Doğu ile Batı arasında ortak kültürel hafızayı yaşatmayı amaçlayan “Levant Kütüphanesi”, Hollanda’nın Haarlem kentinde düzenlenen törenle kapılarını açtı.

Türkistan ve Azerbaycan Araştırmaları Vakfı’nın 35. kuruluş yılı kapsamında hayata geçirilen kütüphane, Osmanlı İmparatorluğu, Levant bölgesi, Türk-İslam kültürü ve Hollanda-Türkiye ilişkilerine dair önemli eserleri bünyesinde barındırıyor.

Avrupa’da kapatılan Türkoloji kürsülerine alternatif bir merkez olma hedefiyle kurulan Levant Kütüphanesi, Dr. Mehmet Tütüncü’nün 50 yıllık birikiminin yanı sıra ünlü Türkolog Alexander De Groot’un kitaplığından yaklaşık 2 bin nadide esere de ev sahipliği yapıyor.

Avrupa’nın Ortasında Kültür Köprüsü

Levant Kütüphanesi’nin, sadece bir arşiv ve kitaplık olmanın ötesinde, Doğu ile Batı arasında kültürel bir köprü kurmayı amaçladığı belirtildi. Batı dillerinde “güneşin doğduğu yer” anlamına gelen Levant kavramı, Osmanlı döneminde Doğu Akdeniz havzasında ticaretin, diplomasinin ve kültürlerin buluştuğu geniş coğrafyayı ifade ediyor.

Kütüphanenin açılışı, farklı inanç ve kültür temsilcilerini de bir araya getirdi. Açılış töreninde Katolik kilisesi temsilcileri, diplomatlar, akademisyenler, kütüphane yöneticileri ve kültür insanları yer aldı.

Haarlem-Amsterdam Piskoposu Jan Hendriks’in açılış sonrası kaleme aldığı değerlendirmede, Dr. Mehmet Tütüncü’nün İslam ile Hristiyanlık arasında barışçıl bir birlikte yaşamı destekleyen ve iki dünya arasında köprü kuran bir iradeyi temsil ettiğine dikkat çekildi.

Türkoloji Çalışmaları İçin Yeni Bir Merkez

Avrupa’da Türkoloji kürsülerinin bir bir kapatıldığı, alanında önemli akademisyenlerin vefatıyla ciddi bir boşluğun oluştuğu bir dönemde açılan Levant Kütüphanesi’nin, adeta bir Türkoloji enstitüsü gibi faaliyet göstermesi hedefleniyor.

Kütüphanede Osmanlı ve Avrupa ilişkileri, Türk-İslam sanatı, kültür tarihi, Levant bölgesi, Hollanda-Türkiye ilişkileri ve Doğu Akdeniz hafızasına dair önemli yayınlar bulunuyor. Nadide eserler arasında eski Kudüs Valisi Necip Azuri’nin 1906 Beyrut baskısı “Arap Milletinin Uyanışı” adlı eseri gibi paha biçilemez kaynakların da yer aldığı ifade edildi.

Dr. Mehmet Tütüncü: “Burası Sıradan Bir Kütüphane Değil”

Uzun yıllardır Hollanda’da yaşayan ve SOTA ile Hollanda Araştırmaları Merkezi Başkanlığı görevlerini yürüten Dr. Mehmet Tütüncü, kütüphanenin felsefesini şu sözlerle anlattı:

“Bu kütüphane benim 50 yıl boyunca büyük bir emekle biriktirdiğim kitaplardan oluşuyor. SOTA Vakfı’nın halka bir hizmeti ancak burası sıradan bir yer değil, tam bir ihtisas kütüphanesi. İçeriği tamamen Türk-İslam sanatı, kültürü ve Hollanda-Türkiye ilişkileri üzerine yapılmış spesifik yayınlardan oluşuyor.”

“Levant” ismini özellikle tercih ettiklerini belirten Tütüncü, bu kavramın Doğu ile Batı arasındaki önyargıları kıran zarif ve diplomatik bir anlam taşıdığını ifade etti.

Tütüncü, “Amacımız hem Hollandalılara hitap etmek hem de onlara Doğu’yu doğru tanıtmak. Batı’da Türkoloji kürsülerinin birer birer kapatıldığı bu dönemde, Avrupa’da adeta bir enstitü gibi faaliyet gösterecek, akademisyenlerin ve öğrencilerin gelip araştırma yapacağı dinamik bir eğitim ve dostluk merkezi kurduk.” dedi.

Kazımkarabekir’den Avrupa’ya Uzanan Başarı

Aslen Karaman’ın Kazımkarabekir ilçesinden olan Dr. Mehmet Tütüncü’nün Avrupa’da hayata geçirdiği bu önemli kültür yatırımı, Karaman adına da gurur kaynağı oldu.

Levant Kütüphanesi’nin, yalnızca Hollanda’da değil, Avrupa genelinde Türkoloji, Osmanlı tarihi, kültür diplomasisi ve Doğu-Batı ilişkileri alanında çalışma yapan araştırmacılar için önemli bir merkez haline gelmesi bekleniyor.

Karamanlı hemşerimiz Dr. Mehmet Tütüncü’nün 50 yıllık emeğiyle kurulan bu kütüphane, Avrupa’nın ortasında Türkiye’nin kültürel mirasını yaşatan güçlü bir hafıza merkezi olarak hizmet verecek.