GAYRET, BAŞARI VE MUTLULUK
Reklam
Burhanettin SAYGILI

Burhanettin SAYGILI

GAYRET, BAŞARI VE MUTLULUK

14 Ağustos 2017 - 14:52 - Güncelleme: 29 Mayıs 2018 - 09:44

Gayret,Başarı ve Mutluluk

    İnsanın ütopyasıdır;hiçbir zorluğa maruz kalmadan,kusursuz bir hayata ulaşmak.Bir çeşit cennet tahayyülüdür.Gönlünden geçen her şey kendinin olsun ister.Nimetler sınırsız,külfet sıfır olsun ister.

    Oysa ki insanı mutluluğa ulaştıran,başarıdan ziyade bizatihi hedefe giden yoldur.Mesul olduğu zafer değil seferdir.Muhatap olduğu düstur ‘’Biz insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık’’tır.(17/13)

    Eğer mutluluk süreç değil başarı olsaydı.O bir nokta olurdu.İnsan başarıya ulaşsa bile,bir lahza mutlu olabilirdi.Hedefin öncesi ve sonrası mutluluk olmazdı.

    Varsayalım,insanın ütopyası tezahür etsin.Bu durumdan en çok kişi muzdarip olur.Mesela birisi fedakarlıkta bulunmadan,gayret göstermeden en ağır halteri kaldırıp başarıya ulaşsın.Kasların,liflerin hasar göreceği aşikar.Öte yandan gerekli idmanları yaparak başardığında,sakatlanmayacaktır.Bedeni ve ruhu ağırlık kaldırmaya hazır olacaktır.Gayret gösterip başarı ve mutluluğu yakalayacaktır.

    Öğrenciyken,yaz tatillerinde çalışıyordum.Çalıştığım bir yaz,Avrupa Kupası maçı vardı.Günümüz çok yoğun geçmiş,yorgun ve bitap düşmüştük.Yine de maç izleyecek bir mekan bulmuştum.Maçı ucuza getirmek için birkaç çayla yetinecektim.

    Garson elinde sipariş etmediğim tabaklarla masama hücum etti.Maç başlamadan ilk tehlikeli atak benim kalede cereyan etmişti.Keyfim kaçtı.Maçı statta izleme maliyetiyle karşılaşacaktım.Karşı atağa geçip,itiraz ettim.Garson getirdiklerinin ikram olduğunu belirtti.Arka masada bir beyefendiyi işaret etti.Döndüm ve adamla göz göze geldik.Baş selamıyla selamlaştık.

    Müsaade isteyerek masama geldi.Öğrenci olduğumu bildiğini belirtti.Çalışmanın kazanmaktan daha değerli olduğunu ifade etti.Keşke benim çocuklarım da senin gibi çalışsalar dedi.Ağır koşullar altında çalışmaktan yakınacaktım.Fırsat vermeden çalışmamdan övgüyle söz etti.

    Büyük gayretlerle servet edindiğinden bahsetti.Evlatlarına sunduğu imkanlardan söz etti.Emeksiz yemeğin,zahmetsiz rahmetin onları nankörleştirdiğinden dem vurdu.Çilesi çekilmeden ulaşılan değerlerin,değersiz olduğuna tanık olduğunu belirtti.Kolay lokmanın çocuklarını felakete nasıl sürüklediğini üzülerek anlattı.

    Kolay olan her şey hedefi şaşırtır.Benim hesapta kolay olmuş,bedavaya gelmişti.Lakin beyefendiyi dinlemekten maçı izleyememiştim.Bedava sirke baldan tatlı değil.Bilakis bedava bal sirkeden ekşidir.Müptezellerin uydurduğu ‘’Nerde beleş oraya yerleş.’’ diye ciddiyetten uzak bir söz vardır.Aksine nerde beleş oradan derhal ve behemehal uzaklaş.Halbuki maç için ne zorluklarla mücadele edip gelmiştim.

    O gece maç ne oldu bilemedim.Ancak şunu bildim ki;istisnalar müstesna ‘’Aramadığı Şeyi Bulmak İnsanı Mutlu Etmez.’’

    Karınca hacca gitmeye karar verir.Etrafından ikaz gelir,ulaşamazsın,ölürsün diye.Karınca yeis yok,hiç olmazsa o yolda ölürüm,der.Hedefin yolu da hedef gibi değerlidir.Yolu değerli kılan o uğurda gösterilen gayrettir.Yiğitlik gaye yolunda adım atma cesaretidir.Mamafih bu uğurda düşen,yıkılan da kahramandır.

    Gayret her zaman başarı getirmeyebilir.Yapılan işlerde netice ne olursa olsun gayret mutluluğa fırsat verir. İnsanın çabası kaderini belirliyor,tembelliği kederini.

Bu yazı 3023 defa okunmuştur .

Son Yazılar