Karamanı tanıtamadığımızdan
yıllar yılı şikâyet eder dururuz. Evet, doğru tanıtamadık. Ciddi eksiklikler
var.
Bir değeri tanıtabilmek için
öncelikli şartlar nelerdir. Elbette tanıtacağımız değeri önce kendimiz çok iyi
tanımalıyız.
Gün geçmez yerel basında bir
haber çıkmasın: Falanca İspanya, İtalya, Hollanda yolcusu. Ya da falanca ekip
Ürgüp?de, Uzungöl?de, Kayseri?de, Konya?da stres attı.
Karamanı Tanıtamadığımızdan
şikâyet edenlere ve Karaman aşığı geçinenlere sormak gerek: Kaç sefer Manazan
Mağaralarını gezdiniz, İncesu Mağarasına kaç sefer indiniz, Karadağa kaç sefer
tırmandınız, Yılkı Atlarını kaç sefer seyrettiniz, Sular altında kalan Görmel
Köprüsünü kaç sefer geçtiniz, Nadire çayında ya da Barçın yaylasında kaç sefer
çay içtiniz? Toros sıradağlarının Orta Anadolu?ya ne uç noktası olan Hacı Baba
Dağının zirvesinden Karaman Ovasını kaç kere seyrettiniz?
Bunu Sadece Karamanın
tanıtımını yetersiz bulduğundan eleştirenlere değil bu tanıtım için görev alan,
kolları sıvayan ve yola koyulanlara da sormak gerek. Alacağımız cevaplar hiç
tatmin edici olmayacak.
Tanımadan tanıtamazsınız?
Üniversitemize binlerce
öğrencimiz gelir ve gider. Bir o kadar Karamanlı öğrenci de Konya?da okur ve
sık sık bu güzergâhı kullanır. Ulusal bazda bir inceleme yaparsanız 105
kilometre olarak sabitlenmiş bu güzergâhın Türkiye?nin en pahalı yolu olduğunu
görürsünüz. Devlet Demiryolları bile bu halka bu mesafeyi pahalı satma cezasını
layık görmüştür. Küçük bir inceleme ile bu mesafenin pek çok bölgede bizim yarı
fiyatımız olduğunu görürsünüz. Hatta üçte bir fiyatta olan iller bile var.
Zaman zaman şehrimize
misafir gelenlerin adres sordukları kişiler, Dikbasan Camisini, Araboğlu
Camisini, İmareti, Şeyhali Sultan Türbesini, Karabaş Veli Külliyesini ve hatta
Yunus Emre Hazretlerinin türbesini tarifte zorlanıyorlar.
Bu tür öğretilerin birinci
ayağı aileler, ikinci ayağı eğitim kurumları ve son ayağı da yerel yönetimler
ve kurumlardır.
Hangi aile bu pazarı
Karamanın bir bölgesinde gezi yapmak için değerlendirelim diyor? Hangi öğretmen
temini çok kolay olan bir araç ile öğrencilerine ? çevremizi tanıyalım? gezisi
yaptırıyor? Hangi kurum çalışanları ile çeşitli yerlerde geziler toplantılar
düzenliyor?
Binlerce dokümanla topluma
kazandırılmış bilgileri açıp okuma ve öğrenme zahmetine ise hiç katlanmıyoruz.
Karamana görev yapmak üzere gelen bir bürokrat acı bir ifade ile şunu sordu:
?Karamanoğulları büyük bir beylik imiş. Ama Karamanoğullarında Mehmet Bey den
başka Bey yok muydu ki? Bu beylik Osmanlı ile bile boy ölçüşmeye kalktığına
göre kaç yıl hüküm sürdü, gücü ne idi, kültürü ve ekonomisi nasıldı?? Maalesef
çok da haklı idi. O mecliste bulunan belki 20 kişiden bu soruya yarım yamalak
cevap verecek 2 kişi ya çıktı ya da çıkmadı.
Kişinin kendisin bilmesi
kadar güzel bir şey olamaz. Kendisini bilmek de çevresini ve geçmişini bilmekle
bir anlam kazanır.
Takmışız bir kere
?Konya-Karaman? lafına. Bu imajı kıramamaktan ha bire şikâyet eder dururuz.
Peki, biz Karamanı ne kadar tanıyoruz?
Yaz aylarında okullar
kapanınca boş yatan nakliye firmaları kısa turlar düzenleyip il içinde bir
hareket başlatsalar ne güzel olur.
Yine şehir içinde birbirleri
ile didişip duran dolmuş hatları, 105 kilometrelik mesafe olan Konya hattına
bir dolmuş güzergâhı oluştursa ne güzel olur. Yol boyunca pek çok yerleşim
birimi var. Onlar da istifade eder bu hizmetten.
Devlet Demiryolları
Karaman-Konya arası fiyatları bir kere daha gözden geçirse ve düşürse, Konya?da
okuyan öğrenciler rahatlar, Konya?dan daha çok öğrenci bizim Üniversitemizi
tercih eder.
Büyük firmalar, kurumlar ve
kuruluşlar personeli ile tarihi ve turistik bölgelerimizde piknikler,
toplantılar düzenlese ne güzel olur.
Turizm ve Kültür Müdürlüğü
Karamanın her karışını kapsayan güzel bir ?Almanak? hazırlasa ne güzel olur.
Öğretmenlerimiz güzel
havalarda öğrencilerini şehir dışındaki yerlere götürmek yerine İl içindeki
değerlerimizi tanıtım gezileri düzenleseler ne güzel olur.
Tanıtım eksikliğinden
şikâyet edenler ve Karamanı tanıtmaya soyunanlar önce Karamanı tanısalar NE
GÜZEL OLUR?








