<p>Yeniden Refah Partisi Karaman Merkez İl&ccedil;esi 2. Olağan kongresine Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Dış İşler Başkanı Doğan BEKİN, Genel Merkez Y&uuml;ksek Disiplin Kurulu, İ&ccedil; Anadolu B&ouml;lgesi Eğitim Başkanı, Hatay İl Sorumlusu Mustafa SARI, Yeniden Refah Partisi Karaman İl Sorumlusu Ramazan KAYA, Yeniden Refah Partisi Karaman İl Başkanı Ahmet TAŞKIRAN ve İl y&ouml;netimi, Hatay, Mersin, Konya İl Başkanı ve y&ouml;netimleri, Yeniden Refah Partisi Başyayla, Ermenek, Sarıveliler ve Kazımkarabekir il&ccedil;e Başkanları ve y&ouml;netimleri, STK sorumluları ile vatandaşlar katıldı.<br /> Yeniden Refah Partisi Karaman Merkez il&ccedil;esi 2. Olağan kongresi; kongre divan başkanlığının se&ccedil;ilmesinin ardından İstiklal Marşıyla Başlandı. Yeniden Refah Partisi Merkez İl&ccedil;e Başkanı Ali, Yeniden Refah Partisi Karaman İl Başkanı Ahmet TAŞKIRAN, Yeniden Refah Partisi Karaman İl Sorumlusu ve Kongre Divan Başkanı Ramazan KAYA, Genel Merkez Y&uuml;ksek Disiplin Kurulu, İ&ccedil; Anadolu B&ouml;lgesi Eğitim Başkanı, Hatay İl Sorumlusu Mustafa SARI, Hatay, Mersin İl Başkanlarının selamlama konuşmasından sonra Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Dış İşler Başkanı Doğan BEKİN Bey g&uuml;ndeme y&ouml;nelik konuşma yaptı.<br /> Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Dış İşler Başkanı Doğan BEKİN, D&uuml;nden Bug&uuml;ne Anlatan ERBAKAN Hoca&rsquo;nın ferasetinden bahsetti.</p> <p>BEKİN &ldquo;T&uuml;rkiye ve D&uuml;nyadaki konjonkt&uuml;rel gelişmeler ışığında her fırsatta &lsquo;Milli ve Yerli&rsquo; kalkınma hamlesinin &ouml;nemini ifade eden, dışa bağımlılık yerine &uuml;lkemizin zengin yeraltı ve yer&uuml;st&uuml; kaynak ve potansiyelinin harekete ge&ccedil;irilmesini savunan, &lsquo;Yeni D&uuml;nya D&uuml;zeni&rsquo; adı altında Siyonist k&uuml;resel g&uuml;&ccedil; odaklarının artarak devam eden ekonomik, ticari ve politik risk ve tehditlerine karşı &ldquo;toprak ayağımızın altından kayıyor&rdquo; şeklinde milletimizi s&uuml;rekli uyaran, mevcut ekonomik darboğazı, bor&ccedil; sarmalını, dış politikadaki gelişmelerin ortaya &ccedil;ıkardığı kaotik durumu her vesilede yıllar &ouml;ncesinden &uuml;zerine basa basa dile getiren ve gerekli &ouml;nlemlerin alınmaması durumunda &ldquo;d&ouml;vecek dizimizin kalmayacağını&rdquo; ifade ederek bizlere &lsquo;D&uuml;nden Bug&uuml;n&uuml; Anlatan&rsquo; T&uuml;rkiye Cumhuriyeti 54.Refahyol H&uuml;k&uuml;meti&rsquo;nin Başbakanı ve Milli G&ouml;r&uuml;ş Lideri Prof.Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı rahmet ve minnetle y&acirc;d ediyoruz.