Reklam
Reklam
Reklam
DOKUNMAYIN!..
Reklam
Burhanettin SAYGILI

Burhanettin SAYGILI

DOKUNMAYIN!..

28 Kasım 2018 - 09:42 - Güncelleme: 05 Aralık 2018 - 16:00

Francis Fukuyama’nın 1992 yılında Tarihin Sonu adlı yayınlanan kitabını hepiniz hatırlarsınız. 90’lı yıllarda bir hayli ses getirmiş, reddiye methiye düzenler sıraya girmişlerdi. O kitapla ilgili belki tek kelime ‘kendi sonlarını’ görmüş diyebiliriz. Kitaptan alıntı yapacağımız konu şudur: Yazar kitabında bilim insanlarının bakterileri, virüsleri dahi korumaya, güvence altına almaya çalıştıklarından bahseder. Gerekçe olarak da bir ‘psikopat’ çıkıp bütün virüsleri, bakterileri yok etmeye çalışabilir hatta başarılı da olabilirler kaygısını ileri sürerler.

Tuhaf değil mi? Virüsleri, bakterileri bir ‘psikopat’ yok etmesin diye koruma altına almaya çalışmak. Oysa hangimiz virüsleri, bakterileri yok etmek istemeyiz ki? Her defasında değişmeyen şey değişim der dururuz. Değişimin motor gücünü o saniyede yok etmekten de geri durmayız. Dünyanın deviniminde, değişiminde, dönüşümünde virüslerin, bakterilerin ne kadar mühim olduğunu biliriz. Biliriz bilmesine lakin virüsleri düşman bellemişiz bir kere.

Nisa suresi, 119. ayette ‘‘Allah’ın yaratışının (fıtratın) bozulması’’ istenmez.

Her hayırda şer, her şer de hayrın varlığını kabul ederiz. Şerri yok etmeye o kadar fazla motive olmuşuz ki içinde ki hayrı da peşinen yok edebiliriz. Tek bir suçluyu yok etme pahasına tüm şehri imha planlarımız her daim hazırdır. Belki de iyiliğin yanında durmak yerine iyinin yanında duruşuzdur bizi hataya sürükleyen. Kötüyle değil kötülükle mücadeleyi öğrenmemizin zarureti aşikârdır.

İbnül Arabî, Fususul Hikem adlı eserinde ‘‘Biz, bizim dışımızda hiçbir şeye karışmayacağız, müdahale etmeyeceğiz’’ der. Yaratılışımızda ki ‘biriciklik’ hususiyetinden olsa gerek her şeye müdahale etmek isteriz.

Büyük âlim Sünbül Efendi talebelerini imtihan etmek ister. Talebelerine ‘‘Sana dünyayı yeniden yarat deseler nasıl yaratırdın?’’ sorusunu yöneltir. Talebelerinden, vereceği bu cevap sebebiyle Merkez Efendi namıyla tanınacak bir genç diğerlerinden farklı cevap verir. ‘‘ Ben her şeyi merkezinde bırakırdım. Hiçbir şeyi yerinden oynatmazdım. Âlem öyle tatlı bir nizam içinde ki, mümkün olanların en iyisidir.’’ Anlattığımız ve anlatacağımız mevzunun özü, Merkez Efendi’nin bu sözüdür.

Şeytana ne yapmalı?

Şeytan hakkında hüküm sahibi olsaydın ne yapardın sorusuna, insanlar umumiyetle yok ederdim cevabını verdiler. Öyle ya kurtları yok edersen kuzuları kurtarmış olursun. Sahi şeytanı siz de yok etmek ister miydiniz? Şeytan hakkında uzun yıllar düşündükten sonra onun vazifesine devam etmesine karar verdim. Eğitim diliyle şeytanı, sınavlarda ki yanlış şık olarak değerlendirdim. Girdiğiniz sınavlarda çoktan seçmeli sorularla karşılaşırsınız. Her sorunun tek bir doğru cevabı var, birden çok yanlış cevapları var. Bu yanlış cevaplar şeytanı temsil ediyor. Doğru şıkkı seçersen başarılı olan sensin, yanlış şıkı seçersen başarısız olan sensin. Doğru şıkkı seçersen sınavı geçersin. Yanlış şıkkı seçen kişi de şıkkın kabahati var mı? Şeytanı asla yok etmek istemezdim. Çünkü şıkları yok etmek istemezdim. Altın ateşte insan mihnette belli olur. Şeytan ateş gibidir, altını meydana çıkarır. Şeytan adlı şıklar tüm testlerde bütün insanlara uygulanıyor. Yanlış şıkka tutulanlar ‘hamlar’ mutsuzluğa (cehenneme), Kurtulanlar ‘kâmiller’ mutluluğa (cennete) yönelecekler. Şeytana dokunmayın asli vazifesini icra etsin. Şeytana dokunmayın siz de yanarsınız.

yok ederdim cevabını verdiler. Öyle ya kurtları yok edersen kuzuları kurtarmış olursun. Sahi şeytanı siz de yok etmek ister miydiniz?


Şeytan hakkında uzun yıllar düşündükten sonra onun vazifesine devam etmesine karar verdim. Eğitim diliyle şeytanı, sınavlarda ki yanlış şık olarak değerlendirdim. Girdiğiniz sınavlarda çoktan seçmeli sorularla karşılaşırsınız. Her sorunun tek bir doğru cevabı var, birden çok yanlış cevapları var. Bu yanlış cevaplar şeytanı temsil ediyor. Doğru şıkkı seçersen başarılı olan sensin, yanlış şıkı seçersen başarısız olan sensin. Doğru şıkkı seçersen sınavı geçersin. Yanlış şıkkı seçen kişi de şıkkın kabahati var mı?


Şeytanı asla yok etmek istemezdim. Çünkü şıkları yok etmek istemezdim. Altın ateşte insan mihnette belli olur. Şeytan ateş gibidir, altını meydana çıkarır. Şeytan adlı şıklar tüm testlerde bütün insanlara uygulanıyor.  Yanlış şıkka tutulanlar ‘hamlar’ mutsuzluğa (cehenneme), Kurtulanlar ‘kâmiller’ mutluluğa (cennete) yönelecekler.


Şeytana dokunmayın asli vazifesini icra etsin. Şeytana dokunmayın siz de yanarsınız.


Bu yazı 358 defa okunmuştur .

Son Yazılar