Her 3 yetişkinden 1?inin yüksek tansiyon hastası olduğu
Türkiye?de hastaların neredeyse yarısının hastalığının farkında olmadığını
belirten Uzm. Dr. Yılmaz, hipertansiyon (yüksek tansiyon) hastalığının tanımı,
sebepleri ve kontrol altına alınması için yapılması gerekenler hakkında
bilgiler verdi. Hipertansiyon hastalığının birçok nedene bağlı olarak ortaya
çıkan kan basıncı yüksekliği olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Yılmaz, şunları
aktardı; ?Sistolik veya büyük tansiyon, kalbin atım yapması sırasında
atardamarlara uyguladığı basınç, diyastolik veya küçük tansiyon ise kalbin
kanla dolduğu sırada atardamardaki direnci ifade eder. Kan basıncı dakika
dakika farklıdır, vücut pozisyonuyla, egzersizle, uyku ve uyanıklık durumuyla
değişkenlik gösterir. 20 yaş ve üzerindeki Türk erişkin erkeklerin %30?u
kadınların %35?i yüksek tansiyon hastasıdır. 60 yaşını aşan bireylerde ise
hipertansiyona her 3 kişinin 2?sinde rastlanmaktadır. Bu hastaların sadece
%5-6?sı etkin bir tedavi ile tedavi edilmekte ve hastalar sağlığına
kavuşmaktadır. Günümüzde büyük tansiyon (sistolik) için kan basıncının 140
mmHg, küçük tansiyon (diastolik) için kan basıncı 90 mmHg?nin üzerinde
bulunması hipertansiyon olarak tanımlanmaktadır. Yüksek tansiyon nedeniyle
organları besleyen damarlarda tıkanma, genişleme veya yırtılma meydana
gelebilir. Hipertansiyon organlara giden kan akışını bozarak organ
yetmezliklerine neden olabilir. Yüksek kan basıncı adıyla da bilinen
hipertansiyon, uzun süre belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar
sistemine verebileceği hasar nedeniyle ?sessiz düşman? olarak da anılmaktadır.
HİPERTANSİYONUN
NEDENLERİ
Hipertansiyonun ortaya çıkış nedenleri arasında genetik
yatkınlık ve aşırı tuz tüketimi ilk sıralarda yer alır. Ancak hastaların
%95?inde yüksek tansiyon nedeni belli değildir. Bu gruba tıp dilinde esansiyel
(primer) hipertansiyon denilmektedir. Bu gruptaki hastalar genellikle orta
yaşlı, kilolu, sınırlı fiziksel aktiviteye sahip, fazla tuz tüketen, fazlaca
sigara ve alkol tüketen, stesli yaşam tarzına sahip ve ailesinde hipertansiyon
öyküsü olan kimselerdir. %5?in altındaki
grup hastalarda hipertansiyonu başlatan bir neden söz konusundur. Sekonder
(ikincil) hipertansiyon denilen bu grupta yüksek tansiyon; tiroit hastalıkları,
böbrek üstü bezi tümörleri, böbreğe giden damarlarda daralma, aort darlıkları,
doğum kontrol hapı ve fazla ağrı kesici kullanımından kaynaklanabilir.
Hastaların büyük bir kısmında nedeni belirlenemese de yüksek kan basıncı
mutlaka kontrol altına alınmalı ve hipertansiyon nedenleri iyi araştırılmalı ve
kan basıncı ideal düzeye düşürülmelidir.
HİPERTANSİYONUN
BELİRTİLERİ NEDİR?
Hipertansiyon çoğunlukla ciddi yakınmalara yol
açmayabileceğinden yıllarca bilinmeden kalabilir.
GENELLİKLE
DOKTORA BAŞVURMA ŞİKAYETLERİ
Baş ağrısı, Ense ağrısı, Kafada sıcaklık hissi, Yüzde
kızarma, ateş basması Göğüste basınç hissi Derin nefes alma ihtiyacı Çarpıntı
hissi Göğüs ağrısı Kulakta uğultu Konsantrasyon bozukluğudur. Hipertansiyon belirtilerinden biri ya da
birkaçı hissedildiğinde mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Her yüz kişinden
birinde bulunan çok yüksek kan basıncı (malign hipertansiyon) adı verilen
durumda ise zonklayıcı baş ağrısı, bulantı, kusma, görme bozukluğu, baş dönmesi
bazen de böbrek yetersizliği görülebilir. Bu acil bir durumdur ve organ
hasarından korunmak için mutlaka hastaneye başvurulmalıdır. Kan basıncının çok
yükseldiği durumlarda da, çift görme, dilde peltekleşme, yüzde veya vücutta
karıncalanma da hipertansiyon belirtisi olarak kendini hissettirir.