<br /> Erbakan Hocamız, Milli G&ouml;r&uuml;ş hareketinin birinci kırk yılına başlamadan &ouml;nce Milli G&ouml;r&uuml;ş mefk&ucirc;resine inanmış kişilerle yaptığı son istişare toplantısı sırasında tarihe not d&uuml;ş&uuml;lmesi gereken veciz kapanış konuşması sırasında T&uuml;rkiye&#39;nin i&ccedil;inde bulunduğu vahim durumun &ouml;nemini ortaya koymaya &ccedil;alışırken &ouml;zellikle şu ifadeyle vurgu yapmaya &ccedil;alışıyordu: &ldquo;Kardeşlerim, toplantımıza g&ouml;sterdiğiniz ilgiye ve ortaya koyduğunuz fikirlere &ccedil;ok teşekk&uuml;r ediyorum. G&ouml;r&uuml;yorum ki hepiniz samimi duygularla vatan sathını tutuşturacak bir &lsquo;&Ccedil;IKIŞ&rsquo;(HURU&Ccedil;) yapmanın gerekliğine inanmışsınız. T&uuml;rkiye&rsquo;nin sosyo-politik durumu malumunuzdur. Bu nedenle, inanmış kadroların artık silkinip toparlanma zamanı gelmiştir. Şunu da ifade etmek gerekir ki; artık bir siyasi partinin kuruluşuna her zamankinden daha fazla ihtiya&ccedil; duyulduğu da bir ger&ccedil;ektir. Bundan b&ouml;yle omuz omuza hep birlikte hareket etme vaktidir.&rdquo;<br /> 1969 yılında bu duygu ve d&uuml;ş&uuml;nceyle milletimizin sinesinden doğan ve birinci kırk yıl boyunca temsil ettiği milyonların saygınlığına hi&ccedil;bir halel getirmeden, b&uuml;y&uuml;k onurla &ldquo;Milli G&ouml;r&uuml;ş&rdquo; bayrağı altında siyaseti; milli, manevi, ahlaki, fikri değerler ile birlikte erdem ve samimiyet temelleri &uuml;zerine inşa eden, &uuml;lkemizin ve milletimizin b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;, kardeşliğini ve &lsquo;Yeniden B&uuml;y&uuml;k T&uuml;rkiye&rsquo; hedefine ulaşmayı şiar edinen Erbakan Hocamız&rsquo;ın ortaya koyduğu alternatif fikir, proje ve &ccedil;&ouml;z&uuml;m &ouml;nerileri bug&uuml;n daha iyi anlaşılmaktadır.<br /> &ldquo;Milli G&ouml;r&uuml;ş&rdquo;&uuml;n bir teori değil, ger&ccedil;ek anlamda hizmet ve hamle olduğunu a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;rebilmek i&ccedil;in:<br /> - &ldquo;Milli G&ouml;r&uuml;ş &ldquo;&uuml;n 1974-1978 iktidardaki hizmetleri,<br /> - &ldquo;Milli G&ouml;r&uuml;ş &ldquo;&uuml;n 1989-1994 I. D&ouml;nem Belediye Hizmetleri,<br /> - &ldquo;Milli G&ouml;r&uuml;ş &ldquo;&uuml;n 1994-1999 II. D&ouml;nem Belediye Hizmetlerini,<br /> - &ldquo;Milli G&ouml;r&uuml;ş &ldquo;&uuml;n 1996-1997 İktidar Hizmetlerini dikkatle incelemek ve tanımakta b&uuml;y&uuml;k yarar vardır.<br /> MİLLİ G&Ouml;R&Uuml;Ş&rsquo;&Uuml;N (1974-1978) İKTİDARDAKİ HİZMETLERİ<br /> 1.Kıbrıs Zaferi<br /> 1974&rsquo;te h&uuml;k&uuml;met i&ccedil;inde yer alan &ldquo;Milli G&ouml;r&uuml;ş&rdquo; Kıbrıs&rsquo;ta kardeşlerimize reva g&ouml;r&uuml;len zulme razı olamazdı. İşte Kıbrıs&rsquo;ta zaferin kazanılması, Allah&rsquo;ın yardımıyla Milli G&ouml;r&uuml;ş sayesinde oldu.<br /> Bu olumlu sonu&ccedil;tan rahatsız olan ABD ve Batı, bug&uuml;ne kadar Kıbrıs&rsquo;ı karıştırma gayretlerinden bir an bile geri kalmadı. İşbaşındaki iktidarların uyguladıkları ABD ve Batı g&uuml;d&uuml;ml&uuml; politikaları, Rumların daha talepkar ve uzlaşmaz duruma girmesine sebep olmakta, batılıların niyetlerini uygulamalarına zemin, &uuml;mit ve imk&acirc;n hazırlamaktadır.