Doktor
Bey, reçeteye bir gözlük yazın lakin o gözlük öyle bir gözlük olsun ki, bana
yeniden çocukluğumdaki gibi gösterebilsin dünyayı. Yeniden hayal kurabileyim,
düşüncelerimdeki engelleri kaldırabileyim, kim ne der diye düşünmeyim,
ulaşılması zor hedefler koyayım kendime, yine karşılıksız iyilikler
yapabileyim, bana yapılan bir kötülüğü az sonra unutabileyim, küs kalmayım
kimseye, yarının endişesini taşımayım, biriktirmeyim yarın tasası ile,
insanları ayırmayım, içimden geçen olsun dudaklarımdan dökülen, yüreğim sadece
düşüp yaralandığımda acısın, uçan balon, pamuklu şekerle mutlu olayım,
ağlamaktan çekinmeyim, kahkaha atmaktan da, kirli kıyafetten aczetmeyim, oyun
oynayabileyim, acele yaşarken kaçırmayım hayatı, kahraman olmak isteyim
yeniden, eve gelen dilenci ile vakit geçirebileyim, ataması olan, ev
geçindirecek değil mizacıma uygun bir meslek hayal edeyim, mavi güller, pembe
bulutlardan özgün resimler çizeyim, konuşmayıp uslu durmam da uyumlu öğrenci
olarak adlandırılmasın, ben de düşündüklerimi, hissettiklerimi söyleyebileyim,
anlayamadıklarımı tekrar tekrar sorabileyim, kirli düşüncelerim olmasın,
güvensizliği yeniden unutayım, para hesapları yine bana anlamsız gelsin, ben
spiker olmak isteyebileyim yahut bir itfaiyeci, gerçekçi ol demesin bana kimse,
ben astronot olmak istiyorsam, olabileyim, herkesin başına icat çıkarayım, beni
dinlesinler, düşüncelerime değer versinler, benimle içten içe alay edecekler
diye düşünmeyim, annemle olayım yine, babamla uçayım gökyüzüne, horozlu şeker
almak için sokaklarda koşturayım, evimde hayvan beslemek olsun tek amacım,
şirinleri görebilmeyi isteyim, insanların nafile maddi çabaları, yapılan boş
tartışmalar bana anlamsız gelsin yine, gizli güçlerim var mı acaba diye
düşünürken, başım sadece atlıkarıncada dönsün, sorulmasın bana büyüyünce ne
olacağım, boğazımda düğümlenen tek şey leblebi tozu olsun, ağaçtan ağaca
atlayım, uçurtmam hiç takılmasın yine tellere, kötü eller benden uzak olsun,
üçtaşımı çimenle çizdiğim yerde oynanayım, gazoz kapaklarımı sayarken mutlu
olayım, sevdiklerimden ayrılmayım, kırmızı atkımı sardım mı ısınayım, tek
korkum karanlık olsun, havucu kardan adamım için isteyim, dişçiden, iğneden
korktuğumu avaz avaz söyleyebileyim, savaş, açlık benden uzak olsun, mutluluklar benimle olsun?
Var
mı böyle bir gözlük doktor bey?
Ne
zaman bıraktık hayal kurmayı?
Çocukken
hayallerimiz, güzel düşüncelerimiz vardı. Ne ara vazgeçtik onlardan? Onlar mı
bizden vazgeçti, biz mi onlardan vazgeçtik?
Yoksa
vaz mı geçirildik?





