Kurban Bayramı öncesi hem üreticinin hem de ihtiyaç sahibi vatandaşların beklenti içerisinde olduğunu belirten Bayram, “Önceliğimiz kendi insanımız, kendi üreticimiz olmalı” dedi.

Bazı vakıf ve dernekler tarafından açıklanan yurt dışı kurban bağış bedellerinin daha düşük olmasının vatandaşların bağış tercihlerini farklı ülkelere yönlendirdiğini ifade eden Bayram, bunun yerli üretici açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu vurguladı.

Bayram açıklamasında, Türkiye’de kurbanlık fiyatlarının dünyanın birçok ülkesine göre daha yüksek olduğunu belirterek, “Bu nedenle bağışların önemli bir kısmı yurt dışına kayıyor. Ancak görülmesi gereken başka bir gerçek var; üreticimiz zor durumda. Kurban etini yılda bir kez görebilen yoksul ailelerimiz, emeklilerimiz ve dar gelirli vatandaşlarımız umutla bekliyor” ifadelerini kullandı.

Televizyon kanallarında çok sayıda kurban bağış kampanyası yürütüldüğüne dikkat çeken Bayram, kurban ibadetinin paylaşma ve dayanışma ruhuna uygun şekilde yerine getirilmesi gerektiğini söyledi.

“Kurban kesenden çok bağış toplayan yapı oluşmuş durumda” diyen Bayram, vatandaşlara yerli üreticiyi destekleme çağrısında bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“Kolaylık adına zincir market anlayışıyla değil, yerli üreticimizi destekleyerek hareket edelim. Paramızın kıymetini bilelim. Kazancımız bu memlekette kalsın. Üreticimize can suyu olalım.”

Kurban ibadetinin manevi yönüne de vurgu yapan Bayram, imkânı olan vatandaşların hem ibadetini yerine getirirken hem de yerli üreticiye katkı sunabileceğini belirtti.

Bayram, “Kurban, imkânı olan için ibadettir; gücü yetmeyene yük değildir. Bu toprakların hayvanını, üreticisini ve yoksulunu unutmayalım. Kurbanlar önce bu memlekette hakkıyla kesilsin. Paylaşacaksak da önce en yakınımızdaki ihtiyaç sahibinden başlayalım” dedi.

Bayram’ın açıklaması, Kurban Bayramı öncesinde yerli üretimin desteklenmesi, ihtiyaç sahibi ailelerin gözetilmesi ve kurban ibadetinin dayanışma ruhuyla yerine getirilmesi çağrısı olarak değerlendirildi.