Kör ve sağır! Dünyanın bir köşesinde insanlar zulmün yakıcı
rüzgarlarıyla savaşırken sen sıcak yuvanda iğne ucu kadar bile olmayan
dertlerini dağ gibi büyütürsün de
insanlığını küçülttüğünü bilmez misin?
Boynuna kadar
battığın bencillik denizinde etrafınla uğraşırken bir yerlerde insanların
sadece nefes alabilmek için uğraştığını bilmez misin?
Senin ruhun sadece sıkılırken bir yerlerde ruhları oluk oluk
kanayan insanlar olduğunu düşünmez misin?
Doğu Türkistan, sadece inancından dolayı insanların zulüm rüzgarlarıyla yakılıp
yıkıldığı , insanlıktan nasibini
almamış zebani kılıklıların , Müslüman kanıyla
topraklarını suladığı , bir gün manşetlerde olan ertesi gün unutulan ,kelimelerin tükendiği
yerde sadece yaşamak için uğraşanların çektiklerini görmez misin?
?Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur. ? der Cemil
Meriç. Dünya ise sessiz, bilmez misin sükut ikrardan gelir? Sen sustukça devam
edecek bu zulüm, sen sustukça kanayacak hem bedenler hem ruhlar ! Sustukça
tarih bizi kardeş yazar mı? Yazsa bile kardeş bunu unutur mu?
Vah kardeşlerime! Vah bize! Vah ki ne vah!
Arka bahçendeki çiçekler yandı ,yağmur da yağmıyor artık!
Toprak kuru kuru nefes almaya çalışırken çocukların çığlığı içinde onların
kanlarıyla boğuluyor duymaz mısın? Bu
mahşerden kaçabilenler çadırlara hayallerini asarken bedenen ölmeyip ruhen kim
bilir kaç defa öleceklerini düşünüyor. Orhan Veli?nin mısralarındaki gibi
bedava değil yaşamak. Bedelini onuruyla, kanıyla, ruhuyla ödüyor.
Cennetin ateşler içinde kalan yangın yeri olmuş bilmezsin?
Bencilliğin ip gibi boynunda seni kendi cennetinin derdine düşürür. Halbuki
öyle miydi peygamber? Her gün insanlık için akıttığı gözyaşlarıyla titrerdi
alem .Keşke saçından sakalından önce ruhunu örnek alabilseydik. Ahlakıyla
ahlaklansaydık. Maddeden manaya dönüşebilseydik?
Yeşil Yol filmindeki Jhon Coffey gibi bazı insanlara iyi
gelmiyor insanlık. Hani tüm gücümüzle
bağırsakta içimizden çıksa tüm öfkemiz, değiştiremediklerimiz ama imkansız
çünkü bağıracak olan yüreğimiz taş olmuş. Yapay sevgilerle kaplamışız sonra
kendimiz bile inanmışız taş olmadığına.
Görmeyenle gören bir
olmaz, der Rab! Lüks otellerin
odasında Kabe?yi izlerken görmez
misin Kabe altın örtülerinin içinde dünyadaki zulme ağlıyor.
Kendine Müslüman, kendine iyi, kendine haklı?Ya insanlığa?




