Sultan Abdülhamit'e karşı tıpkı günümüzdeki ifadeler gibi “özgürlük, demokrasi, fikir özgürlüğü, çağdaşlık” gibi çeşitli kavramlar çerçevesinde baş kaldırılması, isyana teşebbüs edilmesi asla bir tesadüf ürünü değildir. Bir süre sonra Türk Aydın kimliği artık farklı bir karakter ve özellik göstermeye başlayacak; batılı devletleri savunan, onlara hizmet eden bir hüviyet kazanacaktır. Bu kadroların oluşturduğu grup, bir 31 Mart vakası tezgâhı ile Sultan 2. Abdülhamid’i tahttan düşürmüş ve kendi iradelerini uygulamak üzere Yahudilerin Truva atı olarak İttihat ve Terakki denilen örgütü iktidara getirmişlerdir. 2.Meşrutiyetten sonra kurulan Meclis-i Mebusanda bu okul mezunları yer almış; “güçlendirilmiş parlamenter sistem” yönetimindeki ağırlıkları ile kısa zamanda Osmanlı devletini yıkarak İslam dünyasını da paramparça etmeyi başarmışlardır. 33 yıldır Sultan Abdülhamid’den bir karış toprak alamayan Siyonistler böylelikle büyük İsrail'e giden yolda çok önemli bir aşamayı, çok önemli bir merhaleyi kat etmiş oldular.</p>
<p>2. Bölümle Devam edecek….</p>
<p><em>Yukarıda geçen ve yeni neslin anlayamayacağı düşüncesiyle, bin yıldır kullandığımız, ancak çoğu unutturulan bu kelimelerin günümüz Türkçesiyle karşılıkları aşağıya çıkarılmıştır:</em></p>
<p><em>Sergüzeşt :Serüven, macera </em></p>
<p><em>Hususiyet :Özellik</em></p>
<p><em>Neşet :Doğma, çıkma, ileri gelme</em></p>
<p><em>Şuur : Bilinç, düşünme yeteneği</em></p>
<p><em>İrsi : Kalıtımla geçen, genetik </em></p>
<p><em>İntikal : Geçiş, bir yerden başka yere geçme </em></p>
<p><em>Pota : İçinde maden eritilen çok yüksek ısıya dayanan özel kap</em></p>
<p><em>Haslet : Yaratılıştan gelen özellik, huy </em></p>
<p><em>Müteşekkil : Meydana gelmiş, oluşmuş, şekillenmiş </em></p>
<p><em>Hasım : Düşman </em></p>
<p><em>Hâkimiyet : Egemenlik </em></p>
<p><em>Tebaa : Uyruk, bağlı olanlar </em></p>
<p><em>Müsamahakâr : Hoş görülü </em></p>
<p><em>Ced : Ata, dede, soy</em></p>
<p><em>Tefahür : Övünme </em></p>
<p><em>Avdet : Dönmek</em></p>
<p><em>Badire : Ansızın ortaya çıkan tehlike </em></p>
<p><em>Duçar : Yakalanmış, maruz kalmış, tutulmuş</em></p>
<p><em>Fütuhat : Zaferler, kazanılmış savaşlar </em></p>
<p><em>Kemal : Olgunluk, zirve</em></p>
<p><em>Zeval : Yok olma, sona erme, ortadan kalkma </em></p>
<p><em>Mankurt : Şuurunu kaybetmiş, kendine yabancılaşmış köle, mankafa</em></p>
