Kırık
Cam Teorisi?ini duydunuz mu?
1982
yılında iki bilim adamı, George L.Kelling ile James Q. Wilson, düzensizlik ve
suçun yayılımını açıklamak üzere "Kırık Pencereler Kuramı"nı
geliştirdiler.
Küçük
ve başlangıçta az sayıdaki kuralsızlıklar sonunda bir zamanla çoğalarak yasal
ve etik kuralları yok etmeye başlar.
ABD`li
suç psikoloğu Philip Zimbardo`nun 1969`da yaptığı bir deneyden ilham alınarak
geliştirilmiş. Zimbardo, suç oranının yüksek olduğu Bronx ve daha yüksek yaşam
standardına sahip Palo Alto bölgelerine birer 1959 model otomobil bırakır.
Araçların
plakası yoktu, kaputları açıktır. Olup bitenleri gizli kamerayla izlerler.
Bronx`taki
otomobil üç gün içinde baştan aşağıya yağmalanır. Diğerine ise bir hafta
boyunca kimse dokunmaz. Zimbardo ile iki öğrencisi, sağlam kalan otomobilin
yanına gidip çekiçle kelebek camını kırarlar. Daha ilk darbe indirilmişti ki
çevredeki insanlar (yani zenginler) de olaya dahil oldular.
Birkaç
dakika sonra o otomobil de kullanılmaz hale gelir. Zimbardo, "İlk camın kırılmasına, ya da
çevreyi kirleten ilk çöpe, ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. Aksi halde
kötü gidişatı engelleyemeyiz" der.
Zimbardo?nun
1959´da yaptığı ve ´Kırık Cam Teorisi´ni ispatlayan araştırmasından New York´un efsanevi Belediye Başkanı Rudolph
Giuliani , şehrin yaşam kalitesini arttırmak ve suçlulardan temizlemek için
ilham alır. Bu araştırmanın da kullanılmasıyla New York, daha güvenli bir şehir
haline gelir.
Yıllar
sonra Giuliani´ye bunu nasıl başardığını sorduklarında ise şöyle der:
"Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından bir tanesi kırık olsa bile,
o camı hemen tamir ettirmezseniz, yoldan geçen herkes bir taş atıp binanın tüm
camlarını kırmaya başlar. Ben, ilk cam kırıldığında hemen tamir ettirdim. Bir
elektrik direğinin dibine ya da binanın önüne biri, çöp bıraksın mesela. O çöpü
hemen kaldırmazsanız herkes çöpünü oraya bırakır ve kıza zamanda çöplük haline
dönüşür bu bölge. İlk çöp torbasını hemen kaldırttım..."
Bir
sokağın suç bölgesine dönüşme süreci de, önce tek bir pencere camının
kırılmasıyla başlıyor. Çevreden tepki gelmez ve cam hemen tamir edilmezse
oradan geçenler o bölgede düzeni sağlayan bir otorite olmadığını düşünüyor,
diğer camları da kırmaya başlıyor. Ardından daha büyük suçlar geliyor. Bir süre
sonra o sokak, polisin bile giremediği bir yere dönüşüyor.
Bunu
anlayan New York polisi önce küçük suçların peşine düşerek toplu taşama
araçlarına bilet almadan kaçak binenlerin, apartman girişlerini veya metroları
tuvalet olarak kullananların, kamu malına zarar verenlerin, içki şişelerini
yola atanların peşine düşüp yakalayıp
cezalandırmış. Polis bu kararlılığıyla "küçük büyük fark etmeden
bir sokağın, bir istasyonunun veya mahallenin suç üreten yere dönüşmesine izin
vermemiştir.Sonunda da şehri suçtan arındırmayı başarmışlardır.
Herhangi
bir ortamdaki düzenin bozulması ve kuralların çiğnenmesi, o ortamda başka
insanlar tarafından da kuralların da çiğnenmesine zemin hazırlar. Bu teori bize
gösteriyor ki küçük ve başlangıçta az yapılan kuralsızlıklar zamanla çoğalarak yasal ve etik kuralları yok
etmeye başlar.
Her
şey ufak bir yanlışla başlar ve önüne geçilmezse büyük zararlara yol açar. Bir
kasa elmada bir elmanın çürümesi diğer
elmaların da çürümesine sebep olur. Çare ise çürük elmayı alıp kasadan
atmaktır.
Bu
teorilerden geleceğim konu haksızlıklara karşı olan davranışlarımızdır.
Haksızlıkların önüne geçmek te Rudolph
Giuliani?nin uyguladığı yöntemle
mümkündür diye düşünüyorum. Ufak bir haksızlık karşısında susmak kırık cam
teorisi gibi diğer haksızlıkları da meşru kılabilir. Haksızlığın olduğu
toplumların ise barış, güven ve huzur içinde olması imkansızdır. Toplumu ve
milleti ilgilendiren meselelerde herkesin duyarlı ve hassas olması gerekir.
Çünkü toplum bir bütündür ve küçük bir bozulma tüm bütünü bozar.
Bizler
ülkemizde yaşanan haksızlıklara ses çıkarmayıp böyle gelmiş böyle gidercilik
yaparsak ya da bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılık emin olun bir gün o
haksızlığın mağduru biz oluruz.
Peygamberimiz
bu konuda ?Mü?minler, birbirlerini
sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerine şefkat göstermekte bir cesede
(vücuda) benzerler. O cesetten bir organ rahatsızlanırsa, diğer organlar da
uykusuzluk ve humma (ateşli hastalık) gibi sebeplerle tesir altında kalır ve
hastalanır? diyerek konuyu çok güzel anlatmıştır.
Kandiliniz
mübarek olsun ve geceniz ibadet yönünden bereketli geçsin. Rabbim
göremediklerimizi idrak ettirsin. Sevgiyle?