<br /> H&acirc;lbuki Kıbrıs&rsquo;ta 1974 Barış Harek&acirc;tı&rsquo;ndan sonra &ccedil;&ouml;z&uuml;m fiilen ortaya &ccedil;ıkmıştır. H&uuml;k&uuml;metlere d&uuml;şen g&ouml;rev KKTC&rsquo;nin tanınmasına ve kalkınmasına gayret g&ouml;stermektir. &ldquo;Milli G&ouml;r&uuml;ş&rdquo; daha ilk g&uuml;nden itibaren Kuzey Kıbrıs&rsquo;ta bağımsız bir devletin kurulmasını esas almıştır. Diğer iktidarlar ise, Batılılar&rsquo;ın &lsquo;Federe Devlet&rsquo; fikrinin peşine takılmaktan başka bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m ortaya koyamamıştır.<br /> 2. Manevi Kalkınma<br /> a) D&ouml;rt Yılda 350 İmam Hatip Okulu a&ccedil;ıldı<br /> b) 10 Y&uuml;ksek İslam Enstit&uuml;s&uuml; a&ccedil;ıldı<br /> c) &Uuml;&ccedil; bin Kur&rsquo;an Kursu a&ccedil;ıldı<br /> Milli G&ouml;r&uuml;ş, H&uuml;k&uuml;met ortağı olduğu d&ouml;nemde hazırlanan ve 30 Kasım 1974&rsquo;te TBMM Başkanlığı&rsquo;na sunulan 4. Beş Yıllık Plan&rsquo;da ilk defa &ldquo;MANEVİ KALKINMA&rdquo; adı altında &ccedil;ok &ouml;nemli ve geniş bir b&ouml;l&uuml;me yer verildi.<br /> 3. Şahsiyetli Dış Politika<br /> Kıbrıs zaferinden sonra ABD&rsquo;nin bize uyguladığı silah ambargosuna karşılık olarak ABD&rsquo;nin T&uuml;rkiye&rsquo;deki &uuml;sleri kapatıldı ve &ldquo;Ağır Sanayi&rdquo; hamlesi &ccedil;er&ccedil;evesinde &ldquo;yerli ve milli savunma Sanayi&rdquo;nin g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir şekilde kurulma hamlesi başlatıldı.<br /> 4. M&uuml;sl&uuml;man &Uuml;lkelerle İşbirliği Geliştirildi<br /> İlk defa Suudi Arabistan, Irak, Mısır, Libya gibi M&uuml;sl&uuml;man &uuml;lkelerle hem &ouml;zel sekt&ouml;r, hem de devletler bazında ticari ve yatırım ilişkileri fiilen başlatılmıştır.<br /> T&uuml;rkiye, 1976 yılına kadar İslam Konferansı &Ouml;rg&uuml;t&uuml;&rsquo;ne tam &uuml;ye değildi. Sadece g&ouml;zlemci sıfatıyla katılıyor ve oy kullanamıyordu. MSP, ağırlığını koyarak, hatta koalisyonun devamını g&ouml;zden ge&ccedil;ireceğini s&ouml;yleyerek &uuml;lkemizin İslam Konferansı&rsquo;na tam &uuml;ye olmasını sağlamıştır.<br /> Ve yine Milli G&ouml;r&uuml;ş h&uuml;k&uuml;mette iken T&uuml;rkiye, &ldquo;İslam Kalkınma Bankası&rsquo;na&rdquo;&rdquo;Kurucu &Uuml;ye&rdquo; olarak katılmıştır.<br /> 5. Ekonomik Kalkınma, &Uuml;retim Seferberliği&nbsp;<br /> Milli G&ouml;r&uuml;ş&rsquo;&uuml;n h&uuml;k&uuml;met ortağı olduğu MSP d&ouml;neminde;<br /> a) Tarım &Uuml;retimi Artırılmıştır.<br /> Buğday &uuml;retimi d&ouml;rt yılda, 10 milyon tondan 16.7 milyon tona, et &uuml;retimi, 125 bin tondan 635 bin tona &ccedil;ıkarıldı. 30&rsquo;dan fazla et kombinası inşa edildi.<br /> 1974&rsquo;te 1.100.000 ton buğday ithal edilirken 1978&rsquo;de 1.921.000 ton ihra&ccedil; edildi.