Gönderen Yüce Allah celle celâluh…

Getiren, tebliğ ve tatbik eden Allah’ın Rasûlu, sallallahu aleyhi ve sellem…

Ramazân ve Oruc’un ilk örnekleri Ashâb-ı Kirâm, radıyallahu anhum ecmaîn…

ARINMA VE KIVAM AYI RAMAZAN

Getirileri ve götürüleri ile ayların sultanıdır Ramazân!

Her şeyi bir başka güzellikle güzelleştiren güzellik membaı Ramazân-ı Şerîf.

Hangi açıdan bakarsak bakalım, Ramazân her yıl yepyeni güzelliklerle gelir ve her türlü çirkinliğimizi ve çirkinliklerimizi alıp götürür.

Arındırır bizi Ramazân!

İçimizi-dışımızı, her şeyimiz ile arındırır bizi.

Ramazân-ı Şerîf, her yıl bir başka güzellikle gelir.

Ayların Sultanı olarak, kıyıda köşede kalmış en garibanlara varıncaya kadar, onu ihyâ edenleri, en aşağıdan en yukarıya çıkarır.

Yepyeni bir şahsiyet iklimi ile gönüllerimizi bir başka güzellikle yeşertir.

Yeniden inşa eder bizi Ramazân!

Oruç tutarak iç-dış arınma, zekât-sadaka-fitre vererek mal-mülk arınma, cemaatle büyük bir coşkuyla eda ettiğimiz namazlarımız ve iftar ile sahurlarda Müslüman kardeşlerimizle buluşarak sosyal arınma…

Arınma ayıdır Ramazân!

Ramazân-ı Şerîf öylesine etkin bir aydır ki, bütün herkesi rahmet iklimine alır ve oruç tutturur.

Birbirinden kopmuşları Ramazân bir araya getirir, ayrılmışları kavuşturur Ramazân!

Öncelikle ve özellikle her birimizi kendimizle buluşturur.

Sorgulatır bizi Ramazân.

Ben kimim ve bu hâlim nasıl bir hâl böyle diyerek, derlenip toparlanmamıza vesîle olur.

Uzun zamandan beri görüp-görüşemediklerimizle, iftarlarda-teravihlerde-sahurlarda, hep kutlu zamanlara görüştürür.

Küskünlerimizi ve dargınlarımızı barıştırır Ramazân!

Birbirimizden uzaklaşmış olanlarımız, Ramazân ve orucun çekim gücü ile birbirimize yaklaşma ve birliktelik oluşturma sürecine götürür.

Ramazân-ı Şerîf öyle bir infâk ve ihsân seferberliği başlatır ki, dünyanın çok yerine ulaştırır bizi. Hiç görmediğimiz, tanımadığımız insanlara ve memleketlere fitre-zekât ve sadakalarımızla gitmiş oluruz.

Zekâtlarımız, sadakalarımız ve duâlarımızla beraber, gönlümüzü de götürür oralara Ramazân!

Tanışık-bilişik-görüşük olmadığımız farklı dil ve renkteki Müslümanlarla kardeş olduğumuzu hatırlatır.

Uzakları yakın eder Ramazân!

ÜMMETİN KARDEŞLİK DESTANI: UZAKLARI YAKIN EDEN İNFAK

Ramazân-ı Şerîf, aynı zamanda Dünya Müslümanları Kardeşlik, Dostluk, Dayanışma ve Yardımlaşma Ayı olarak, bütün bir ay boyunca uluslar arasından ziyade, ümmetin kardeşlik destanları yazdırır…

Ramazân vesîlesiyle başlayan bu kardeşlik ve dostluk, gün geçtikçe artan bir iletişim ile yepyeni kardeşlikler ve dostluklara kapı açar.

Bir inkılab ayıdır Ramazân!

Önce her birimiz için, bizzat kendi şahsımızda başlatır değişmeyi. Evimize yansır hemen. Anne-baba, dede-nine, amca-dayı, hala-teyze, konu-komşu derken, bir de bakarız ki, Ramazân’ın inşa ettiği mükemmel bir İslâm Âilesi olmuşuzdur.

Sadece oruçlarımızdan değil, kıldığımız namazlarımızın yanında, infaklarımızdan öyle bir haz/zevk almaya başlarız ki, gün geçtikçe kulluk şuurumuz da perçinleşir.

Sohbetler, vaazlar ve diğer irşâd programlarını kaçırmak istemeyiz.

Her birimiz bir gece kuşu olur, teheccüdlerimiz ile gönüllerimiz bir başka aydınlanır.

Her zaman yapmamız gereken ve yaptığımız şeyler, Ramazân-ı Şerîf’te bir başka güzellikte yapmaya başlarız.

Ham insanları kıvama getiren, özel bir kıvam ayıdır Ramazân!

Kıvamını alan insan da çevresine kıvamında bir aydınlık saçar. Sadece kendi için değil, cemaat cemiyet ve teşkilat şuuru ile yaşamaya başlar.

Ramazân bir cihâd ayıdır çünkü. Oruç tutanlar da birer mücâhid!

Nefsimizden başlarız cihâda! Oruç bizi tutarken, bir de Orucu tutarız.

Tutuşalım öyleyse gönülden!

Yürüyelim öyleyse sırat-ı mustakîm üzere!

Gelişiyle getirir, gidişiyle götürür Ramazân…