Reklam

Karamanlılar Haçlılara Karşı

Ömer Göçer
Ömer Göçer
omer@larende.com
Yayınlanma 27.06.2026 - 08:19
Güncellenme 27.06.2026 - 12:53

Karamanlılar Haçlılara Karşı

Karamanoğulları, bugün halk arasında yalnızca Osmanlı ile savaşmış bir devlet olarak bilinmektedir. Sanki Osmanlı dışında hiçbir güçle mücadele etmemiş gibi bir algı vardır. Hâlbuki Karamanoğulları, sadece Osmanlı ile değil; en başından beri Ermenilerle, Kıbrıs’taki Rumlarla ve onları destekleyen Fransız birlikleriyle de sürekli mücadele içerisinde olmuştur.

Anlatacağımız konu, Karamanoğullarının yalnızca Osmanlı’ya karşı savaşan bir devlet olmadığını insanlarımızı bilinçlendirmek adına kaleme alınmıştır.

Karamanoğullarının Kilikya Ermenileri ile Mücadelesi

Maveraünnehir’den Azerbaycan’a, oradan da Anadolu’ya gelen Karaman aşireti, Selçuklulara bağlılığını göstermek adına Karamanoğulları Devleti’nin kurucusu Nure Sofi’nin önderliğinde ilk olarak Ermenilere ait olan Ereğli (Herakleia) Kalesi’ni fethetmiştir.

Ardından Selçuklulara isyan eden Hacı Bahadır’a ani bir saldırı düzenleyerek Sivas’ı ele geçiren ve iki şehrin anahtarını Sultan Alaeddin Keykubad’a gönderen Nure Sofi, daha sonra sultan tarafından huzura çağrılmıştır.

Kendisine, Anadolu’dan ayrılmaması karşılığında uç beyi olacağı söylenmiştir. İlk karşılaşmalarında aralarında samimi bir diyalog geçtiği rivayet edilir.

Rivayete göre Alaeddin Keykubad, Nure Sofi’yi görünce ondan etkilenmiş ve yanındakilere onu huzuruna getirmelerini emretmiştir. Kendisine şu soruyu sormuştur:

“Neden buradasın?”

Nure Sofi ise şöyle cevap vermiştir:

“Kal oğlu Kal Han oğluyum. Vilayetimi Moğollar talan eyledi, ben de vilayetinize geldim.”

Bunun üzerine Sultan Alaeddin Keykubad, Nure Sofi’yi kırk gün misafir etmiş; kendisine tabl ve alem giydirmiş, kılıç kuşandırmıştır.

Ardından Ermeni sınırındaki Ermenek’in dağlık kesimlerini, Ereğli’yi, Larende’yi ve günümüz Taşeli bölgesini Nure Sofi’ye vermiştir. Böylece büyük bir devletin temelleri atılmıştır.

Korikos Kalesi Savaşları

Aradan yıllar geçer. Anadolu Selçuklu Devleti, Moğolların amansız baskıları sonucu yıkılır ve Anadolu’daki uç beylikleri kendi başlarına mücadele etmeye başlar. İşte bu büyük mücadeleyi veren beyliklerden biri de Karamanoğullarıdır.

Karamanlılar, Moğolların Anadolu’dan atılmasına büyük katkı sağlamış ve kendi sınırlarını belirlemeyi başarmıştır.

Yıl 1367…

Devletin askerî gücü altın çağını yaşamaktadır. Batıda Osmanlı, doğuda Memlükler, güneyde ise Haçlı devletleri ile çevrili olan Karamanlılar, güneydeki Kıbrıs ve Ermeni tehdidini ortadan kaldırmak amacıyla bir savaşa girişmiştir.

Alaaddin Ali Bey, büyük bir kuvvetle Korikos Kalesi’ne saldırmıştır. İlk etapta saldırılar etkili olsa da Kıbrıs Krallığı’nın gönderdiği askerî destek nedeniyle ilk kuşatma ne yazık ki başarısız olmuştur.

Aslında kale kuşatılmış, düşman sıkıştırılmış ve teslim alınması an meselesi hâline gelmişti. Ancak Kıbrıs’tan gelen Fransız paralı askerleri ve destek kuvvetleri bölgenin kaderini değiştirmiştir.

Yenilgiye uğrayan Karamanlılar ise pes etmemiştir.

Tam 81 yıl sonra, 1448 yılında, Alaaddin Ali Bey’in torunu II. İbrahim Bey büyük bir ordu toplayarak Akdeniz’in en önemli limanlarından biri olan Korikos Kalesi’ni ve limanını fethetmiştir.

Bunun ardından kale, takriben 1474-1475 yıllarında Karamanoğullarının Osmanlı’ya yenilmesi ve bölgenin Osmanlı idaresine geçmesiyle kesin olarak Osmanlı Devleti’nin, dolayısıyla günümüz Türkiye Cumhuriyeti’nin himayesi altına girmiştir.

Bizlere çoğu zaman Karamanoğullarının yalnızca Osmanlı’ya saldırdığı ve Osmanlı’yı kıskandığı anlatılır. Ancak Karamanoğulları, her daim cihat etmeye hevesli ve bu doğrultuda mücadele eden bir devlet olmuştur.

Tarihimizi öğrenmek ve onu savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Geçmişimiz, geleceğimizi şekillendirir.

Ömer Göçer

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Marka Flower Çiçekçi PVC zemin kaplama fiyatları