<br /> b) Tarım Girdi &Uuml;retimleri Artırılmıştır.<br /> Yeni 8 g&uuml;bre fabrikasının inşaatına karar verildi<br /> 1974&rsquo;te 23.624 adet olan yerli trakt&ouml;r imalatı, 1977&rsquo;de 31.658 &acirc;dete y&uuml;kseltilmiştir. İthal trakt&ouml;rlerle birlikte 1 yılda k&ouml;yl&uuml;m&uuml;ze toplam 66.494 adet yeni trakt&ouml;r edinme imk&acirc;nı sağlanmıştır.<br /> Ancak hemen MSP&rsquo;den sonraki ilk yılda trakt&ouml;r &uuml;retimi 18.184 &acirc;dete gerilemiştir.<br /> Ne yazık ki, şu anda uygulanmakta olan yanlış politikalar y&uuml;z&uuml;nden tarım ve hayvancılığımız adeta yok edilmiştir.<br /> c) Ağır Sanayi Hamlesi Başlatılmıştır.<br /> Ağır Sanayi hamlesi 7 yıllık (1975-1982) sanayileşme programı idi. Bu program eşi g&ouml;r&uuml;lmemiş bir hızla uygulanmıştır. 2 yıl gibi kısa bir zamanda 200&rsquo;den fazla milyarlık tesisin temeli atılmıştır.<br /> Bug&uuml;n, Edirne&rsquo;den Kars&rsquo;a kadar b&uuml;y&uuml;k sanayi tesisi olarak ne varsa bu iki yıl i&ccedil;erisinde yapılmıştır. Doğu ve G&uuml;neydoğu Anadolu&rsquo;daki b&uuml;t&uuml;n &ouml;nemli tesisleri, yolları ve ayrıca buradaki sulama ve enerji et&uuml;tlerini hep &ldquo;Milli G&ouml;r&uuml;ş&rdquo; ruhu meydana getirmiştir.<br /> Bu tesislerle:<br /> Savunma Sanayi ve Ağır Sanayi y&ouml;n&uuml;nden dışarıya bağımlı olmayan bir T&uuml;rkiye, katma değerli &uuml;retim ve ihracat yapan bir T&uuml;rkiye, &uuml;rettikleri 1 dolarlık sanayi &uuml;r&uuml;n&uuml;n&uuml; 6-7 dolara bize satmak suretiyle ekonomik g&uuml;c&uuml;m&uuml;z&uuml; yok eden ve bizi b&uuml;y&uuml;k bor&ccedil; stoku altına sokan Batılıların tasallutundan kurtulmuş bir T&uuml;rkiye hedeflenmiştir.<br /> Buna ilaveten, bir milyon işsize iş imk&acirc;nı sağlanması hedeflenmiş, sadece bu hamle ile yıllık % 15 ilave kalkınma hızı meydana getirilmesi m&uuml;mk&uuml;n olmuştur.<br /> Ağır Sanayi hamlesi dış bor&ccedil;la değil, kendi g&uuml;c&uuml;m&uuml;zle y&uuml;r&uuml;t&uuml;ld&uuml;.<br /> &Ouml;rneğin 28 S&uuml;merbank fabrikası, başka bir kaynağa ihtiya&ccedil; kalmadan S&uuml;merbank&rsquo;ın kendi karlarıyla kuruldu.<br /> 1977 b&uuml;t&ccedil;esi yaklaşık 250milyar TL idi. Bunun 44 milyar TL&rsquo;si ağır sanayi hamlesini desteklemek i&ccedil;in ayrılmıştır.<br /> Erbakan Hocamız, siyasette h&acirc;kim mantık olan dışa bağımlılık yerine, somut ve etkili plan ve projelerle, ekonomik değer ortaya koyabilecek alanlara yatırımları teşvik ederken T&uuml;rkiye&rsquo;de yerleşik hantal b&uuml;rokratik anlayışı baypas edip tesis ettiği Temsan, Taksan, T&uuml;mosan, Aselsan gibi kuruluşlarla ve adımların devamı olarak meydana gelen Roketsan, Tusaş, Havelsan gibi kuruluşlarla &uuml;lkemizin sanayi ve teknoloji alanında b&uuml;y&uuml;k ivme kazanmasına vesile olmuştur.