Kuraklık bahanesi arkasına sığınılarak, Devlet Su İşleri’nin anayasal ve yasal görevi, sessizce belediyelerin omuzlarına yıkılıyor. Sosyal medyada yapılan paylaşımlar, kürsülerden atılan sözler; hepsi aynı amaca hizmet ediyor:
Asıl sorumluyu perdelemek.

Oysa yasa net, tartışmasız:
1053 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi açıkça söylüyor;

İçme suyu barajları, isale hatları ve arıtma tesislerini DSİ yapar.

Peki DSİ ne yapıyor?
Cevap basit: Hiçbir şey.

“Karaman’ın 50 yıllık içme suyu sorunu çözüldü” diyerek yapılan propagandanın ömrü beş yıl bile sürmedi. İbrala Barajı kurudu, ama kimse çıkıp hesap vermedi. Ne özür var, ne sorumluluk alan var.

Bugün gelinen noktada, belediyeler adeta kendi kaderine terk edilmiş durumda. DSİ’nin yapması gereken yatırımları, yerel yönetimler kendi imkânlarıyla, sondajlarla, geçici çözümlerle kapatmaya çalışıyor. Bu bir başarı hikâyesi değil, devletin acı bir iflas tablosudur.

Algı Yönetimi Yapmayın, Görevinizi Yapın

Karaman Belediyesi’nin açtığı kuyular elbette önemli.
Ama şu soru ortada duruyor ve kimse cevap vermiyor:

DSİ neredeydi?
Bu yatırımlar neden yıllar önce yapılmadı?
Vatandaş neden yanlış yönlendiriliyor?

Çözüm belediyeleri vitrine koymak değil; DSİ’yi görevine zorlamaktır.
Gerisi laf, gerisi algı, gerisi vatandaşı oyalamaktır.

Ve artık bu oyunu kimse yutmuyor.