TÜRKİYE?DE
YEREL YÖNETİMLERİN ÖNEMİ
Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Siyaset Bilimi
ve Kamu Yönetimi Öğrenci Topluluğu tarafından ?Yerel Yönetimlerde Güncel
Sorunlar? konulu panel düzenlendi.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı?nın
okunmasıyla başlayan program Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Öğrenci Topluluğu
Yönetim Kurulu Üyesi Şeyma Yanartaş?ın açılış konuşması ile başladı.
Moderatörlüğünü Necmettin Erbakan Üniversitesi İktisadi
ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Fatih Bilal
Alodalı?nın yaptığı panelde ilk sözü Sakarya Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Aziz Tuncer aldı.
Doç. Dr. Aziz Tuncer, ?Şehir, Yerel Yönetimlerin Doğuşu
ve Gelişimi? konusu hakkında açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Tuncer, ?Yerel
yönetimlerin doğuşu İtalyan şehir devletleri ile başladı. İtalyan şehir
devletlerinde doğu ve batı şehirleri aynı değildi. 1183?de Konstanz anlaşması
ile yerel yönetimler kendi ayakları üzerinde durmayı öğrendi. Fransız devrimi
sırasında bile müdahale edilmeyen tek yer belediyelerdi. Belediyeler kişisel ve
özel hayatın devamı görüldüğü için dokunulmadı. Bizde yerel yönetimler ise köy,
mahalle, cemaat üzerine konuşuldu.? dedi.
?Demokrasinin
yaşadığı en iyi yer yerel yönetimlerdir?
Ahi Evran Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Doç. Dr.
Mustafa Kocaoğlu ise ?Yerel Yönetimlerde Demokratik Katılım Kültürü? hakkında
bilgiler verdi. Doç. Dr. Kocaoğlu, ?Yerel yönetimlerde etkinlik, verimlilik,
özerklik, kültür ve demokratik katılım gibi pek çok değer vardır fakat
demokratik katılım önemlidir. Demokrasinin yaşadığı en iyi yer yerel
yönetimlerdir. Demokratik katılım kültürünün sosyolojik, psikolojik, toplumsal
ve yönetsel etkileri vardır. Bilinçli ve duyarlı vatandaş olmanın en önemli
kuralı katılım kültürünü benimsemektir. Katılım kültürü bizlere gelecekte nasıl
yönetileceğimizi ve nasıl hesap sormamız gerektiğini gösterir.? dedi.
?Yerelde
halka daha yakınsınız?
Panelde ?Yerel Politikalara Katılım ve Kent Konseyi?
konusu hakkında gençleri aydınlatan Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi İİBF Dr.
Öğr. Üyesi Cenay Babaoğlu ise, ?Yerel politikalara katılım; küreselleşme,
teknoloji, yeni kamu işletmeciliği ve yönetişim kavramları ile
gerçekleşir." diyerek ortak değerler etrafında bir araya gelme, ağbağ
(network) ve lobicilik faaliyetlerine vurgu yaptı.
Dr. Öğr. Üyesi Babaoğlu, kent konseylerinin de önemine
değinerek, ?Yerelde halka daha yakınsınız. Sivil bir yapı olan kent konseyi ise
yerel yönetimlerde bir anahtardır. Kent konseylerinin belediye ile iletişimi
yüksektir. Belediye ile organik bağları olduğu için de etkilidir. Kentlilik
bilincinin daha çok oluşması için de kent konseyleri yaygınlaştırılmalıdır.?
dedi.
?Yavaş
şehir; yaşam felsefesidir?
Son olarak söz alan Süleyman Demirel Üniversitesi İİBF
Dr. Öğr. Üyesi Elvettin Akman ise ?Yerelde Sürdürülebilir Kalkınma İçin Yavaş
Hareket Et? konusuna vurgu yaparak interaktif bir sunum gerçekleştirdi.
Yerel kimlik ve değerlerin giderek azaldığını belirten
Dr. Öğr. Üyesi Akman, ?Yavaş şehir; küreselleşmeye karşı değil, sadece
küreselleşmenin olumsuz etkilerini azaltmak için ortaya çıkmıştır. Bir şehrin
bu şekilde adlandırılabilmesi için kendine has tarihi dokusunun korunması, yerel
lokantaların desteklenmesi önemli. Ayrıca bu şehirlerin nüfusu 50 binin altında
olmalı; çevre, altyapı, kentsel yaşam, turizm, sanat, sosyal uyum,
misafirperverlik konuları hakkında kriterlere sahip olmalı. Dünyada otuz farklı ülkeden 236 farklı şehir
?Yavaş Şehir? unvanıyla öne çıkıyor. Türkiye?de ilk yavaş şehir unvanını alan
kent ise İzmir?in Seferihisar ilçesi. Ayrıca Isparta?nın Eğirdir, Sinop?un
Gerze, Muğla?nın Akyaka, Çanakkale?nin Gökçeada, Şanlıurfa?nın Halfeti,
Ordu?nun Perşembe, Artvin?in Şavşat, Sakarya?nın Taraklı olmak üzere daha
birçok ilçe de yavaş şehir olarak anılıyor. Yavaş şehrin pek çok olumlu etkisi
mevcut. Yavaş şehir; yaşam değişikliği ve yaşam felsefesidir.? diyerek
sözlerine son verdi.
Panel, soruların cevaplandırılmasının ardından plaket
takdimi ile sona erdi.






