Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
21. Yüzyıl Becerileri ve "Kodlama"
Sümeyye UZUN

Sümeyye UZUN

21. Yüzyıl Becerileri ve "Kodlama"

28 Şubat 2017 - 23:40 - Güncelleme: 28 Şubat 2017 - 23:47

Son TÜİK verilerine göre ülkemizde telefon kullanma yaşı 10, bilgisayar kullanma yaşı ise 8’e düşmüştür. Teknolojiyle dolu bir dünyanın içinde doğan ve yetişen çocuklar eğlence, oyun oynama, ödev, iletişim gibi eylemleri artık telefon, tablet ya da bilgisayar üzerinden gerçekleştiriyorlar. Teknolojiyle çok erken yaşta tanıştıklarından, onu kullanma yaşı da giderek düşmektedir. Şu an 3-4 yaşlarındaki bir çocuk okuma/yazma bilmemesine rağmen rahatlıkla tablet kullanabilmektedir. Bu da çocukları bekleyen “teknoloji bağımlılığı” adında bir tehlike midir? Peki bu tehlikeyi tam tersine çevirebilir miyiz? Teknolojinin gidişatına DUR diyemeyeceğimize ya da çocukların teknoloji kullanımına engel olamayacağımıza göre geriye tek bir seçenek kalıyor; EĞİTİM.

Teknoloji ve internetin baş döndürücü gelişimi ve her geçen gün de bu gelişmelere bir yenisinin eklenmesi, hayal bile edemeyeceğimiz şekilde gelişmeye devam edeceği de aşikârdır. Bu nedenle gelecek yılların teknolojisi de bilgisayar ve internet teknolojileri üzerinden olacağı bir gerçektir. Teknoloji nimetlerinden faydalanmak, geleceğe yönelik nitelikli insan yetiştirmek ve teknolojiyi kullanarak yetişen gençlere doğru eğitimi vermek kullandıkları cihazları kontrolleri altına almalarını sağlamak gerekiyor. İşte tam da bu noktada devreye “kodlama”, robotik kodlama”, “teknolojiye hazırlık” gibi dersler giriyor. Ülkemizde de müfredata alınması konuşulan bu dersler 21.yüzyıl becerilerini içeriyor. Analitik düşünme, problem çözme, tasarım odaklı düşünme, yaratıcılık ve eleştirel düşünme gibi becerilerin öneminin tüm dünya tarafından fark edilmesi, bu yönde eğitim sistemlerinde değişiklik yapmalarına sebep olmuştur. Ülkemizde de bazı özel okullar da anasınıfından itibaren kodlama dersi verilmeye başlanmıştır.

Çocuklar bilgisayar başında daha fazla vakit geçirecekler diye bu dersler kimsenin gözünü korkutmasın. Zaten o vakit bir şekilde geçiriliyor. Bu konu da Gazi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Selçuk Özdemir “Çocukların bilişim araçlarını “amacına uygun” olarak kullanması ile sokakta oynamaları sanki birbirinin alternatifi olarak gösteriliyor. Su, dünyanın en faydalı içeceği ama bir çocuk günlük 1-2 litre değil de 10 litre su içerse bir hafta içinde böbreklerini kaybedebilir. Aileler ve eğitimciler, benzer şekilde çocuklarının bilişim araçlarını “doğru” ve “dengeli” bir şekilde kullanmasını sağlayacakları yerde doğrudan “su içmeyi yasaklamayı” tercih ediyor görünüyorlar. Aileler ve eğitimcilere bu işin nasıl olması gerektiği ile ilgili “çalışan doğru modeller” sunulması gerekiyor. Teknolojinin sadece zararlı yönünü yaşamış bir toplumun sahip olduğu “kirli algıyı” temizleyecek başarılı modeller ve rol modeller, anne-babaların ve eğitimcilerin farkındalığının düzeltilmesine yardımcı olacağına inanıyorum” diyor.

 Kodlama dersinin amacı; o vaktin daha iyi değerlendirilmesini sağlamak, kullandığı teknolojiyi anlayabilmek, oynadığı oyunun nasıl programlandığını düşünebilmek, bir şeyler üretebilmek… Neden üretemeyelim ki zaten? Neden bizim ülkemizden de Facebook gibi bir uygulama çıkmasın? Aslında teknolojiyi kullanmada üstümüze yok, gencinden yaşlısına hepimiz bir şekilde teknolojiyi kullanmayı öğreniyoruz, sağladığı kolaylıklardan faydalanıyoruz. Toplum olarak “Bilgi akar, Türk bakar” gibi üzerimize yapışmış rehavetten bir an önce kurtulmalıyız. Çünkü artık teknolojiyi tüketen ve kullanan değil, üreten ve pazarlayan kazanacak.

Zihinsel gelişimleri ve düşünme yapıları açısından bilişim ve teknoloji eğitiminin küçük yaşlarda verilmesi, teknolojiyi anlama bilincinin küçük yaşlarda kazandırılması öneriliyor. Bilişim alanında dünyada en çok bilinen “Bill Gates (Microsoft)”, “Steve Jobs (Apple)”, "Mark Zuckerberg (Facebook)” gibi isimlerin ortak özelliği erken yaşta programlamayı öğrenmiş olmalarıdır. Tabii ki kodlama dersini alan herkesten programcı olması beklenemez. Ama en azından bu ders sayesinde çocuklar yazılım bilgisinin temellerini, algoritmik düşünme yeteneğini ve problem çözme yeteneği gibi birçok kazanımı elde edecektir.  Bunun için bizlerde çocuklarımızın kodlama öğrenmesine destek vererek, onların teknolojiyi öylesine kullanan bireyler değil, geleceği şekillendirebilecek bireyler olmasını sağlayabiliriz.

Ülkedeki herkes bilgisayar programlamayı öğrenmeli, çünkü programlama size nasıl düşüneceğinizi öğretir.” Steve JOBS

 

Sümeyye UZUN

Bu yazı 844 defa okunmuştur .

Son Yazılar