Reklam
Reklam
ABDEST NİYETİ HAKKINDA GÖRÜŞLER
Reklam
Mehmet Ali KIRBOĞA (KARASAKAL HOCA)

Mehmet Ali KIRBOĞA (KARASAKAL HOCA)

ABDEST NİYETİ HAKKINDA GÖRÜŞLER

13 Aralık 2018 - 14:00

Niyet, kalbin bir şey üzerine azmidir. Istılahda (Deyim, sözün, lügat manasından başka anlamda kullanılması) ise; Vacip Teala’ya yaklaşma kasdedilir. Niyet kelimesi şedde ile okunmakta, Kuhistani’de tahfifen (Bir kelimenin telaffuzunu kolaylaştırmak için, bir harfin bilerek atılması, hafifletmeki çin) Niyet olarak yazılmıştır.

Abdestte niyet, hanefilere göre sünnettir. Niyetsiz alınan abdestle namaz kılınırsa sahih olur. Abdest alan kimse için temizliğe niyet etmesi müstehaptır. İmam-ı Şafii (r.a) katında ise abdestte niyet farzdır. Çünkü o bir ibadettir. Öyle ise niyetsiz sahih olmaz. Tıpkı teyemmümde olduğu gibi. Bizim (Hanefiler) için şu durum vardır ki: bir Kurbet (Allah’a yakın olabilmek için yapılan iş) ancak niyet ile olur. Fakat abdest, namaz için bir anahtar olarak vaki olmuştur.

Fıkıh alimlerinin söylediklerine göre, niyetsiz abdest ibadet değildir. Bundan sevap da hasıl olmaz. Çünkü sevab niyete göredir. Yani ibadet niyeti olması gerekir. Mebsudu serahsi’de bahsedildiğine göre, emrolunan odur ki niyetsiz abdesten sevap hasıl olmaz. Lakin namazın sıhhatine de mani olmaz. Zira abdest, emrolunan maksat değildir, maksat belki temizliktir. Yani niyetsiz abdeste emredilen ibadet adı verilmez velev ki onunla kılınan namaz sahih olsa bile.

Dürri Muhtar Haşiyesi (kitabın şerhi) olan Tahtavi’de, abdeste niyet farz değildir. Fakat sevap olan odur ki, abdestin ibadet olabilmesi için niyet şarttır.

Namazın miftahı (anahtarı) abdeste niyetin şart olmadığının sebebi: Cahil olan bir arabiye abdest talim ederken peygamberimiz (s.a.v)’nin niyeti öğretmediği bir hal sebep oldu. Eğer farz olsaydı, o cahil arabiye abdesti öğretirken niyeti de talim buyururlar idi.

EL BAHR adlı eserde şöyle deniliyor: “Abdestin namaza anahtar olması hususunda niyet şart değildir. Niyet, esah kavle göre ancak, abdestin, sevaba sebep olması hususunda şarttır. (Niyetsiz abdeste sevap verilir diyenler de vardır.)

HÜKMÜ: Niyetin, abdest ve gusulde sünnet olmasıdır. Namaz ve zekat gibi bizzat maksud olan ibadetlerle teyemmümde, hurma şırası ve eşek artığı ile alınan abdestte, keffaretlerde ve abdestin ibadet olmasında niyet şarttır. Niyetin yeri kalbtir. Kalbten niyet etmeden sadece dil ile niyeti söylemek kafi değildir. Kalbini toparlayıp, onunla niyet etmeye muktedir değilse veya kalbi ile ettiği niyette şüphesi varsa, bu takdirde dil ile niyet kafidir. Ancak dil ile niyeti söylemek hakkında çeşitli kaviller vardır. Sünnet, müstehab veya mekruh olup olmadığı hususlarında ise kesin bir kavil yoktur.

Fethul Kadir’de Peygamber (s.a.v)’den ve ashabından niyeti, dil ile söyledikleri, sahih veya zayıf, hiçbir hadiste nakledilmemiştir diyor. İbn. Emir Hacc buna “dört mezhep imamından da nakledilmiştir” cümlesini ilave ediyor. Sözün tamamı “El-Esbah’ın” niyet bahsindedir.

Niyetin zamanı: niyet ibadetlerin evvelidir. Velev ki hükmen olsun. Mesela bir kimse evinde namaza niyet eder de mescide giderek o niyetle namaza başlar ve araya namaza mani bir ara da girmezse, hükmen namazın başında niyet etmiş sayılır. Zekatın farz miktarını malından ayırırken, oruca akşamdan, hacca ihrama giderken niyet etmek de bu kabildendir. İzahı “El Eşbah”tadır.

Niyetin Şartı: Niyet ettiği şeyi bilmek ve kastettiği fiille niyet arasında, niyete aykırı bir şey yapmamaktır. Bunun izahı da “El Esbah”tadır.

Kasıttan murat, niyetle kastedilen şeylerdir. Niyetten maksat ise ulemaya göre, ibadetleri adetlerden ve bazı ibadetleri biribirinden ayırmaktır demişlerdir.

Cevhere’de Hanefiler’de niyet, yüzü yıkarken sünnettir. Esbah’ta ise, müstehab olan niyetin, elleri yıkarken yapılan niyet olduğu söylenmektedir.

Hanefilere göre, yüzü yıkamadan az önce niyet edilmesi sünnettir. Şafii’lerde abdest’te niyet farz olduğu gibi, niyetin yeri kalbdir. Lisan ile söylemek bid’attır. Hanefilere göre ise niyetin yeri, diğer sünnetlerden önce gelir.

Hulasa; Gusülde niyet, yüzü yıkarken, teyemmümde niyet elleri toprağa koyarken, abdestte niyet, elleri yıkarken sünnet olduğu gibi, imamın niyeti, kendisine cemaatce uyulacağı sırada, cemaatin niyeti(fethül Kadir’de), efdal olan iftitâh tekbiri sırasındadır. Yani imam, tekbiri tahrimi alırken, imamın niyetinin tamamlandığı sırada oluyor.

Bu yazı 559 defa okunmuştur .

Son Yazılar