31 Aralık Pazar gününü 1 Ocak Pazartesi gününe bağlayan gece 81 ilde yaklaşık 600 kadar noktada Anadolu Gençlik Derneği tarafından Mekke?nin ve Kudüs?ün Fethi Programı düzenlenecek. Konu hakkında açıklama yapan Karaman Anadolu Gençlik Derneği, ?Miladi takvimle 2017 yılını bu hafta sonu geride bırakacağız ancak unutmamamız gereken iki olay var.
Birinci olay şudur: İngiltere Savaş Kabinesinde dönemin
İngiltere Dışişleri Bakanı olan Arthur James Balfour, Siyonist hareketin önemli
isimlerinden Baron WalterRothschild`e 2 Kasım 1917?de yazdığı mektupta Filistin
topraklarında Siyonistlere bir devlet vaadinde bulunmuştur. 2017 bu olayın 100.
Yıldönümüdür.
İkinci olay da şudur: 100 yıl önce, 9 Aralık 2017?de
Filistin, İngiltere tarafından işgal edilmiştir.
Yani 2017, Birleşik Krallık güçlerinin Filistin
topraklarındaki işgalinin 100. Yıldönümüdür.
ABD Başkanı Trump?ın 6 Aralık günü Kudüs?ü İsrail?in
başkenti olarak ilan etmesi, Siyonist-Evangelist ortaklığının ikinci 100 Yıl
için düşündükleri planların sadece ilk adımıdır.
Emperyalist güçler adına Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi
dedikleri evraklarda coğrafyamızın geleceğiyle ilgili kararlar alıyorlar.
Trump?ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Türkiye ve Katar?ın
küresel tehdit olduğuna dair açıklamalarda bulunuyor.
Bunlar sadece okuyarak geçiştirilemez. Bu kararlar,
açıklamalar, beyanatlar, ülkemizin, insanımızın, coğrafyamızın hayrına
değildir.
Arakan?da, Suriye?de,
Yemen?de, Filistin?de ve İslam coğrafyasının dört bir yanında masum insanlar
çatışmalarda yaşamını yitirmeye devam ediyor.
Diğer taraftan 7 milyar 400 milyon insanın yaşadığı bu gezegenimizde
her 12 saniyede bir 1 çocuğun açlık nedeniyle ölüyor. Her 4 saniyede 1 bir insan mülteci
pozisyonuna düşüyor. Her gece 800 milyondan fazla insan aç yatıyor. Yaklaşık 1 buçuk milyar insan sağlıklı içme
suyundan mahrum ve 2 milyar insanın yoksulluk sınırının altında hayatta kalma
mücadelesi veriyor.
Emperyalist güçler tüm bunlar olurken hem kendi ülkelerinde
hem de sömürdükleri birçok ülkede insanları farklı şekillerde uyutup
uyuşturarak kitleleri duyarsızlaştırıyorlar ve hakikati örtbas ediyorlar.
Biz adına Yılbaşı Eğlencesi denilen ve neredeyse tüm dünya
halklarına dayatılan çirkinliklere karşı bir tavır takınmamızın İslam?ın bir
gereği olduğuna inanıyoruz.
Milli Piyango adı verilen oyunla kitlelerin kumarla
buluşturulmasını sağlayan, her türlü kötülüğe giden yolları açan, birçok gencin
çeşitli bağımlılıklara yakalanmasına sebep olan, birçok insanda iffet duygusunu
zedeleyen her türlü eğlence anlayışını reddediyoruz. Kalplerdeki merhameti
körelten, vidan duygusunu ortadan kaldıran, insanları şehirlerin en orta
yerlerinde her türlü ahlaksızlığı yapmaya sevk eden Yılbaşı kutlamalarına karşı
tepki koymanın her erdem sahibi insanın görevi olduğunu da düşünüyoruz.
Birinci Dünya Savaşı?nın sonunda İstanbul?a gelip Boğaz?a
demirleyen İngiliz Savaş Gemilerinden İstanbul ahalisine bedava dağıtılan alkol
yeni dönemde işgalin ve sömürünün nasıl sürdürüleceğinin bir göstergesi
olmuştur. Biz Yılbaşı kutlamalarının bu ülkenin emperyalizm tarafından
sömürülmesine hizmet eden vasıtalardan biri olarak görüyoruz. Alkol müptelası
haline getirilen bir nesil sağlıklı düşünme ve sömürüye karşı direnme vasfını
kaybediyor. Bu gecenin Yılbaşı Çekilişi gibi değişik organizasyonlarla Milli
Eğitim Bakanlığı?na ait okullarda öğretmenler vasıtasıyla körpe dimağlara
aşılanmasını ise kabul edilemez buluyoruz. Aynı şekilde devlet
eli yürütülen şans oyunlarının toplumda telafisi mümkün olmayan bir yozlaşmaya
yol açtığını görüyoruz.
Bizler Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak 31 Aralık
Pazar gününü 1 Ocak Pazartesi gününe bağlayan gece 81 şubemizde yaklaşık 600
kadar noktada Mekke?nin ve Kudüs?ün Fethi Programı düzenleyeceğiz.
