Karaman gökleri çınladı.
Gürültü sayılması gereken sesler bir mehter marşı gibi algılandı.
Türk Yıldızları prova
olmasına rağmen mükemmel bir gösteri ile izleyenleri coşturdu büyüledi.
Daha günler öncesinden
sohbet meclislerinde, ayaküstü görüşmelerde gündemde olan Türk Yıldızları
özellikle gençlerimiz üzerinde öyle bir etki yaptı ki duygularımız kabardı,
coştu.
Güneş ve rüzgâra rağmen
provaları duyan çok sayıda Karamanlı bölgede yerini alıp nefeslerini tuttu ve
bekledi.
Bir okulumuzun duyarlı
müdürü ve öğretmenleri nezaretinde bölgeye gelen öğrencilerinin katılımı ile
artan kalabalık, gözleri çakmak çakmak gökleri taramaya başladı.
Yer ekibinin görünmesi ile
başlayan telaş bir anda çok içten samimi sohbetlere dönüştü. Her birisi o
kalabalığın abisi, kardeşi, amcası, dayısı gibi samimi yaklaşımlar sergileyen
yer ekibinin değerli komutanları gençlerle bir yumruk oluverdi.
Hatta zaman zaman
gözyaşlarına hakim olamayan, duygularını çığlığa dönüştürmemek için elleri ile
ağzını kapatan, dudaklarını ısıranlar oldu.
Gökleri tarayan gözler ilk
uçağın sesi ile dört açıldı meydanda nefesler tutuldu. Yaklaşık 20 dakika süren
gösteri boyunca artık duyulan tek ses çığlıklar, takdir ve hayret nidaları idi.
Heyecanlarını görüp, Pazar
günü Konya?daki bir sınav nedeni ile esas gösterileri seyretmeye yetişememe
üzüntüsünü yaşayan birkaç öğrencinin, yine prova saatine denk gelen bir başka
sınavı nedeni ile saniyelik planlar yapmak zorunda kalmıştık. Erken biten sınav
nedeni ile rahatlayıp zamanında yetiştirebildiğimiz o gençlerdeki heyecanı
gördükçe bu Milletin Evlatlarında var olan Milli Şuuru daha yakından görmek
nasip oldu.
Mükemmel senaryolarla
tonlarca çelik yığını savaş aletinin bir sanat eserine dönüşmesine şahit olduk.
Atalarının kılıç kalkan ve gürzü bir oyuncak gibi keyifle kullandıkları gibi,
çelik yığınları göklerde bir kuğu zarafetinde danslarını icra ettiler.
Onlar bu cennet Vatanın
göklerine ne kadar hâkim olduklarını sanat ve zarafet harmanı içerisinde
gösterirken, yerdeki seyircilerin her birisinin yüreğinde volkanlar fışkırmakta
idi.
Gösteriler bittikten sonra
tekrar ilgi odağı haline gelen yer ekibi komutanları gülen yüzleri, nezaketleri
ve hoşgörüleri ile volkanlar fışkıran o gönüllere davranışları ile hitap ederek
uzun sohbetler ve fotoğraf pozlarına cevap verdiler.
Bu Milletin evlatlarının
genlerine işlemiş, hücrelerinin çekirdeklerinde kök salmış, duygularının en
verimli bölgelerinde yer etmiş o Milli Şuur öylesine ortaya çıktı ki gelecek
hakkında şüphesi olanlar bunu görse utancından renklerden renge girerdi.
İki yüz yıla yakın bir
süredir sıcak savaş ile sırtı yere gelmeyen bu Millet için uygulanan
emperyalist taktikler ve kültürü yok etme çabaları, görünüşte bizden çok şey
götürmüş gibi görünse de, temel hislerimizi ve duygularımızı zedelemeyi bile başaramamış.
Bu gün istisnasız tüm
gözlerde bunu gördük, bunu yaşadık.
Medenileşmek, Batılılaşmak,
küreselleşmek, paspal milletlerin sahte vitrin görüntülerine uyum paketlerine
uymak için zafiyet göstermek, bu hasletlere ihanet olur.
Ne olur bu duyguları
öldürecek davranışlara bir son verelim. Bu duyguları öldürmek yerine besleyerek
bu insanlarımızı mutlu edelim.
Bu beslemeyi yapamayacak
kadar acizlik, beceriksizlik ve liyakatsizlik içinde isek, bu hasletleri
taşıyan yeni nesillerimize imkân tanıyalım da gelecekte onlar kendileri mutlu
olacakları ortamları inşa etsinler.
Sağ olun Türk Yıldızları,
var olun Allah sizleri korusun?
Sağ olun yüreğindeki Milli
Şuuru bu fırsat ile gözlerindeki ekrana aktarıp da bizleri mutlu eden
gençlerimiz.






