Yaklaşan genel
seçimler için aday listelerinin kesinleşmesinden sonra artık kampanya dönemi
başlamış oldu.
Adaylar meydanlarda
tanıtımlara ve görüşmelere başladılar.
Yıllardır Karaman?da
uygulanan siyasi uzlaşma yine kendini gösterecek, seviyeli, gürültüsüz
patırtısız ve temiz bir kampanya süreci yaşayacağımızdan eminiz.
Bu da KARAMAN
güzelliği.
Karaman şimdi bir
güzellik daha yapmalıdır. Özellikle halihazırdaki muhalefet partilerinin
taraftarları ?vallahi biz kazandık kazanacağız, 1-1, falancanın şöyle bir
sorunu varmış bu yüzden kazanma ihtimali sıfıra düştü, biz 15 leri hedefledik,
baraj mı boş versenize biz kazanmaya oynuyoruz? kabilinden boş lafları
bırakmalıdırlar. Daha önceki pek çok seçimde edilen bu laflar sadece yüzlerinin
kızarmasına, utanmasını bilenlerin bir süre sokağa çıkamamasına sebep oldu.
Bunun yerine siyasetin
temel amacı olan HİZMET için gereken, plan, program, proje ve bunların
gerçekleşmesi için gerekli olan liyakati ortaya koymalıdırlar.
Çalışmalarına katılma
şerefine nail olamadığımız ve bizimle tanışmak lütfunda bulunmayan adaylar için
bir öngörüde, değerlendirmede bulunmak yanlış olacaktır. Bu nedenle
çalışmalarını izlediklerimizle ilgili tespitlerimizi sıralayınca da hakkımızda
?torpil geçiyor? denileceğini bile bile bazı tespitlerimizi paylaşmak isteriz.
Kendisini tanıtmak lütfunda bulunmayan ALÎ şahsiyetler hakkında olumlu olumsuz
bir şeyler söylemek haddimize değil elbette.
Karaman eşrafından
sevilen bir kişilik olan Mustafa Cem Kağnıcı bulunduğu yerde yine aynı
beyefendiliği ile ve sağlam kişiliği ile güzel bir duruş sergiliyor. Karaman
sorunları ve projeleri söylemlerinde. Nezaketi ve her kesime saygısı ile
çizgisinde yalpalamadan yürüyor. Elbette fanatik partililerinin, haberdar
olmadığı katı, itici ve bulandırıcı davranışlar ve sözlerinden sorumlu
tutulamaz. Bu konu parti teşkilatını ilgilendirir. Parti üyelerinin bu konudaki
davranış ve söylemleri konusunda bir çalışma yapacaklardır elbette.
MHP cephesi yine
bildik havada. Yeminler, iddialaşmalar, matematik kurallarını alt üst eden
hesaplar? Adaylardan görüşme imkânı bulduğumuz Mehmet Alagöz olumlu ve
tatminkâr söylemlerde olsa da parti içinden yetkili yetkisiz kişilerin
tavırları ile ters düşüyor.
Milletvekili olmak
seçmen oyları ile Allah?ın takdir edeceği bir şey. Dün alınan oylar bu gün
aynen alınabilir mi? 1-1 mi olur 2-0 mı olur? Üçüncü bir seçenek yok. Bu 1-1 i
veya 2-0 ı hangi parti alır?
Bu sorulara cevap
vermek ahkâm kesmekten öte bir şey değildir. O kadar emin cevap verilecek
sorular olsa, seçim yapmaya ne gerek var?
İktidar partisi
iktidar olmanın avantajları ile seçime girse de çalışmalarını takip etme imkânı
bulduğumuz iki adayı ile bu avantajını güzel kullanıyor.
Aday adaylarından
Şamil Arslan ile yaptığımız her görüşmede birkaç yıldır Karaman dışında bir
işle de meşgul olsa da, sorunlara ve çözüm yollarına odaklanmış olması ve
olumsuz siyasi itham ve tartışmalardan uzak kalması bizi çok etkilemişti.
