Karasal iklimin hakim olduğu Karaman`ın mikroklima
özelliği taşıyan Göksu Vadisi`ndeki köylerinde gübre ve ilaç kullanılmadan
üretilen zeytinler, hem sofralık zeytin hem de zeytinyağı olarak birçok kente
gönderiliyor
Zeytinyağı işleme tesisinin sahibi Aydoğan:
"Zeytinimizin kalitesi çok yüksek. Kendine has
bir aroması var. Bölgenin coğrafi yapısından dolayı birçok yerde görülen zeytin
hastalıkları burada gözükmüyor. O yüzden bahçelerde ilaç, gübre
kullanılmıyor"
"İlaç kalıntısı olmaması ürünün kalitesini
yükseltiyor. Bazı büyük fabrikalar buradan yağı tankerlerle alıp paketledikten
sonra piyasaya sürüyor"
MEHMET ÇETİN - Genel olarak karasal iklimin hakim
olduğu Karaman`ın mikroklima özelliği taşıyan Göksu Vadisi`ndeki köylerinde
gübre ve ilaç kullanılmadan üretilen zeytinler, hem sofralık zeytin hem de
zeytinyağı olarak birçok kente gönderiliyor.
Konya`nın Hadim ilçesinden doğan Göksu Nehri, Toros
Dağları`nın ortasından geçerek derin bir vadi oluşturuyor. Geçtiği yerlerde
mikroklima etkisi oluşturan nehir, bu bölgelerde Akdeniz ikliminde yetişebilen
birçok meyve ve sebzenin üretimine olanak tanıyor.
Karaman`ın Göksu`ya yakın birçok köyünde de
zeytincilik yüzlerce yıldır yapılıyor. Senede üretilen yaklaşık 4 bin ton
zeytinin bir kısmı sofralık olarak tüketilirken, önemli bir bölümü de
tesislerde işlenerek zeytinyağına dönüştürülüyor.
İlde zeytinyağı tesisi bulunmadığı için zeytinlerini
Mersin`in Mut ilçesine bağlı Göksu Mahallesi`ne götüren köylüler, buradaki
tesislere çuvallarla getirdikleri zeytinlerden çıkan organik zeytinyağını
bidonlara dolduruyor.
Göksu Mahallesi`nde zeytin işleme tesisi bulunan Yusuf
Aydoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zeytinciliğin vadideki köyler için
önemli gelir kaynaklarından biri olduğunu söyledi.
"Ülkenin birçok yerine gönderiliyor"
Ekim ve kasım aylarında mahallenin zeytin alım merkezi
haline geldiğini belirten Aydoğan, "Mahallemiz Mut merkezine hayli uzak.
Yakındaki mahalleler ile Karaman`ın köylerinde üretilen zeytinler buraya gelir.
Yani bir nevi zeytin borsası oluşur. Burada toplanan zeytinler tüccarlar
tarafından alınarak ülkenin birçok yerine gönderiliyor." diye konuştu.
Üreticilerin satamadıkları zeytinin yağını
çıkarttıklarını anlatan Aydoğan, şöyle devam etti:
"Buraya getirilen zeytinler elenir. İri olanlar
sofralık olarak satılır. Elek altı olanlar da zeytinyağı olarak
değerlendirilir. Birçok kişi fiyatı ucuz bulursa tüm ürününü zeytinyağı
yaptırır. Zeytin yıkandıktan sonra 35 derece suda hamur oluyor, sonra makinede
yağından ayrılıyor. Zeytinimizin kalitesi çok yüksek. Kendine has bir aroması
var. Bölgenin coğrafi yapısından dolayı birçok yerde görülen zeytin
hastalıkları burada gözükmüyor. O yüzden bahçelerde ilaç, gübre kullanılmıyor.
Tamamen organik. İlaç kalıntısı olmaması ürünün kalitesini yükseltiyor. Bazı
büyük fabrikalar buradan yağı tankerlerle alıp paketledikten sonra piyasaya
sürüyor."
"Zeytinyağı yöre insanının her şeyi"
Aydoğan, bölgede üretilen zeytinyağının asit oranının
düşük olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Asidi yüksek yağ rafine edilmeden tüketilmez.
Rafine edilmeden yenebilen zeytinyağına naturel sızma denir. Naturel sızma en
iyisidir. Hem çiğ hem de yemeklerde tüketilir. Zeytinyağı yöre insanının her
şeyi. Yemekte kullanır, çiğ olarak tüketir. Yarasının üstüne, ağrıyan yerine
sürer. Bizim için en iyi ilaçtır. Genellikle İç Anadolu`ya hitap ediyoruz.
Ankara, Konya ve diğer illerden özellikle zeytinyağı için gelenler olur. Çünkü
yağımız hem kaliteli hem de hesaplıdır. Zeytin üretimiyle meşhur birçok yere buradan
zeytinyağı ve zeytin gider."
"Biz başka yağ kullanmayız"
Tesise zeytinlerini satmaya gelen Mehmet Ali Hayıt ise
zeytinciliğin oldukça zorlu olduğuna değinerek, "Zeytinimin birazını
sattım, geriye kalandan da yağ çıkarttım. Biz başka yağ kullanmayız. Bu sene
zeytin fiyatı düşük, o yüzden çoğundan yağ çıkarttık. Bu yağı da isteyenlere
satıyoruz." ifadelerini kullandı.
Karaman`ın Bucakkışla köyünden zeytinyağı çıkartmaya
gelen Cennet Çelik ise kullandıkları zeytinyağını kendilerinin ürettiğini
vurgulayarak, "Köyde biraz zeytin ağacımız var. İhtiyacımızı karşılıyor.
Kendi ürünümüz olduğu için güvenle tüketiyoruz." şeklinde konuştu.