HİPERTANSİYONUN
SONUÇLARI
Hipertansiyon, damar sertliği (arteroskleroz) gelişmesi
için uygun ortam hazırlamaktadır. Eğer hipertansiyonla birlikte şeker
hastalığı, kan yağlarında (kolesterol) yüksekliği de varsa bu süreç daha da
hızlanmaktadır. Esansiyel hipertansiyon tamamen ortadan kaldırılamaz, ancak
kontrol altına alınabilir. Bu nedenle hipertansiyonlu bireylerin yaşam tarzını
düzene sokmaları, kilo vermeleri, düzenli egzersiz yapmaları, ilaç önerildiyse
önerilen ilaçları kesintisiz olarak almaları ve düzenli tansiyon kontrolü
yaptırmaları gerekmektedir.
HİPERTANSİYON
TEŞHİSİ NASIL KONULUR?
Hipertansiyon teşhisi hipertansiyon hastalığını tedavi
etmek için en önemli aşamalardan biri. Uzman doktor kontrolünde yapılan
hipertansiyon takibi hastalığınızın derecesini ve tedavi süreçlerini belirler.
Kan basıncının 140/90 mmHg üzerinde olması hipertansiyon hastası
olabileceğinizi gösterir. Hipertansiyon tanısı koyarken detaylı bir fizik muayene,
elektrokardiyogram, ekokardiyografi, 24 saatlik veya haftalık kan basıncı
izlemi ve laboratuvar testleri yapılır. Kan basıncı birçok faktörden etkilenir.
Sağlıklı bir hipertansiyon tanısı için tansiyon ölçümü öncesi bir saat
içerisinde bir şey yememek, istirahat halinde olmak, sigara ve kahve içmemek
gerekir.
HİPERTANSİYON
TEDAVİSİ NASIL OLMALIDIR?
Hipertansiyon tedavisinde temel amaç kan basıncı
ortalamasını 140/90 mmHg altına düşürmektir. Hipertansiyon tedavisinin
temelinde yaşam tarzı değişiklikleri yatar. Aynı zamanda hipertansiyon
tedavisinin önemli bir bölümünü de ilaç tedavisi oluşturur. Hipertansiyon
tedavisi sırasında yaşam tarzı değişiklikleri, düzenli egzersiz, kilo kontrolü,
tuz alımının kısıtlanması çok önemlidir. İnme, kalp krizi, böbrek yetmezliği
gibi hipertansiyonun yarattığı ciddi durumlardan korunmak için erken tanı çok
önemlidir. Erken tanı koyulan ve kontrol altına alınan hipertansiyon yaşam
kalitesini etkilemez. Diğer tüm tedaviler gibi hipertansiyon tedavisi de kişiye
özel olmalıdır. Hipertansiyon tedavisinde kullanılan tansiyon ilaçlarının
bağımlılık yaptığı ya da zararlı olduğunu düşünmek, sürekli ve uzun dönem ilaç
kullanmanın getirdiği yan etkilere dayanarak bundan kaçınmak doğru değildir.
Günümüzde kullanılan ilaçlar, tansiyonu düzenlerken, kalp-damar sistemini korur
ve böbreklerin bozulmasını da engeller. İlaç tedavisinde, sadece tansiyonun
kontrol altına alınması değil, diğer organların da korunması amaçlanmaktadır.
Tedaviye uyum çok önemli olmakla birlikte hastaya uygun ilaç seçimi de çok
önemlidir. Ayrıca hastanın tam kontrolü sağlandıktan ve tansiyonu düzenlendikten
sonra ilaçların bırakılabileceği de unutulmamalıdır.
TEDAVİYE
YARDIMCI ÖNLEMLER
Aşırı kilolu hastaların kilo vermesi tansiyonun
düşürülmesinde çok önemlidir. Alkol ve sigara mutlaka bırakılmalıdır. Tuz
Tüketiminin Azaltılması. Egzersiz ve Yürüyüş. Stresle Başa Çıkma.
HİPERTANSİYON
İLAÇLARI İLE İLGİLİ DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
Sarımsak ve limonun tansiyonu düşürmeye ya da yükseltmeye
etkisi yoktur. Hipertansiyon tedavisinde sarımsak ve limonun yeri yoktur.
Hipertansiyon hastaları sadece ilaçlarını düzenli olarak kullanmalı ve sağlıklı
beslenme kuralları içinde bu besinleri tüketmelidir. Hipertansiyon ilaçları
bağımlılığa neden olmaz. Hipertansiyon tedavisi süreklilik gerektirir. Halk
arasında tansiyon ilaçlarının böbrek ve karaciğeri olumsuz yönde etkilediğine
dair yanlış bir inanış vardır. Tam tersine tansiyon ilaçlarının bu organlara
olumsuz etkisi yok denecek kadar azdır. Ayrıca böbrek ve birçok organ, yüksek
kan basıncı ilaç ile tedavi edilmediğinde çok zarar görebilir.





