Belediye Başkanı’nın, söz konusu kişiyle ilgili “Maaşını kendi cebimden ödüyorum” ifadesi, hem kamuoyunda hem de siyasi çevrelerde bomba etkisi yarattı.
Vatandaşlar şimdi soruyor:
- Bir belediye çalışanının maaşı kişisel cepten ödenebilir mi?
- Belediye içinde görev yapan birinin maaşı özel bir kaynakla karşılanıyorsa, bu kişi resmen hangi statüde çalışıyor?
- Bu durum kamu görevi ile özel çıkar arasında tehlikeli bir çizgi değil mi?
İddialara göre, özel sigortası devam eden bu kişi belediyede danışman veya özel kalem sıfatıyla görev yapıyor, ancak resmî kadroda yer almıyor. Bu durum hem mevzuat açısından sakıncalı, hem de etik açıdan tartışmalı bir tablo ortaya çıkarıyor.
Üstelik belediye kaynaklarının ve gizli bilgilerin bu kişiye açık olması, “Belediye sırları özel kişilerin eline mi geçti?” sorusunu gündeme taşıdı.
Hukukçulara göre, belediye başkanının “maaşı cebimden ödüyorum” sözü kamu görevine kişisel finansman sağlanması anlamına geliyor ve bu da belediye mevzuatıyla bağdaşmayan bir uygulama.
Zira belediye hizmeti yürüten herkesin görevi, ya kadro ya da hizmet alımı yoluyla resmî kayıt altında olmalı.
Yerel basında yankı bulan olay, artık sadece Akçaşehir’in değil, Karaman kamuoyunun da merak konusu haline geldi.
Belediye yönetiminden hâlâ resmi bir açıklama yok.
Ama halkın tepkisi net:
“Cebinden maaş ödüyorsan, bu kişi senin özel çalışanındır; peki belediye binasında ne işi var?”
Akçaşehir’de taşlar yerinden oynadı…
Şimdi herkes aynı sorunun cevabını bekliyor:
Belediyede kamu görevi mi yapılıyor, yoksa özel çıkar mı korunuyor?
Her dönemde benzer hikâyeler duyarız:
Birileri “danışman” olur, “gönüllü hizmet” denir, sonra bir bakarsınız belediyenin her işinde eli var.
Bu seferki fark şu — bir Başkan çıkıp açıkça “maaşını ben ödüyorum” diyor.
Ama o söz, şeffaflık değil, şüphe kazandırıyor.
Kamu yönetimi, “ben istedim oldu” anlayışını değil, şeffaflık ve denetim esaslarını taşır.
Bir belediye başkanı, elbette kendi bütçesinden birine yardım edebilir;
ama o kişi belediye içinde yer alıyorsa, artık mesele yardım değil, yetki ihlali olur.
Çünkü kamu görevi “kişisel cüzdanla” değil, devlet disipliniyle yürütülür.





