Harmandar, üreticilerin artan maliyetler karşısında korunması gerektiğini belirterek, arpa ve buğdayda doğrudan ton başına 3 bin TL prim desteği verilmesi gerektiğini ifade etti.
Destekleme modelinin üreticiyi rahatlatacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini vurgulayan Harmandar, temel girdi, planlı üretim ve sertifikalı tohum desteklerine dokunulmadan, daha önce olduğu gibi arpa ve buğday için ton başına doğrudan prim ödemesi yapılmasını talep etti.
Üreticilerin en önemli beklentilerinden birinin de ürün bedeli ödemelerinin daha kısa sürede yapılması olduğunu belirten Harmandar, mevcut ödeme süresinin 45 günden en geç 15 güne çekilmesi gerektiğini kaydetti.
Harmandar ayrıca, randevu ve alımlarda yaşanan yoğunluğun üreticiyi mağdur etmemesi için tüm lisanslı depolarda alım yapılması gerektiğini dile getirdi.
“Bu taleplerimizin karşılanması üreticimiz için elzemdir” diyen Harmandar, bu yıl yağışların iyi gitmesinin çiftçi aleyhine bir fiyat politikasına dönüştürülmemesi gerektiğini ifade etti.
Harmandar açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Önceki yıllarda kuraklıktan dolayı nasıl ekstrem bir fiyat politikası benimsenmediyse, bu yıl da Allah’ın verdiği yağmur bereketinin çiftçiye karşı bir cezaya dönüştürülerek maliyet hesabı üzerinden fiyat kısıtlamasına gidilmesi çok büyük bir yanlıştır.”
Belirlenen fiyatların sanayici, tüketici ve enflasyon dengesi gözetilerek oluşturulmuş olabileceğini belirten Harmandar, aynı hassasiyetin üretici için de gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Harmandar, arpa ve buğday alım fiyatlarında bir iyileştirme yapılmasa dahi çiftçiye ürettiği ürün miktarı kadar prim desteği verilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.
Kazımkarabekir Ziraat Odası Başkanı Muammer Harmandar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bir çiftçi ve çiftçi temsilcisi olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızdan çağrımıza kulak verip taleplerimizi değerlendirmesini istirham eder, saygılar sunarız.”