<p><em>Payitaht : Başkent</em></p>
<p><em>İstila : Savaşarak işgal etme,</em></p>
<p><em>Merhale : Aşama</em></p>
<p> </p>
DİĞER YAZILARI
HER YILINIZ HAYR OLSUN 01-01-1970 03:00
KURTULUŞUN ANA YOLU 01-01-1970 03:00
TÜRK DİL BAYRAMI VE YUNUS EMRE’Yİ ANMA TÖRENLERİ 01-01-1970 03:00
BU GÜN ANNELER GÜNÜYMÜŞ! 01-01-1970 03:00
“ARAPLAŞMAK” YA DA ZIRVANIN TEVİLİ 01-01-1970 03:00
BAKMAK-GÖRMEK 01-01-1970 03:00
ECEL-VADE 01-01-1970 03:00
Riya 01-01-1970 03:00
Ö Z L Ü S Ö Z L E R 01-01-1970 03:00
AKIL TUTULMASI BİR ZİHNİYETLE KARŞI KARŞIYAYIZ! 01-01-1970 03:00
ON BİR AYIN SULTANI ŞEREF VERDİN, HOŞ GELDİN! 01-01-1970 03:00
ÇEVRE 01-01-1970 03:00
BORÇ(LANMA)-YARDIM(LAŞMA)-HEDİYE(LEŞME) 01-01-1970 03:00
KAFKASLARDAN ESEN YELLER-8 (SON) 01-01-1970 03:00
KAFKASLARDAN ESEN YELLER-7 01-01-1970 03:00
KAFKASLARDAN ESEN YELLER-6 01-01-1970 03:00
KAFKASLARDAN ESEN YELLER-5 01-01-1970 03:00
KAFKASLARDAN ESEN YELLER-2 01-01-1970 03:00
BAŞLARINA BİR GELECEK Mİ VAR! 01-01-1970 03:00
"Alimin ölümü alemin ölümü gibidir" YAVUZ BÜLENT BAKİLER 01-01-1970 03:00
CİMRİLİK 01-01-1970 03:00
HESAP ZAMANI 01-01-1970 03:00
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN EFENDİM 01-01-1970 03:00
CAHİL / CEHALET 01-01-1970 03:00
İNSANLIK 01-01-1970 03:00
İNSAN 01-01-1970 03:00
RÜYA 01-01-1970 03:00
HİZMET 01-01-1970 03:00
MUKADDESATA SALDIRI 01-01-1970 03:00
T E C E L L İ EYLE YA RAB! (EL-CEBBAR, EL-KAHHAR, EL-MÜNTAKÎM) 01-01-1970 03:00
VATANLARI İÇİN KURBAN OLAN 55 BİN CAN 01-01-1970 03:00
GEZİ AYAKLANMASI 01-01-1970 03:00
ARKADAŞ-LIK / DOST-LUK 01-01-1970 03:00
ŞEYTAN VE ŞEYTANLAŞMIŞ KİMSELER... 01-01-1970 03:00
PAKİSTAN ve HİNDİSTAN'ın KEŞMİR SAVAŞI 01-01-1970 03:00
TAMA’(H) VE AÇGÖZLÜLÜK 01-01-1970 03:00
DİNİMİZDE SAĞLIĞIN YERİ VE TEDAVİNİN ÖNEMİ 01-01-1970 03:00
DOST - DÜŞMAN 01-01-1970 03:00
G Ü N D E M 01-01-1970 03:00
E L V E D A 01-01-1970 03:00
HAYAT ÇOK KISA 01-01-1970 03:00
HELAK EYLE YA RAB! 01-01-1970 03:00
İÇ DENETİM – RAMAZAN 01-01-1970 03:00
Y A L A N 01-01-1970 03:00
GÜVEN DUYGUSU 01-01-1970 03:00
FEDAKÂRLIK 01-01-1970 03:00
KUL HAKKI 01-01-1970 03:00
KOMŞULUK 01-01-1970 03:00
HUZUR 01-01-1970 03:00
RAHMET VE MAĞFİRET MEVSİMİ - ÜÇ AYLAR VE REGAİB KANDİLİ 01-01-1970 03:00
NİFAK VE MÜNAFIKLIK 01-01-1970 03:00
GURBET VE SILA-İ RAHİM 01-01-1970 03:00
İSLAM’DA HÜRRİYET MEFHUMU 01-01-1970 03:00
