Cihannüma Karaman Şubesi tarafından düzenlenen Pazar Sabah Namazı Buluşmaları devam ediyor. Bu haftaki sohbette kulluğun çeşitleri konusu işlendi. Aktekke Camisinde eda edilen namaz sonrası Hatuniye Medresesine geçildi. Fikri Boyacıoğlu?nun  Kur?an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program KMÜ İslami İlimler Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Nasseruddin Mazheri?nin sohbetiyle devam etti. Nasseruddin Mazhari Konuşmasında;

Değerli dinleyiciler! Yine bizi bir araya getiren Allah?a şükürler olsun. Bu günkü sohbetimizi bir ayeti mübarek ile başlamak istiyoruz.

Allah (c.c) Ümmeti Muhammedi bir ayeti kerimesinde üç çeşide ayırır: kendine zulmeden, ortada olanlar, hayırlı işlerde öne geçenler. (Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed?in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah?ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur) Usame b. Zeyd?in anlattığına göre Hz. Peygamber (s.a) bu üç çeşit kulun bu ümmetten olduğunu söylemiştir. İbn Abbas (r.a) der ki: bu ayet ümmeti Muhammed?i üçe taksim etmiştir.

Bazı müfessirler ise Kur?an?ın taksim ettiği üç grubu şu şekilde açıklamışlardır: İyilikleri kötülüklere ağır gelen kimseler, iyilik ve kötülükleri aynı seviyede olanlar, son kısmı ise kötülükleri iyiliklerine daha fazla olanlar. Bazıları da kendine zulmedenleri dış görünüşü iç dünyasından daha iyi olan, ?muktasıd? ise dışı ve içi aynı seviyede olan kimse, ?sabik? iç dünyası dış dünyasında daha iyi olanlar şeklinde tefsir etmişlerdir. Bu son kesim gerçekten olgun ve ermiş insanlardır. Bunlar insanları dış görünüşleriyle asla aldatmazlar. Oldukları gibi görünürler. Övünmezler, övülmekten asla hoşlanmazlar.

Hatta Sadi Şirazi der ki: ?iyi olup halk tarafından kötülenirsen, kötü olup ta övülmenden daha iyidir?. Ermiş bir kişiyi birisi yüzünde övdüğünde dayanamayıp demiş ki: ?ben onum ki kendim bilirim, beni övmene gerek yok?.