Çanakkale İmam Hatip Lisesi?nde ortaokulları 8. Sınıflarına
sınav stresini yenme metotlarını anlattım. Fevkalade verimli bir çalışma oldu.
Stresin iki kaynağı vardır:
1. Bilgisizlik
2. Tecrübesizlik
Her öğrenci bir deneme yapıp
bilmediği konuları tespit etmeli ve sınav gününe kadar eksiklerini tamamlamalı.
Her hafta sonu en az bir deneme yapıp hazirana kadar tecrübe kazanmalı.
İnsan yaratılışı iyiyi,
güzeli, doğruyu arar. Okumak, anlamak, düşünmek, hakikati bulmak yaratılış
gereği insanın vazifesidir.
Öğrencilerle şu bilgileri
paylaştım:
?Allah insanı yeryüzü halifesi
olacak bir donanımla yaratmış. Çalışın ve yeteneklerinizi geliştirin. Kullanılan
el, az kullanılan elden daha güçlüdür. Kullanılmayan yetenek körelir. İnsan
beyni öğrenme programlıdır. Göz görme, kulak duyma, ayak yürüme, beyin de
öğrenme programlıdır.
Beyin ağırlığı yönünden Hasan
ile Hans, Havva ile Eva arasında fark yoktur.
Abraham?ın yaptığını İbrahim
de yapabilir; Marya, Meryem?den daha donanımlı değildir.
Beynimiz her bilgi dalı ile
ilgili dosya açar; beyin aynı türden bilgileri bir dosyaya kaydeder, aynı konu
ile ilgili bilgi geldikçe dosya kalınlaşır, yani zekâ gelişir. Herkes zekâsını
geliştirebilir. Öğrenmek en önemli beyin vitaminidir.
Bedenimiz besinlerle beynimiz
ilgi, sevgi ve bilgi ile beslenir.
Allah insan beynini yaratmış,
beyin vitamini olarak kitap göndermiş.
Bilginin iki kaynağı var:
1. İndirilen
kitap Kur?an.
2. Yaratılan
kitap kâinat.
Fen bilimleri kâinat kitabı
incelenerek yazılır.
Dinî ilimler Kur?an
incelenerek elde edilir.
İyi bir öğrenci iki kitabı da
okur, inceler, anlamaya ve öğrenmeye çalışır. Öğrendikçe de beynine zekâ
geliştirici bilgi ve doküman göndermiş olur.
Zekâ geliştirici
faaliyetlerde bulunmak sevaptır: Okumak, düşünmek, araştırma ve inceleme
yapmak, proje yapmak, aile içinde ve insanlarla sohbet etmek, tabiatı gezmek,
gözlemlerle bulunmak, resim yapmak, sportif faaliyetler, sanatsal faaliyetler?
Bu sebeple ilim öğrenmek,
hakikati yani Allah?ı hakkıyla tanımaktır.
Beyindeki
her nöron (sinir hücresi) diğer nöronlarla 10.000 bağlantı kurabilir.
Beynimizde yaklaşık 100 milyar
nöron var. Beynin dosya açma kabiliyeti 100.000.000.000× 10.000?dir. Bu kapasiteye
bilim dilinde deha potansiyeli denir, Kur?an literatüründe bu kapasitedeki
insana yeryüzü halifesi denir.
Karnede en fazla 15 ders var.
Okulda öğrenciden 15 dosya istenir. LGS?de 6, TYT?de 8, AYT?de 4 dosya lazım.
Her nöron 10.000 dosya
açabildiğine göre okulda ve sınavlarda öğrenciden istenen devenin kulağı bile
değil. Her öğrenci okulda istenen bilgileri öğrenebilir.
Dosyanın kalınlığına göre
öğrenme süresi öğrenciden öğrenciye değişebilir.
Öğrenme metodu da kişiden
kişiye değişir.
Öğrenmeyen beyin olmaz. Farklı
öğrenme biçimleri vardır.