Bilindiği üzere yeryüzünün ilk binası Kâbe?nin bulunduğu
şehir olan Mekke İslam Ordularınca 1 Ocak 630 tarihinde fethedilmiştir. Biz bu
programları düzenlerken fethin hicri ya da miladi yıldönümünü, ya da fethin
kronolojisini konuşmadan ziyade fetih ruhunu kuşanmanın derdindeyiz.
Ayrıca biz, İstanbul?un Fethini Diyarbakır?a, Diyarbakır?ın
Fethini Kudüs?e, Kudüs?ün Fethini Mekke?ye ve Mekke?nin Fethi?ni de vahyin
insanlığa olan çağrısına bağlamayan her anlayışın eksik olduğunu düşünüyoruz.
Aralık ayında yaşanılan gelişmeler zaten duyarlı olduğumuz
Kudüs meselesinde daha çok adım atmamız gerektirdiğini göstermiştir. Hem Kudüs?teki 100 yıllık işgali hem de
Kudüs?ün doğusuyla batısıyla bir bütün olduğu gerçeğini gündemde tutmak adına
geleneksel olarak düzenlediğimiz Mekke?nin Fethi Programında bir değişikliğe
gittik ve programın adını Mekke?nin ve Kudüs?ün Fethi yaptık.
Kaosun, sömürünün, çatışma ve savaşların yaşandığı
dünyamızın her zamankinden daha fazla fetih ruhuna ve anlayışına ihtiyacı
vardır. Fetih kavramı da anlamından saptırılmaya çalışılsa da biz hem
kavramlarımıza hem de bu kavramların bize yüklediği sorumluluklara sahip
çıkmaya devam edeceğiz.
Fetih, bir beldenin ve o beldede yaşayan insanların
dimağlarının İslam?a açılmasıdır. Fetih, küfrün karanlığının Kelam-ı Kadim?in
berraklığıyla silinmesidir. Fetih, sonradan olma ilahlara reddiyedir. Fetih,
insanların temel hak ve özgürlüklerini gasp eden zulüm düzeninden adil bir
düzene geçen yolun açılmasıdır.
Fetih; insanın, toplumun ve doğanın, sevgiyle, merhametle ve
adaletle buluşmasıdır. Fetih insan olmanın, halife kılınmanın, dağların
yüklenmekten çekindiği bir yükü omuzlamanın ve kulluk sözü vermenin gereğidir.
Fetih sadece hakkın hâkimiyeti için çıkılan bir seferin sonucu değil; bilakis o
sefere çıkabilme dirayetidir.
Fetih işgal değildir. Fetih bir ırkın diğer ırkı tarumar
etmesi değildir, bir bölgenin halkının diğer bölge halkını sömürmesi değildir,
insanların inanç ve düşüncülerini zorla değiştirme değildir. Enerji kaynaklarını,
yer altı yer üstü zenginliklerin ele geçirmek için savaşanlar, insanları imha
etmek için savaşanlar bunu anlayamaz.
Mekke?nin ve Kudüs?ün Fethi iki büyük fetihtir. Günümüz
Müslümanların bu büyük fetihlerden çıkaracağı bazı dersler vardır. Öncelikle
Müslümanlar verdikleri sözü tutarlar, yaptıkları antlaşmayı bozmazlar. Zaferin
Allah?tan olduğuna inanırlar. Sabrın ve fedakârlığın Müslümancı bir yaşam
tarzının gereği olduğunu bilirler. İslam?ı yaşamanın ancak cihat ile mümkün
olduğunu idrak ederler. Zafere giden yolda en büyük gücün inanç olduğunun
farkındadırlar. Emaneti ehil ellere teslim etmek gerektiğine inanırlar. Fethin
gayesinin ganimet elde etmek değil, yürekleri kazanmak olduğunu bilirler.
İslam?ın yaşanmasında kadın erkek tüm Müslümanların itaat sorumluluğu olduğunun
farkındadırlar. Bir Müslüman?ın gücü nispetinde tüm
yeryüzünden sorumlu olduğunu bilirler. Tevazünün, vefanın ve sadakatin Müslüman
ahlakının vazgeçilmezleri olduğuna inanırlar.
Biz Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak bu coğrafyanın
harcının İslam olduğuna, bu toprakları
bize yurt yapan anlayışın fetih ruhu olduğuna inanıyoruz. İnsanımız kültür
emperyalizminin yanında değil fetih ruhunun yanında durmaya çağıyoruz.
31 Aralık akşamı tüm halkımızı çocukları ile birlikte
Kazımkarabekir Kapalı Spor Salonunda düzenlendiğimiz Mekke?nin ve Kudüs?ün
Fethi Programına davet ediyoruz.
Programda; yine derneğimiz tarafından organize edilen
?Efendimizin İzinde Siyer-i Nebi Yarışması? sonucunda ödül kazanan
öğrencilerimizin ödülleri dağıtılacak olup, programa gelenlerden 1 kişiyi de
kutsal topraklara, Umre?ye göndereceğiz. Programımızda Kuran Ziyafeti,
Sinevizyon Gösterisi, günün anlam ve önemi anlatan sohbetiyle Eğitimci Yazar
Bekir BİLGİÇ ve Ezgi Sanatçısı Ammar ACARLIOĞLU sahne alacak olup; gönüllere ve
peygamber iklimine bir yolculuk için muhteşem geceye herkesi bekliyoruz." dedi.











