Kurulduğumuz ilk günden bu yana benimsediğimiz temel ilke şudur:
Topluma zarar verme ihtimali olan hiçbir içerik, ne kadar “ilgi çekici” olursa olsun bizim yayın anlayışımızın parçası olamaz.
Bu doğrultuda; intihar vakaları, aile içi şiddet, baba-oğul kavgaları ve benzeri, özellikle hassas bireyler üzerinde olumsuz etki oluşturabilecek olayları bugüne kadar haber yapmadık, bundan sonra da yapmayacağız.
Çünkü biz haberi sadece bilgi verme aracı olarak görmüyoruz.
Haber aynı zamanda bir etki alanıdır.
Bir başlık, bir fotoğraf, bir detay…
Bir insanın zihninde yer edebilir, düşünceyi şekillendirebilir.
Özellikle kırılgan ruh haline sahip bireylerde, “o yaptıysa ben de yapabilirim” düşüncesini tetikleyebilir.
Bu, görmezden gelinecek bir ihtimal değildir.
Bugün ne yazık ki bazı medya anlayışlarında;
“okunma sayısı”, “tıklanma oranı” ve “gündemde kalma” uğruna her olayın yayınlandığına şahit oluyoruz.
Ancak bu yaklaşım, sadece bugünü değil, yarını da etkiler.
Bir haberin sonucu yalnızca sayfada kalmaz.
Toplumda yankı bulur.
Biz bu sorumluluğun farkındayız.
Ve bu yüzden diyoruz ki:
Varsın az okunalsın… ama insan zarar görmesin.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan ve yüreğimizi derinden sarsan saldırılar hepimizin ortak acısıdır.
Bu saldırıları en sert şekilde kınıyor, hayatını kaybeden öğretmenlerimize ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.
Ancak burada altı çizilmesi gereken önemli bir gerçek vardır:
Kamuoyuna yansıyan görüntüler ve bilgiler, yaşananların sadece bir kısmıdır.
Perde arkasında kalan, ekranlara yansımayan çok daha ağır detaylar bulunmaktadır.
Bizler bu detayları biliyor olmamıza rağmen, bu saldırıları gerçekleştiren kişileri dolaylı da olsa görünür kılmamak adına bilinçli bir tercih yaptık.
Çünkü biliyoruz ki;
Bazı yayınlar, istemeden de olsa failleri öne çıkarır.
Onları gündemin merkezine taşır.
Ve en tehlikelisi, benzer eylemler için zemin oluşturabilir.
Biz bu sorumluluğun altına girmeyi reddediyoruz.
Biz, acıyı büyüten değil; acıya saygı duyan taraftayız.
Hayatını kaybeden her bir öğretmen ve öğrenci;
Bizim için sadece bir haber değil, bir emanettir.
Bir anne-babanın evladı, bir sınıfın umudu, bir toplumun geleceğidir.
Onların hatırasını;
acı üzerinden okunma devşirerek değil, saygıyla anarak yaşatmak gerektiğine inanıyoruz.
Bazı anlar vardır;
gazetecilik refleksi geri çekilir,
insanlık öne çıkar.
İşte biz o noktadayız.
Yaşanan bu büyük acının ardından günlerce haber yapamadık.
Çünkü kalemimiz yazmak istemedi.
Çünkü yüreğimiz buna müsaade etmedi.
Bizim için öncelik hiçbir zaman haber olmadı.
Önceliğimiz her zaman insan oldu.
Larende.com olarak duruşumuz nettir:
Biz, suçu işleyeni değil; mağduru koruyan bir yayın anlayışını benimsiyoruz.
Biz, sansasyonun değil; sorumluluğun tarafındayız.
Biz, okunmak için değil; doğru olanı yapmak için varız.
Bu noktada açık bir çağrıda bulunuyoruz:
Medya kuruluşları için, topluma olumsuz örnek teşkil edebilecek içeriklerin sınırlandırılmasına yönelik yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
Sadece haberler değil;
özenti oluşturabilecek dizi, film ve içeriklerin de bu hassasiyetle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Çünkü mesele yalnızca basın meselesi değildir.
Bu, doğrudan toplumun ruh sağlığıyla ilgili bir konudur.
Tüm meslektaşlarımızı;
daha duyarlı, daha sorumlu ve sonuç odaklı bir yayıncılık anlayışına davet ediyoruz.
Unutulmamalıdır ki;
Basın özgürlüğü, sorumlulukla anlam kazanır.
Ve biz bir kez daha altını çiziyoruz:
İnsan hayatı, her türlü haber değerinin üzerindedir.



