<p><strong>ANKARA - BHA</strong></p> <p>T&uuml;rk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Başkanvekili ve Star gazetesi yazarı C&uuml;neyd Altıparmak, &#39;&#39;İnternet hukukunda kırılma noktası&#39;&#39; adlı yazısında şu ifadelere yer verdi:</p> <p>&#39;&#39;İmkanlar artınca, hayat kolaylaşınca, dertlerimizi bitirecek sanıyoruz. Ama yanılıyoruz. &Ccedil;ağ geliştik&ccedil;e, sorunlar da artıyor. Bug&uuml;n internet ve hukuk odağındaki son gelişmelere değinmek istiyorum. &Ouml;zellikle &ccedil;ocuklar ile ilgili yayımlanan rapor &ccedil;ok dikkat &ccedil;ekici. Bu rapor &ccedil;ok &ccedil;arpıcı ve &uuml;z&uuml;c&uuml; bir ger&ccedil;eği ortaya koyuyor. T&uuml;m ebeveynler &ccedil;ok dikkatli olmak zorunda!</p> <p><b>&Ccedil;AĞIN CEVABINDAN KA&Ccedil;ILAN SORULARI!</b></p> <p>ABD&#39;nin&nbsp;<b>Los Angeles</b>&nbsp;şehrinde g&ouml;r&uuml;len, kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve teknoloji &ccedil;ağının en kritik sorularını yargı &ouml;n&uuml;ne taşıyan dava sonu&ccedil;landı. Yıllardır sorduğumuz sorular şuydu: Sosyal medya şirketleri yalnızca birer &quot;<b>platform</b>&quot; mu? Yoksa kullanıcı davranışını şekillendiren aktif akt&ouml;rler mi? Mahkemede de bunlar konuşulmuş, doğal olarak!..</p> <p><b>KARARIN &Ouml;Z&Uuml;</b></p> <p>Mahkemenin konuyu ele alışı algoritmaların ve &quot;<b>sonsuz kaydırma</b>&quot; gibi tasarım ara&ccedil;larının bağımlılık &uuml;retip &uuml;retmediği sorusunda d&uuml;ğ&uuml;mleniyor. Mahkeme, bu tasarım tercihlerini pasif bir ara&ccedil; değil, bilin&ccedil;li bir y&ouml;nlendirme olarak değerlendiriyor.</p> <p>Bu yaklaşım, teknoloji şirketlerinin klasik &quot;<b>aracı hizmet sağlayıcı</b>&quot; savunmasını ge&ccedil;ersiz kılıyor.</p> <p><b>TASARIM SORUMLULUĞU: META VE YOUTUBE</b></p> <p>Bu davada, gen&ccedil; kullanıcıların sosyal medya bağımlılığı nedeniyle psikolojik zarar g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; iddia edilmişti. Davayı inceleyen mahkeme j&uuml;risi, şirketlerin yalnızca i&ccedil;erikten değil, kullanıcıyı platformda tutmaya y&ouml;nelik tasarım tercihlerinden de sorumlu olabileceğine karar verdi. Yani mahkeme, sadece i&ccedil;erikleri değil; &#39;yazılım tasarımını&#39; da incelerim demiş oldu!</p> <p><b>İKİ KRİTİK TESPİT</b></p> <p>Yargılamada dile getirilen iki &ouml;nemli husus var: Birincisi,&nbsp;<b>&quot;bu sistemler tesad&uuml;fen değil, kullanıcıyı m&uuml;mk&uuml;n olduğunca uzun s&uuml;re i&ccedil;eride tutmak i&ccedil;in tasarlandı&quot;&nbsp;</b>şeklindeki tespit. İkincisi ise; Sosyal medya&nbsp;<b>&quot;artık ifade &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; meselesi değil, &uuml;r&uuml;n g&uuml;venliği meselesidir&quot;</b>&nbsp;ifadesiyle kayda ge&ccedil;en c&uuml;mle. Artık dijital d&uuml;nyada sorumluluğun &ccedil;er&ccedil;evesini &ccedil;izerken &quot;<b>t&uuml;ketici hukukuna yakın</b>&quot; bir yorum yapma zamanı geliyor. Bu &ccedil;ok sevindirici bir gelişme! Meta&#39;nın ve YouTube&#39;un bu kararla &uuml;&ccedil; milyon dolarlık bir tazminata mahk&ucirc;m olması &ouml;nemli. Pek tabi karar kesin değil, karar &uuml;st mercilerce incelendikten sonra kesinleşecek. Ancak bu yorumun yapılması kıymetli ve bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n habercisi. Bu karar, internet hukukuna dair her ihtilafı salt&nbsp;<i>&#39;ifade &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;</i>&#39; parantezine alma eğilimindeki Anayasa Mahkememizin yorumlarına da yansır umarım!