<br /> MİLLİ G&Ouml;R&Uuml;Ş&rsquo;&Uuml;N BELEDİYECİLİK HİZMETLERİ<br /> 1989&rsquo;da beş il belediyesinin ve &ccedil;ok sayıda il&ccedil;e belediyesinin Milli G&ouml;r&uuml;ş y&ouml;netimine ge&ccedil;mesiyle başlayan s&uuml;re&ccedil;, 1994&rsquo;te Ankara ve İstanbul başta olmak &uuml;zere &ccedil;ok sayıda b&uuml;y&uuml;kşehirde ve y&uuml;zlerce belediyede Milli G&ouml;r&uuml;ş d&ouml;nemini başlatmıştır.<br /> Halkımız ger&ccedil;ek manada belediye hizmeti ile bu d&ouml;nemde tanışmıştır. Milli G&ouml;r&uuml;ş belediyeciliği &ouml;ncesinde b&uuml;y&uuml;kşehir dendiğinde akla &ldquo;3 &Ccedil;&rdquo; (&Ccedil;&ouml;p, &Ccedil;amur, &Ccedil;ukur) gelirken, Milli G&ouml;r&uuml;ş&ccedil;&uuml; belediyeler bu sorunları tarihe g&ouml;mm&uuml;şlerdir.<br /> İstanbul gibi d&uuml;nyanın başşehri olan bir şehrimizde en temel ihtiya&ccedil; olan suya dahi insanlarımız hasret kalmakta iken, 1994 sonrasında Milli G&ouml;r&uuml;ş ruhuyla İstanbul&rsquo;un su sorunu da tarih olmuştur.<br /> B&uuml;y&uuml;kşehirlerin &ccedil;evre d&uuml;zenlemesi, peyzaj, park-bah&ccedil;e ve ulaşım alanındaki eksiklikleri hızlı bir şekilde giderilmiş, t&uuml;m bu projeler yandaşları zengin etme mantığıyla değil, en uygun şartlarla ger&ccedil;ekleştirilmiştir.<br /> R&uuml;şvet, yolsuzluk, israf ve her t&uuml;rl&uuml; suistimal ortadan kaldırılmış, belediyelerin &ouml;nceki d&ouml;nemden gelen bor&ccedil;ları &ouml;dendiği gibi, belediye kasasında fazladan kaynak oluşturulmuştur.<br /> &ldquo;Beyaz Masa&rdquo; gibi uygulamalarla belediyeler halkın her kesimine kapısını a&ccedil;mış, vatandaşın sorunlarına ve şikayetlerine kulak verilmiş ve &ccedil;&ouml;z&uuml;m &uuml;retilmiştir. İftar &ccedil;adırı, s&uuml;nnet ş&ouml;leni ve aşevi gibi hizmetler de belediyeler tarafından ilk defa bu d&ouml;nemde yapılmıştır.<br /> T&uuml;m bu efsane hizmetlerin, Refah Partisi&rsquo;nin 1995 se&ccedil;imlerinde birinci parti olmasında ve 1996&rsquo;da da iktidara gelmesinde b&uuml;y&uuml;k rol&uuml; olmuştur.<br /> MİLLİ G&Ouml;R&Uuml;Ş&rsquo;&Uuml;N 1996-1997 İKTİDAR HİZMETLERİ&nbsp;<br /> Siyasi m&uuml;cadelesi boyunca &uuml;lkemizin sanayileşme ve kalkınma hamlelerini daha ileri bir d&uuml;zeye taşıyabilmek amacıyla milli ve yerli program ve projeler &uuml;zerinde yoğunlaşan ve &uuml;lkemizin temel sorunlarını &ccedil;&ouml;z&uuml;p, &ldquo;Yaşanabilir bir T&uuml;rkiye, Yeniden B&uuml;y&uuml;k T&uuml;rkiye ve Yeni Bir D&uuml;nya&rdquo; hedefiyle &uuml;lkemizin yeniden d&uuml;nyadaki se&ccedil;kin yerini alabilmesi i&ccedil;in D-8&rsquo;i kuran ve bunu D-60 ile tamamlamayı hedefleyen bir anlayışla 54.H&uuml;k&uuml;met d&ouml;neminde ortaya konan &ldquo;Havuz Sistemi&rdquo;, &ldquo;Kaynak Paketleri&rdquo; gibi muazzam uygulamalarla T&uuml;rkiye&rsquo;de değişimin &ouml;nc&uuml;s&uuml; olmuştur.