Bayram, gençlerin tarımın sürdürülebilirliği konusunda ciddi kaygılar taşıdığını belirterek, “Çaba çok, getiri az” sözlerinin kırsaldaki ortak duygu haline geldiğini söyledi.

Gençlerin önündeki engeller

Bayram, genç çiftçilerin dile getirdiği sorunları şu başlıklarla özetledi:

  • Kuraklık: Tarımsal üretimde en büyük kaybı kuraklık verdiriyor.

  • Sosyal hayatın yokluğu: Köylerde gençlerin sosyalleşebileceği alan neredeyse kalmadı.

  • Evlilik sorunu: Ekonomik sıkıntılar nedeniyle köyde yaşayan gençler evlenmekte zorlanıyor; aileler kızlarını kırsalda yaşayana vermek istemiyor.

  • Artan girdiler: Gübre, mazot ve ilaç fiyatları hızla yükselirken, ürün fiyatları aynı oranda artmıyor.

  • Su sorunu: Hem içme hem sulama suyu kırsalda giderek daha ciddi bir sorun haline geliyor.

“Köyde kalırsak kaybederiz”

Bayram’ın aktardığına göre gençler, mevcut tabloya karamsar yaklaşıyor. Birçok genç, “Bu kadar çaba karşılığında elde edilen gelir çok düşük; başka işlere yönelsem kazancım kat kat fazla olur” diyerek tarım yerine şehirde iş aramayı tercih ediyor.

Eğitimin uzaması göçü hızlandırıyor

Zorunlu eğitimin uzaması da kırsaldan kopuşu hızlandıran bir başka etken. Eğitim süresince şehirde yaşayan gençler, tarımdan uzaklaşıyor ve mezuniyet sonrası köye dönmek yerine şehir hayatında kalmayı tercih ediyor.

“Kırsal dönüşüm şart”

Ziraat Odası Başkanı Bayram, bu tabloyu tersine çevirmek için kapsamlı adımlar gerektiğini vurguladı:
“Gençleri yeniden tarıma kazandırmak için kentsel dönüşüme benzer şekilde bir kırsal dönüşüm şart. Tarımı dönüştürecek, risk ve belirsizliklere karşı direnci artıracak yeni üretim modelleri uygulanmadıkça gençlerin köyde kalması mümkün görünmüyor.”