</p> <p><b>DİJİTAL EBEVEYNLİK &Ccedil;OK DAHA &Ouml;NEMLİ</b></p> <p>&quot;<b>&Ccedil;ocuklarımızı sadece sokakta değil, ekranın i&ccedil;inde de korumak zorundayız</b>&quot; şeklindeki sık&ccedil;a tekrar edilen klişe c&uuml;mlenin &ouml;nemi, yapay zek&acirc; ile farklı ve daha tehlikeli bir boyuta evrildi. Tehlike, internetle beraber g&ouml;r&uuml;n&uuml;r olmaktan &ccedil;ıkmıştı. Yapay zek&acirc; ile &uuml;retilen, ger&ccedil;ek ile ayırt edilmesi neredeyse imk&acirc;nsız i&ccedil;erikler ile &quot;<b>sapkınlığın boyutu</b>&quot; da değişti. Birleşik Krallık&#39;ta kurulmuş, internet &uuml;zerindeki &ouml;zellikle&nbsp;<b>&ccedil;ocuk istismarı i&ccedil;erikleriyle m&uuml;cadele eden</b>&nbsp;bağımsız bir sivil toplum kuruluşu olan Internet Watch Foundation tarafından yayımlanan son rapor, bu tehdidin boyutunu &ccedil;arpıcı bi&ccedil;imde ortaya koyuyor: Sadece bir yıl i&ccedil;inde yapay zek&acirc; &uuml;retimi &ccedil;ocuk istismarı i&ccedil;eriklerinde&nbsp;<b>%14</b>&nbsp;artış yaşanmış ve 8 binden fazla i&ccedil;erik tespit edilmiş bu rapora g&ouml;re. Bu ciddi bir tehlikenin kol gezdiğinin g&ouml;stergesi!</p> <p><b>SU&Ccedil;LULUK YAYILIYOR</b></p> <p>Asıl &uuml;rk&uuml;t&uuml;c&uuml; olan, bu i&ccedil;eriklerin niteliği. Rapora g&ouml;re yapay zek&acirc; ile &uuml;retilen materyaller &ccedil;ok daha &quot;<b>u&ccedil;, karmaşık ve ger&ccedil;ek&ccedil;i</b>...&quot; Hatta rapor, yapay zek&acirc; ile &uuml;retilen bu materyallerin yarısından fazlasının, şiddet ve sadizm i&ccedil;eren seviyede olduğunu bildiriyor. Artık tek bir fotoğraf &uuml;zerinden sahte ama son derece inandırıcı g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler &uuml;retilebiliyor. Bu, yalnızca su&ccedil;un yayılmasını kolaylaştırmıyor; aynı zamanda &ccedil;ocukların dijital ortamda s&uuml;rekli bir tehdit altında olduğu anlamına geliyor.</p> <p><b>FARKINDALIK &Uuml;ST D&Uuml;ZEYDE OLMALI</b></p> <p>Bug&uuml;n mesele yalnızca &quot;<b>&ccedil;ocuğun ne izlediği</b>&quot; değil. &Ccedil;ocuğun &quot;neye maruz kalacağı&quot; ihtimalidir. Raporda belirtilen ve karanlık ağlarda bu i&ccedil;erikleri &uuml;retmeyi &ouml;ğreten &quot;kursların&quot; bile dolaşımda olması, tehlikenin ne kadar sistematik hale geldiğini g&ouml;steriyor. Aileler i&ccedil;in en kritik adım, dijital d&uuml;nyayı yasaklamak değil pek tabi. Bu d&uuml;nyayı anlamak ve &ccedil;ocuk i&ccedil;in yine onunla y&ouml;netmek. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; artık &ccedil;ocuklarımızı korumak, sadece fiziksel değil,&nbsp;<b>dijital ebeveynlik</b>&nbsp;sorumluluğu gerektiriyor. Bu durumların getirdiği bir ihtiya&ccedil; da hukuki d&uuml;zenlemelerin ihdas edilmesidir... Mesela &quot;<b>Aile ve &Ccedil;ocuk Dostu &Uuml;lke</b>&quot; olarak markalaşmak adına T&uuml;rkiye bu alanda neden &ouml;nc&uuml; olmasın<b>?...&#39;&#39;</b></p>