MÜSLÜMAN HEM AYNA OLMALI HEM MUM
Reklam
Bayram ALTINTAŞ

Bayram ALTINTAŞ

MÜSLÜMAN HEM AYNA OLMALI HEM MUM

06 Temmuz 2017 - 13:04

Peygamberimizin buyurduğu gibi:

“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.”

Müslüman olmak bir şereftir. Ancak başkalarının hayatında farkındalık oluşturmak, en hayırlı en iyi Müslüman olmaktır.

Bizim elimizle, bizim vesilemizle birilerinin hayatında ki bir eksiyi artıya çevirmek ve onların hayatında iyilik adına güzellik adına bir kıvılcımın oluşmasına vesile olmak: 

Bizim yukarıdaki hadisinin  altını doldurmamıza vesile olacaktır.

……………………………….

MÜSLÜMAN HEM AYNA OLMALI HEM MUM

Yürü iyilik et; zaman iyiliği bilir.

İyilerin iyiliğini unutma o.

Herkesin malı kaldı, seninki de kalacak;

Şu durumda mal yerine iyiliğin kalması daha iyi.

Hz. Mevlana.


Müslüman olmak ile en hayırlı Müslüman olmak arasında büyük farklılık vardır. Bazı Müslümanlar vardır ki, hayatı boyunca yalnız yaşamış ve yalnız vefat etmiştir. 

Hayatı boyunca bir başkasının hayatında farkındalık oluşturacak ne bir iyilikte bulunmuş ne de bir insanın hayatında ki bir güzelliğin oluşmasına vesile olmuştur. Bazen yapılacak iyiliklerde bilerek veya bilmeyerek engel de olmuştur. 

İyi bir müslüman olmak için insanlara karşı ön yargılı olmamalı ve onlara karşı güzel duygular içinde olmalıdır.

Ancak en iyi Müslüman öyle değildir. Her zaman başkalarının hayatında iyilik adına güzellik adına bir güzelliğin oluşması için çalışmalar yapmış. 

İnsanların mutlu ve huzurlu yaşamalarına ve de Allah ve peygamber sevgisinin yer yüzüne hakim olması için imkanları nispetinde çalışmalar yapmıştır. 

İnsanların dertlerini dert edinmiş, onların kurtuluşuna vesile olmak için de hayatını insanların saadeti ve mutluluğu için harcamıştır. 

Hz. Ebubekir (r.a) dediği gibi:

“Kim ki bir insanın hayatında; iyilik adına, güzellik adına küçük bir kıvılcımın oluşmasına vesile olursa, Onun hayatında ki bir eksiyi artıya çevirirse, dünyanın içinde ki ve dışında ki bütün nimetlere sahip olmaktan daha iyidir.”

 İnsanlara faydalı oldukça. İnsanların hayatında iyilik adına güzellik adına farkındalık oluşturdukça peygamberimizin şu hadisinin altını da doldurmuş olacağız:

“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.”  buyurmaktadır. 

Yine Sevgili Peygamberimiz buyurdu ki:

“Birbirini kıskanmayacak,

birbirine kin beslemeyecek,

birbirinden yüz çevirmeyecek,

birbirine zulüm ve haksızlık etmeyecek,

birbirinin ayıbını araştırmayacak,

birbirinden yardımı esirgemeyecek,

birbirini küçümsemeyecek,

birbiriyle üç günden fazla dargın durmayacak,

kısacası birbiriyle kardeş olacaklardır.” buyurmaktadır.

Tarih boyunca müslümanlar birbirine yardım etmek için çalışmalar yapmış. Bu yapılan çalışmalar günümüze kadar gelmiştir. 

İslamiyet’in gelmesiyle bir Müslüman: 

“Ben insanlara nasıl faydalı olurum ve yukarıda ki hadisin altını nasıl doldururum.” diyerek çalışmalar yapmışlardır. Tek bir amaçları vardı insanlara faydalı olmak. 

Müslüman bu hadise mazhar olabilmek için maddi ve manevi büyük bedeller ödemişlerdir. 

İnsanlara faydalı olabilmek için asrı saadette büyük işkencelere mazhar olmuşlar ve bedelini canlarıyla ödemişlerdir. 

Kimisi yollara düşmüşler müspet ilimlerde; tıpta ve astronomide ve diğer alanlarda çalışmalar yapmışlardır. 

Tek amaçları vardı. Allah’ın rızasını kazanmak ve en hayırlı Müslümanlardan olmak içindir. 

Bugün Allah için ne yaptın? 

Sorusuna cevap verebilecek amelleri işlemişler ve bu  sorunun altını doldurmaya çalışmışlardır. 