<br /> Erbakan Hocamız&rsquo;ın Başbakanlığında yapılan efsane hizmetlerle &uuml;lkemizin y&uuml;z y&uuml;ze olduğu sorunlar bir bir &ccedil;&ouml;z&uuml;me kavuşturulmuş, &uuml;lkemiz bunun sonucu olarak b&uuml;y&uuml;k bir i&ccedil; bor&ccedil; sarmalından kurtarılmıştır. 1997 yılı sonunda 58 milyar dolara &ccedil;ıkması s&ouml;z konusu olan y&uuml;zde 200 faizli, d&ouml;rt ay vadeli korkun&ccedil; bor&ccedil; canavarını 54. H&uuml;k&uuml;met tamamen ortadan kaldırmıştır. 1996 yılı sonunda, borcu, 45 milyar dolar değil, 22 milyar dolara indirmiş, 1997 yılı sonunda da 58 milyar dolar değil, 15 milyar dolara inecek şekilde her şeyi tanzim etmiştir. Ayrıca, 50 yıldan beri ilk defa, bu denk b&uuml;t&ccedil;eyi fiilen y&uuml;r&uuml;tm&uuml;şt&uuml;r.&nbsp;<br /> Diğer yandan, 54. H&uuml;k&uuml;met d&ouml;neminde milletimize en b&uuml;y&uuml;k refah payı verilmiştir. K&ouml;yl&uuml;m&uuml;ze bir &ouml;nceki mahsul yılına nazaran y&uuml;zde 312 fazla &ouml;deme yapılmıştır. Aynı şekilde memurlarımızın refah payı, bir yılda 100 alan memura 250 verecek şekilde artırılmıştır. Yine esnaflarımızın imk&acirc;nları genişletilmiş, emekliler, dul ve yetimlere b&uuml;y&uuml;k refah payı ayrılmış ve bilhassa, &ccedil;alışan insanlarımıza, iş&ccedil;ilerimize de bir yıl i&ccedil;erisinde, y&uuml;zde 104 reel artış sağlanmıştır.&nbsp;<br /> Bunlar, milletimiz tarafından yıllardan beri hayal edilen; ama hi&ccedil;bir zaman ger&ccedil;ekleştirilemeyen b&uuml;y&uuml;k ve parlak hedeflerdir. 54. H&uuml;k&uuml;met, &ldquo;&Ouml;nce Millet&rdquo; anlayışıyla bunları birer birer ger&ccedil;ekleştirmiştir. Ayrıca b&uuml;t&uuml;n bu adımlar atılırken de acı re&ccedil;eteler kullanılmamış, &uuml;lkemizin bozulmuş dengeleri yeniden rayına oturtulmuş, vatandaşlarımızın refah d&uuml;zeyi y&uuml;kseltilmiştir.<br /> Bu eksende, b&ouml;lgesel kalkınma projelerini desteklemesi, yeni alternatif yatırımlarla s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir ekonomik kalkınma i&ccedil;in milli kaynak paketlerine y&ouml;nelmesi, dar gelirli milyonların refah seviyesini y&uuml;kseltmesi, havuz sistemi sayesinde Devlet kurumlarını y&uuml;ksek faiz &ouml;demelerinden kurtarması ve ilave kaynak oluşturması T&uuml;rkiye&rsquo;de muazzam bir ekonomik canlılığın ortaya &ccedil;ıkmasına vesile olmuştur.&nbsp;<br /> B&ouml;ylece refah d&uuml;zeyi ve gelir dağılımı gibi konularda adil ve kapsayıcı politikalar ortaya koyarak bir avu&ccedil; mutlu azınlık yerine, t&uuml;m toplumun refah d&uuml;zeyini artırarak &ouml;zellikle dar gelirli iş&ccedil;i, memur ve emeklilerin rahat nefes almalarını sağlamıştır. Dar gelirli milyonların refah seviyesinin y&uuml;kselmesi, piyasada alım g&uuml;c&uuml;n&uuml;n artmasını sağlayarak esnafın, işadamının, &uuml;reticinin de işlerinin artmasına neden olmuş ve b&ouml;ylelikle t&uuml;m ekonominin &ccedil;arklarının d&ouml;nmesine vesile olmuştur. O d&ouml;nemde yaşanan bolluk ve bereket halen daha her kesimden insanımız tarafından dile getirilmektedir.