Aynı yapıyı Recep
Konukta görmek sürpriz olmadı. Sempatik kişiliğini, güzel ahlakını, koymuş
olduğu ?memlekete ve halka hizmet? ideali ile taçlandıran Konuk, küçük işlerin
ancak büyük sorunların çözümü ile mümkün olduğunun farkında. Dünyanın ve
özellikle de Türkiye gerçeklerini özümsemiş, kavramış ve yürünmesi gereken yol
konusunda tatminkâr bir duruş sergileyebiliyor.
Recep Şeker ise her
konuda liyakatini kanıtlamış bir Karaman Evladı olarak ilk defa çıktığı siyaset
yolunda, sahip olduğu liyakat ile dosdoğru yürüyor.
Yerelde siyaset
?oğlumuza iş, kızımıza maaş, sokağımıza kaldırım, maşımıza zam, hiç
yürümediğimiz yoldaki çukurlar, hiç kullanmadığımız parktaki banklar, adını
söylemekte zorlandığımız ve hiç ilişkimiz olmayan kurumlardaki memurların
davranışları? dır. Ufuklar ve görüş açıları çok dardır.
Ama yine de tüm bunlar
aşılması gereken sorun ve konulardır. Bunlarla tek tek uğraşıp çözmek yerine,
tüm bunları kapsayan üst çalışmalar yapmak en güzelidir.
Napolyon?a atfedilen
bir hikâye vardır.
?Savaş kaybedilmek
üzereyken subaylar Napolyon?a durumu iletirler.
Napolyon sorar
-Neden?
Cevap verirler:
-Efendin pek çok sebep
var. Bir, cephanemiz bitti. İki ?.
Napolyon sözlerini
keser:
-Diğerlerini saymaya
gerek yok. Teslim oluyoruz.?
Eğer günümüzde Dünya
ve özellikle de Türkiye gerçeklerini bilmiyorsanız, bu gerçekler ışığında bir
bakış açınız yoksa, Alinin tayini, Velinin oğlunun işi, Mehmetin dükkanındaki
sorunla zaman öldürürseniz göreve ihanet etmiş olursunuz.
Her gün on kişinin
aynı işini görerek, yılda 3-4 bin insanın sorununu çözmek yerine Ankara?da
alınacak bir karar, çıkacak bir yasa ve yönetmelikle, bir anda 3-5 milyon
insanın sıkıntısına çözüm olmak gerekir.
Her bir gence iş
aramak ve yerleştirmek yerine güçlü bir ekonomi, düzgün bir devlet yönetimi ve
haklardan eşit istifade etmeyi gerçekleştirirseniz başarılı olursunuz.
AB, IMF ve ABD
kapılarında ellerinizi ovuşturarak, dilenci rollerinde elde ettiğiniz, üç beş
misli faizle ödeyeceğiniz paraları, birilerine kaptırıp hortumlatırsanız, sizin
DEVLET olmanıza bir türlü izin vermeyen BATI?ya, ekonominizi, savunmanızı,
ticaretinizi, tarımınızı, sanayinizi, savunmanızı, eğitiminizi ve hatta
siyasetinizi teslim eder de kukla olursanız günde on değil bin gence iş bulmaya
çabalasanız havanızı alırsınız.
Artık Türkiye kendi öz
evlatlarının tüm kumandaları ellerine geçirdikleri bir döneme girmiştir. Karar
Milletin, söz de Milletin bağrından çıkan evlatlarınındır.
Bu SÖZ sahiplerine
yetkiyi verirken iki kere düşünmeli, aklıselim karar verilmelidir.
Fanatik söylemlerle
cazgırlık yapanların atıp tutmaları yerine, SÖZ söylerken MİLLET adına
konuşabilecek ve Milletin gerçekleri ile örtüşecek fikirleri içeren sözleri
söyleyenlere yetki verilmelidir.
Bu dönem seçilecek
VEKİLLER sadece Karaman için değil, tüm dünyaya karşı bir MİLLİ duruş
sergileyecek olan TÜRKİYE için seçilecektir.
Bu fikri benimsemiş,
özümsemiş, hedefini buna göre koymuş, bu yoldan asla taviz vermeyecek ve koşar
adımlarla bu yolda yürüyecek kişilerin seçilmesi dileği ile?