Çocukluktan itibaren öğrenme
ortamında yetişen bir öğrenci, öğrenme imkânları sınırlı bir çevrede yetişen
öğrenciye göre daha hızlı öğrenebilir. Sınırlı bilgilerin bulunduğu bir ortamda
yetişen öğrenci de bilgi dosyalarını geliştirebilir, zekâsını artırabilir. Daha
fazla çalışmaya ve daha fazla süreye ihtiyacı vardır.
Öğrenmeyen beyin olmaz.
Görmeyen göz, duymayan kulak,
yürümeyen ayağın olmadığı gibi.
?Yüksek yerlerde hem yılana hem kartala rastlanır. Biri sürünerek,
diğeri uçarak gider.?demiş Cenap Şahabettin.
Hiç kimse kendisinden
vazgeçmesin. Hiç kimse kendisini değersiz kabul etmesin.
Beyindeki dosyalarının
geliştirilmesine göre farklı yetenekler gelişir. Devamlı spor çalışan bir
öğrenci, knestetik (vücut) zekâsını geliştirir.
Resim yapan, enstrüman çalan,
tezhip yapan sanatsal zekâsını
ilerletir.
Fen bilimleri çalışan bir
öğrencinin akademik zekâsını gelişir.
Dil, sosyal bilimler, tarih
çalışan bir öğrenci sözel ve sosyal
zekâsını artırır.
Kur?an okuyan, hadis
ezberleyen ve dini bilgiler araştıran öğrencinin ruhsal zekâsı gelişir.
Allah?ı seven; onun yarattığı
insanları, yavruları, hayvanları, çiçekleri ve diğer güzellikleri seven duygusal zekâsını geliştirir.
?Gelin tanış olalım
İşi kolay tutalım.
Sevelim, sevilelim;
Bu dünya kimseye kalmaz.? diyen biri duygusal zekâsını geliştirmiş
demektir.
Her türlü zekâ
geliştirilebilir. Gelişmeyen zekâ olmaz.
Okur, öğrenir, araştırır ve
çalışırsak gelişmiş ülke insanları ile yarışabilir hatta onları geçebiliriz.
Başarıyı Allah, çalışana
verir.
Öğrencilere program yapma ve
programlı çalışma öneriyorum.
Program yapma ve düzenli
çalışma sözü alıyorum.
Öğrencilerden başarılı ve iyi
bir insan olmalarını istiyorum. Onlar da söz veriyorlar.
Eğitim, başarı, zekâ gelişimi
konferanslarım verimli ve faydalı geçiyor.
***
Şair-yazar Cahit Zarifoğlu?nun Bir Değirmendir Bu Dünya isimli kitabı etrafında koparılan
kıyameti dinledim Çanakkale?de.
Cihat kavramını açıklayan kitap;
Eğitim-İşli ve CHP?lilerin hışmına uğramış. Eğitimciler, lise öğrencilerine
bu kitabı tavsiye ettiler diye yapmadık çığırtkanlık bırakmamış CHP?liler.
CHP Çanakkale milletvekili, bu
kitabı nasıl tavsiye edersiniz diye Milli Eğitim Bakanına soru önergesi verdi.
Bakan Prof. Ziya Selçuk, Zarifoğlu?na ve eserine sahip çıktı,
çığırtkanlığa primi vermedi.
Bir
kaşık suda fırtına koparan CHP milletvekilleri ve Eğitim- İş başkanı CİHAT RUHU olmasaydı bu topraklarda
onurları ile yaşayabilirler miydi? Cihat ruhu olmasaydı 18 Mart 1915 deniz
zaferi kazanır mıydı? Dünyanın en güçlü donanması Boğaz?ın çelik sularına gömülür
müydü? Kahraman atalarımız kışın dondurucu soğuğunda o muhteşem zaferi
kazanabilirler miydi?
CHP
ve Eğitim-İşliler, kitap okumaya karşı çıkmakla zihinsel, duygusal, ruhsal
zekânın gelişmesine karşı çıkıyorlar.
Maneviyatı olmayanın, maddesi bir işe yaramaz. Ruhsuz beden leşten
ibarettir.