&nbsp;<br /> T&uuml;rkiye&rsquo;de iktidarlar, Batı ile ilişkilerinde yaşadıkları d&ouml;nemsel ve s&ouml;ylemsel krizlere rağmen, s&uuml;rekli olarak &lsquo;ortak &ccedil;ıkar&rsquo; ve &lsquo;değerler&rsquo; ile &lsquo;stratejik ortaklık&rsquo; gibi i&ccedil;i boş kavramlarla T&uuml;rkiye&rsquo;ye zaman kaybettirip &uuml;lkemizi Batı&rsquo;ya daha bağımlı hale getirirken, Erbakan Hocamız, Refahyol H&uuml;k&uuml;meti Başbakanı olarak kısa zaman i&ccedil;erisinde D-8 teşkilatını kurarak T&uuml;rkiye&rsquo;nin k&uuml;resel alanda yeni bir g&uuml;&ccedil; olarak ortaya &ccedil;ıkması ve kuvvetin değil, hakkın &uuml;st&uuml;n tutulduğu bir d&uuml;nya yolunda &ccedil;ok &ouml;nemli bir adım atmıştır.<br /> Bu c&uuml;mlelerden olarak, T&uuml;rkiye&rsquo;de yaşanmakta olan ekonomik krizler, ağır dış bor&ccedil; y&uuml;k&uuml;, &ccedil;ok y&uuml;ksek dış ticaret a&ccedil;ığı, yoksulluğun ve işsizliğin artması, dış politikada &ouml;zellikle AB ve ABD&rsquo;nin samimi bir m&uuml;ttefik olmadığının ortaya &ccedil;ıkması, Ortadoğu&rsquo;da yaşanan gelişmeler, Arap Baharı&rsquo;nın aslında bir &lsquo;kara kış&rsquo; olduğunun g&ouml;r&uuml;lmesi, Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Ege Denizi&rsquo;nde dış g&uuml;&ccedil;lerin oynadığı oyunlar ve gitgide derinleşme eğilimi g&ouml;steren sorunlar zinciri, b&ouml;lgesel ve k&uuml;resel alanlarda T&uuml;rkiye&rsquo;nin yalnızlaştırılmaya &ccedil;alışılması, t&uuml;m bu sorunları ve gelişmeleri yıllar &ouml;ncesinden işaret eden, &ldquo;D&Uuml;NDEN BUG&Uuml;N&Uuml; ANLATAN&rdquo; Erbakan Hocamız&rsquo;ın haklılığını, ferasetini bir kez daha ispatlamıştır.<br /> B&uuml;t&uuml;n bu ger&ccedil;ekler ışığında bug&uuml;n yapılması gereken; &uuml;lkemizin i&ccedil; ve dış tehditlerden korunması, milletimizin maddi ve manevi sıkıntılarından kurtarılması i&ccedil;in, Erbakan Hocamız&rsquo;ın &ouml;nc&uuml;l&uuml;ğ&uuml;nde Milli G&ouml;r&uuml;ş tarafından ger&ccedil;ekleştirilen efsane hizmetlere yeniden kavuşmak i&ccedil;in, vakit ge&ccedil; olmadan Erbakan Hocamız&rsquo;a kulak vermek, Milli G&ouml;r&uuml;ş&rsquo;e sarılmaktır.&nbsp;<br /> Cenab-ı Allah &ldquo;D&Uuml;NDEN BUG&Uuml;N&Uuml; ANLATAN&rdquo; Erbakan Hocamız&rsquo;a gani gani rahmet eylesin, t&uuml;m bu efsane hizmetlerin yapılmasına vesile olan Erbakan Hocamız&rsquo;dan razı olsun, O&rsquo;nu anmanın yanında anlamayı ve O&rsquo;nun y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml; yolda y&uuml;r&uuml;meyi c&uuml;mlemize nasip eylesin&rdquo; dedi.<br /> &nbsp;&nbsp; &nbsp;Konuşmaların ardından tek listeyle gidilen se&ccedil;imde Ali YANIK Yeniden Refah Partisi Karaman Merkez İl&ccedil;e Başkanlığına se&ccedil;ildi. Kongre esnaf ziyaretiyle son buldu.</p>