ŞEFKAT 01-01-1970 03:00
SURİYE’DE-HALEP’TE NE İŞİMİZ VAR! 01-01-1970 03:00
RAHMET VE YAĞMUR 01-01-1970 03:00
Ş Ü K Ü R 01-01-1970 03:00
Ç A R E… 01-01-1970 03:00
ZAMAN (VAKİT) 01-01-1970 03:00
MERHAMET 01-01-1970 03:00
FETÖ HENDEKMEKAN OLDU 01-01-1970 03:00
KÖFTECİ YUSUF 01-01-1970 03:00
ECEL-SON NEFES 01-01-1970 03:00
HÜSNÜ ZAN 01-01-1970 03:00
BİR KALBE DOKUNMAK(Anonim) - ŞU İNCELİĞE BAKAR MISINIZ! 01-01-1970 03:00
MUHABBET/SEVGİ 01-01-1970 03:00
İSMAİL HANİYE ŞEHİD OLDU 01-01-1970 03:00
YA ÜMMETİ ÇAĞIRIRSA! 01-01-1970 03:00
15 TEMMUZ DESTANI 01-01-1970 03:00
ŞÜKÜR 01-01-1970 03:00
HİCRİ YILBAŞI-LA TAHZEN! 01-01-1970 03:00
NASİP/KISMET 01-01-1970 03:00
ZALİM/ MAZLUM 01-01-1970 03:00
CENNET MUŞTUSU 01-01-1970 03:00
BURUK BAYRAM 01-01-1970 03:00
FİLİSTİNDEKİ BAŞIBOŞ PİTBULLAR 01-01-1970 03:00
NİSYAN/UNUTMAK 01-01-1970 03:00
İSYAN 01-01-1970 03:00
EYVAHLAR OLSUN! 01-01-1970 03:00
GAZZE’NİN SOLAN ÇİÇEKLERİ/ARAP DÜŞMANLIĞI 01-01-1970 03:00
YIKILASIN EY VAHŞİ, YAMYAM, KATİL, TERÖRİST CANİ İSRAİL! 01-01-1970 03:00
BİR OY! 01-01-1970 03:00
BEŞ YILIN SON UYARISI... 01-01-1970 03:00
Kimlere Oy Verilmez 01-01-1970 03:00
Ç A Y 01-01-1970 03:00
SEYİT AHMET ARVASİ 01-01-1970 03:00
SABIR 01-01-1970 03:00
SELÂM VE SELÂMLAŞMA 01-01-1970 03:00
TİCARET AHLAKI-AHLAKSIZLIĞI 01-01-1970 03:00
41 KERE KAHROLUN! 01-01-1970 03:00
YETTİ ARTIK! 01-01-1970 03:00
CHP BOLU+İP TOKAT+PKK YANGIN=NEYİN İTTİFAKI 01-01-1970 03:00
YANGIN VAR! 01-01-1970 03:00
GENÇLİĞİM EYVAH! (2) 01-01-1970 03:00
EBLEH VE AVANESİ 01-01-1970 03:00
BURUK BAYRAM 01-01-1970 03:00
KADİR GECESİ-2 01-01-1970 03:00
KADİR GECESİ-1 01-01-1970 03:00
YUNUS EMRE’NİN İNSAN SEVGİSİ 01-01-1970 03:00
ŞİMDİ HESAP ZAMANI 01-01-1970 03:00
AYASOFYA CAMİİ BAŞ İMAM-HATİBİNE SALDIRI 01-01-1970 03:00
ÖNCE SOKAKLAR BOZULDU / HEDEF AİLEYİ TARUMAR ETMEK! 01-01-1970 03:00
BEYİN MUTASYONU/SİYASET EVRİMİ 01-01-1970 03:00
GÖNÜL 01-01-1970 03:00
SABIR, TEVEKKÜL, KANAAT 01-01-1970 03:00
İLLA EDEP! 01-01-1970 03:00
KÖYDE DEĞNEKSİZ GEZMEK 01-01-1970 03:00
Necati ALODALI, 01-01-1970 03:00
KAHT-I RİCAL (ADAM KITLIĞI) - İÇKİ 01-01-1970 03:00
"EFENDİLER, AGÂH OLUN!" 01-01-1970 03:00
``Orman Yangınları - Verilecek Cezalar`` 01-01-1970 03:00
"Dilimiz ve Halimiz" 01-01-1970 03:00
"Dilimiz ve Halimiz" 01-01-1970 03:00
"İçimizdeki Hainler" 01-01-1970 03:00
G-NL5SXDG3FM
G-VXJRKS55FP
G-FZKYZX0T7W
G-FSDKGZVN2L