Ayçiçeği tarlasında bütün ayçiçeklerinin yüzünü güneşe
döndüğünü görürsünüz. Arada birkaç ayçiçeğinin yönü ise güneşe tam zıt yöndedir
. Dikkatinizi bu ayçiçekleri çeker. Diğerleri olağan, sıradandır. Aykırı
olanlar ise dikkat çekicidir.
İşte bazı insanlar bu ayçiçeklerine benzer.
Düşünceleriyle aykırı , görüntüsüyle farklı ,hareketleriyle olağandışıdırlar.
Nerede olursa olsun dikkat çekmeyi başarırlar. Sadece görüntüsü ile farklı
olmaya çalışanalar dışı parlak içi boş kutuya benzer. Kabını attınız mı aslında
sıradan birini görürsünüz.
Davranışlarıyla farklı olmaya çalışanların ise içi dışı bir değilse eğer çift
kişilikli yani disosiyatif kimlik
bozukluğu olduğunu düşünerek bunlardan
ufak ufak kaçmaya başlarsınız. En güzel farklılık düşüncede farklı olabilmektir
ki bu gerçekten en zorunu başarabilmektir.
Albino olarak adlandırılan ve türüne ender rastlanan
beyaz karganın siyah kargalar tarafından kendilerine benzemediği için yok
edildiğini belki duymuşsunuzdur. Sürüye özgü bir davranış türüdür bu. İnsanlar
da sürüleştiğinde bu durum görülebilir.
Aykırı düşünceden dolayı ötekileştirilebilir,
kırılabilir, kırabilir, yıkabilir ,sevilmeyebilir hatta ceza alabilirsiniz.
Önyargı dediğimiz kavram insanların aykırı düşünmesinin önüne set örer. Sürü
psikolojisi bizi aykırı düşünmekten alıkoyar. En büyük neden ise korkudur.
İnsan yalnız kalmaktan korkar. Tek başına mücadele etmek istemez. Belki de bu
sebeple kafasına uymasa da bir yolunu bulur, kafasını olağan olmaya uydurur.
Halbuki dünyayı değiştirenler her zaman aykırı düşünenler
ve bu düşüncesinin arkasında gidebilenler olmuştur.
Fatih Sultan Mehmet Han gemileri karada yürüterek
İstanbul?u fethetmiştir. Herkes dünyanın düz olduğuna inanırken Galileo
dünyanın yuvarlak olduğunu söylemiştir. Galileo bu düşüncesi yüzünden
engizisyon mahkemelerinde yargılanmıştır. Bugün zamanın ötesindeki bilim adamı
olarak kabul edilen Tesla elektriğin kablosuz taşınabileceği söylediğinde
çılgın olduğu düşünülmüştür. Steve Jobs Apple?ı
evinin garajında aykırı düşünürek on yılda geliştirmiştir. Odysseus
Truvalılara yapılan savaşta ahşap bir at yaparak şehre sızmıştır.
Önyargıları kırıp çöp kutusuna atmalı ki önümüzde duran
duvarlar yıkılsın. At gözlüklülerini takmayı artık bırakmalıyız ki ufkumuz
genişlesin. Yalnız kalmaktan korkmazsak eğer
düşüncelerimizin peşinden gidebiliriz. Kimsenin düşünemediğini
düşünebilirsek ,yapmadığını yapabiliriz. Fark yaratabilmek farklı düşüncelerin
davranışa dönüşebilmesi demektir.
Yanlışa yanlış demekten korkmamalıyız. Sürü
psikolojisinden sıyrılarak kendi düşüncelerimizi özgürleştirmeliyiz. Bizim
cesaretimiz siyah görünen beyaz kargalara
da cesaret verir kim bilir?