 Müslüman olmak bir şereftir. Ancak başkalarının hayatında farkındalık oluşturmak, en hayırlı ve en iyi Müslüman olmaktır

Bizim elimizle bizim vesilemizle birilerinin hayatında ki bir eksiyi artıya çevirmek ve onların hayatında iyilik adına güzellik adına bir kıvılcımın oluşmasına vesile olmak bizim yukarıdaki hadsin  altını doldurmamıza vesile olacaktır. 

İyi bir Müslüman nasıl olması gerektiğini ve kimleri örnek alacağını Abdullah Sevinç hoca şöyle açıklıyor:

Kur’an’ı ittibada Ashab-ı Kiram gibi ol

Peygambere muhabbette Ehl-i Beyt gibi ol

Amellerde ibadette melekleş adeta

Camide cemaatte gerçek iman (önder) gibi ol

Hayırda hasenatta Ebu Bekir-i Sıddık

Dürüstlükte adalette Ömer’ul Faruk

Rıfk ile muamelede Osman-ı Zinnureyn

Yiğitlikte şecaatte Ali’yyül – Murteza gibi ol

Tasaddukta kanaatte Beu Zer’i Gifari

Nefsine hakimiyette Hacı Bektaşı Veli

Hoşgörüde Mevlana Celaleddin-i Rumi

Sevgide muhabbette Yunus Emre gibi ol

Meczeyle örnekleri kendi nefsinde 

Cümle alem sana gıpta etsin

Sen aleme örnek ol !

TOPLUMUN MUTLULUĞUNU  DERT EDİNMEK  

Toplumun derdini dert edinin Hanne; Zekeriya (a.s) baldızı olan ve İmran’ın hanımı olan ve Hz. Meryem’in annesi olan  Hanne öylesine mübarek bir kadındır ki toplumun kurtuluşu için doğacak evladını Rabbine adamaktan çekinmemiştir. 

Her gecen gün toplum değerlerinin unutulduğu ve toplumun bozulduğunu gören Hanne , kendisinin de bir şey yapamadığını görünce Allaha dua eder:

“ Yarabbi hamile kalırsam bu toplumun düzeltmesi için evladımı sana adıyorum.” demiştir. 

Toplumun mutluluğu ve huzuru için evladını Allaha adayan anneler oluğu gibi, bir çok insanda toplumun mutluluğu ve huzuru için, bir çok zulümlere ve işkencelere maruz kalmıştır. 

Bunun en güzel örneği ise sevgili peygamberimizdir. İnsanların mutluluğu ve huzuru ve de doğru yolu bulmak için bir çok haksızlıklara ve zulümlere maruz kalmıştır. Çünkü o şefkat ve sevgi peygamberidir.  Ümmetinin mutluluğunu ve saadetini düşünen bir peygambere sahip olmak ne büyük bir nimettir. 

Peygamberimiz bizleri ne kadar çok sevdiğini şu sözleriyle bildirmiştir:

“Benim ile sizin haliniz şuna benzer: 

Adamın biri karanlık bir gecede ateş yakar. Ateşin alevleri belirince kelebekler / pervaneler o aleve doğru hücum ederler. O ateş yakan adam, kelebekler yanmasın diye onların ateşe doğru uçmalarını engellemeye çalışır. İşte ben de sizin cehenneme hücum etmemeniz için sizleri tutuyorum, sizleri bellerinizden tutup çekiyorum, ateşe atlamamanız için, ateşe düşmemeniz için çırpınıp duruyorum.” diyen bir peygamberin ümmeti olmak dünya ve ahiret zenginliğinin en büyüğü demektir. 

Yine onun terbiyesinde yetişmiş ve onu ölümüne seven Hz. Ebu Bekir’in de şu duası ne muhteşemdir. Toplumu düşünmek ve toplumun derdini dert edinmek için muhteşem bir dua:

“Allah’ım, beni hesap günü o kadar büyüt, o kadar büyüt ki, cehennemi yalnız ben doldurayım, başkaları için orada  artık yer kalmasın.”  diyen merhametle yoğrulmuş bir Hz. Ebu Bekir olabilmek ne büyük bir şereftir.  

İyi  bir ümmet olabilmek için tarih boyunca Müslümanlar dünyanın dört bir tarafına dağılmışlardır. Gittikleri ülkelerde ya mum olmuşlar ya da ayna olmuşlardır. Duyduklarını bir mum ışığı kadar da olsa insanlara anlatmışlar ve  İslam’ın verdiği güzellikleri de hayatlarına uygulayarak İslam’ın bir aynası olmuşlardır. 

Böyle yaşadıkları için de bir çok insanın Müslüman olmalarına hatta ülkelerin bile Müslüman olmalarına vesile olmuşlardır.  Tarih buna şahittir. 


Bu yazı 403 defa okunmuştur .

Son Yazılar