ABD`de üç Müslüman gencin öldürülmesinin ulusal medyaya geç yansıması ve ilk başta nefret suçundan ziyade park yeri tartışmasından kaynaklanmış olabileceğinin belirtilmesi ülkede ayrımcılıkla ilgili eleştirileri tekrar körükledi.

North Carolina eyaletinin Chapel Hill kasabasında Deah Barakat (23), eşi Yusor Muhammed (21) ve Yosur Muhammed`in kız kardeşi Rezan Muhammed Ebu-Salha (19) adlı Suriye asıllı üç genç, geçen hafta Craig Stephen Hicks adlı 46 yaşında beyaz bir Amerikalı tarafından başlarından vurularak öldürülmüştü.

Park yeri tartışması nedeniyle işlendiği iddia edilen cinayetler, mahkemeye "birinci dereceden cinayet" olarak yansısa da uzmanlar ve kurbanların ailesi, bu cinayetlerin, kurbanların inançları nedeniyle işlenmiş olabileceğini ve vakanın nefret suçu olarak incelenmesi gerektiğini söyledi. Tepkilerin artması üzerine FBI da olayın dini mensubiyetle ilgisini araştırmaya başladı.

Olayın nefret suçu mu yoksa adli vaka mı olduğu tartışmaları devam ederken, ulusal medya ve ABD yönetiminin de geç tepki vermesi ayrımcılık eleştirilerini körükledi.

Medyanın tutumu yeni değil

ABD`de yerel ve ulusal medyanın seçiciliği ve olayları işleyiş tarzı farklı olduğu için 50 eyalette meydana gelen olaylar ancak ülkenin ulusal güvenliğini, dış politikasını veya federal hükümetin siyasetini ilgilendirdiğinde ulusal medyada öncelikli olarak yer alabiliyor.

Chapel Hill cinayetinde olduğu gibi, benzer pek çok olayda medyanın tepkisi, faillere göre değişiyor.

Beyaz Amerikalıların maruz kaldığı bir saldırı çok hızlı bir şekilde ulusal medyanın manşetlerinde yer alırken, azınlık grupları veya siyahilere yönelik saldırılar ise genelde, sadece bu grupların güçlü tepkileri sonucunda medyada yer alabiliyor.

Chapel Hill cinayeti de sosyal medyada tartışma konusu olunca ve bu sayede belirli bir kesimi harekete geçirince ulusal medyada yer almaya başladı.

Ulusal medyanın, cinayetleri işleyiş şekli de eleştirildi. Haberlerin, kurbanların aileleri yerine failin ailesinin ifadeleri üzerine şekillendirildiğine dikkati çekildi. Bazı uzmanlar, fail Müslüman olsaydı olayın farklı işleneceğini dile getirdi.

George Washington Üniversitesi Medya ve Halkla İlişkiler Bölümünden Yrd. Doç. William Youmans, AA muhabirine yaptığı açıklamada, cinayeti işleyen bir Müslüman ve öldürülen üniversite öğrencileri beyaz Amerikalı olsaydı ulusal medya kanallarının bu olayı hemen manşetlerine taşıyacağını ve konuyu ilk olarak terörizm ekseninde tartışacağını savundu.

Youmans şunları kaydetti:

"Medya, failin eşinin olayın park kavgası üzerine çıktığını iddia etmesine çok da karşı çıkmadı. Hiçbir medya kanalı kendiliğinden bunun bir tür terör saldırısı veya dini inançla ilgili olabileceğini ileri sürmedi. Halbuki olayın faili Müslüman olsaydı şüphesiz medya önce oradan bakardı."

ABD`de 11 Eylül saldırıları sonrasında yürütülen kimi araştırmalar, Amerikan toplumunda islamofobinin hızla yükseldiğini ve ABD`de ana akım ulusal medyanın da bu yükselişe neden olan etkenlerden olduğunu ortaya koyuyor.

Gallup araştırma şirketinin 2002-2011 yıllarındaki verilere dayanan araştırmasına göre, ABD`de 11 Eylül`den sonraki 10 yılda, her yıl kaydedilen binlerce şiddet olayının faillerinden terör şüphelisi olarak gözaltına alınanların sadece 160`ı Müslümandı. Araştırmada, medyanın ise haberlerinde Müslüman Amerikalıların terör suçlarına daha çok karıştığı izlenimi verdiği tespit edildi.

Arap-Amerikan Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunun Haziran 2014`te yayımladığı araştırmada, Amerikalıların yüzde 42`sinin Müslümanların fişlenmesini ve profillerinin güvenlik birimlerinde bulunmasını desteklediğini ortaya koydu. Araştırmada, bu görüşte olan Amerikalıların yüzde 57`sinin Arap tarihi ve halkı, yüzde 52`sinin de İslam diniyle ilgili yeterli bilgiye sahip olmadığına dikkati çekildi.

Araştırmada, Arap ve Müslümanlara yönelik bu ön yargıların medya ve siyasilerin söylemleriyle şekillendiği yorumu yapıldı.

Berkeley Üniversitesi`nde islamofobi üzerine çalışan Dr. Hatem Bazian da islamofobinin bu kadar artmasında medyanın büyük rol oynadığını söyledi. Bazian, "Müslümanlar suç işlediğinde medya onları hemen terörizm bağlamında sorunsallaştırır fakat bir olayda mağdur veya kurban Müslümanlar ise medya oldukça temkinli yaklaşmaktadır" dedi.