İş yoğunluğunun olmadığı kış akşamlarını,
köylünün eğlenceye çevirdiğini söyleyen Başkan Ünüvar, ??Eskiden köy odaları
vesilesiyle ortaya koyulan birlik ve beraberlik, bu ve benzeri şenliklerle hem
yeniden canlanıyor hem de çok güzel bir örnek oluyor. Oldukça zengin olan Türk
örf ve adetlerinden kesitler gördüğümüz Saya Şenliği, kadim kültürümüzü
günümüze taşıyor. Bu, unutulmaya yüz tutmuş kültürümüzü yeniden hayata
geçirerek 4 yıldır düzenli olarak gerçekleştiren Dinek köylümüz her türlü
övgüye layıktır?? dedi.
Türk kültürünün çeşitliliğini ve
zenginliğini günümüze aktarma konusunda aksaklıkların yaşandığı bir süreç
geçirildiğini söyleyen Başkan Ünüvar şenliğe dair açıklamasında; ??10-15 yıl
öncesine kadar nüfus yoğunluğu ve öğrenci sayısı bakımından yeterli olduğundan
hemen hemen her köyün bir okulu bulunuyordu. Okulunun öğretmenleri, caminin
imamı ve seçilmiş muhtarı derken köyün bir anlamda ?Aydın? grubu kendiliğinden
toplanırdı. Geçmişin, köyün ve geleneklerin hafızasını taşıyan bu grup,
kültürümüzün yeni nesile aktarılması konusunda sürekli bir çalışma içerisinde
olurdu. Yakın zamana kadar birçok köyün; öğrenci ve gençlerden oluşan folklor,
halk oyunları ve Saya gibi gösterileri sergileyebilecek ekipleri olduğunu
biliyoruz.
Köylerimizin hızla göç vermesi üzerine önce
okullar kapandı, sonra öğretmenler gitti derken bu ve benzeri kültürleri
disiplinli bir ?Eğitim? çerçevesinde verecek kimse kalmadı. İşte bu durum
içerisinde Dinek köylümüzün, önemli bir kültürü ?Bitti? denilen yerden alıp
yeniden canlandırması hepimizi heyecanlandırıyor. Özellikle besicilikle uğraşan
köylerimizde 1960-70 yıllarında yaygın olarak düzenlenen şenliğin nice yıllar
hemşerilerimizin bir araya gelmesine vesile olmasını dilerim. Ziyaretimiz
vesilesi ile neşelerini bizimle paylaşan âlicenap Dinek köylümüze
misafirperverliklerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum?? sözlerine yer verdi.
Saya Geleneği
Hayvancılıkla uğraşan Türk ve Altay halk
kültüründe bereket şenliği olarak biliniyor. Baharın yaklaştığının habercisi
olarak görülen Saya geleneğinde, saya olacak kişinin yüzü siyaha boyanır. Çoban
çorabını, siyah paltoyu, keçe külahı, uzun kıllı keçi derisinden sakalı ve
palaskayı giyinen Saya?nın vücuduna çanlar takılır. Kostüm işi bittikten sonra
Saya ile Seyis, köylülerle birlikte evleri dolaşarak yardım toplamaya başlar.
Bazı bölgelerde kıyafet yerine keçi derisine bürünen Saya ve Seyisler evleri
dolaşırken maniler okur. Yardım toplama işlemi sırasında köylüler Saya?nın vücuduna
takılı olan çanları çekerek almak ister. Bu durumda Saya elindeki çuvaldızı
köylüye batırarak çanları kaptırmamaya çalışır. Çan kapma işlemi bölgelere göre
farklı yorumlandığı gibi, genellikle çanı alan kişiye ödül verileceği yönünde
inanış vardır. Genellikle karakışın yani Ocak Ayı?nın 15?inden sonra yapılır.



