Yaklaşan Üç Aylar ve Regaib Kandilnin manevi iklimi hakkında
açıklamalarda bulunan Ketenci;
?Manevi iklimi ile ruhlarımızı kuşatan, gönüllerimizi
ferahlatan mübarek zaman dilimi ?üç aylar? mevsimine kavuşmuş bulunuyoruz.
Elhamdülillah.
Halkımız arasında üç aylar olarak bilinen bu mübarek aylar,
içerisinde feyz ve bereketle dolu mübarek geceleri barındırmaktadır. Recep
ayının ilk Cuma gecesi Regaib Kandili, 27. Gecesi Miraç Kandili, Şaban ayının
15. Gecesi Berat Kandili ve Ramazan Ayının 27. gecesi ise Kadir Gecesidir.
Mübarek geceler, Kadir Gecesinin; Recep ve Şaban ayları da,
ayların sultanı Ramazan ayının müjdecisidir.
Sevgili Peygamberimiz (sav) Recep ayı girdiğinde, ?Allah?ım,
bize Recep ve Şaban?ı mübarek kıl ve bizi Ramazan?a ulaştır? diye dua
etmişlerdir.
Bu yıl, 25 Şubat Salı günü itibariyle üç ayların
başlangıcını, 27 Şubat Perşembe akşamı da Recep ayının ilk Cuma gecesi olması
hasebiyle rahmet ve mağfiret gecesi olan Regaib kandilini idrak edeceğiz.
Regaib; elde edilmesi
arzu edilen değerler, feyzi ve bereketi bol, rağbet edilmeye değer, arzu edilen
büyük sevap anlamlarına gelir.
Peygamber Efendimiz, bazı gecelerde duaların
reddedilmeyeceğine dair şöyle buyurmuştur: ?Beş gece vardır ki, onlarda yapılan
dualar geri çevrilmez: Bunlar: Recebin ilk cuma gecesi, şabanın on beşinci
gecesi, cuma geceleri, ramazan bayramı gecesi ve kurban bayramı gecesi.?
(Hadisi-Şerif, Camius-Sağir)
Müslümanın hayatına bir ivme katacak, farkındalık meydana
getirecek olan bu mübarek gün ve gecelerin kıymeti iyi bilinmeli ve gereği gibi
değerlendirilmelidir.
Aile ve toplum hayatımızın düzelmesinde ve cemiyette güven,
barış ve huzurun temininde üç ayların tesiri oldukça önemlidir. Böylesi
zamanların değerini bilerek Allah?ın rızasını kazanmaya gayret etmek, geçmişin
muhasebesini yaparak yeni yol haritası belirlemek gerekir.
Bu mübarek zaman dilimleri vesilesiyle yaratılış gayemiz
üzerinde tefekkür ederek İslam`la bağdaşmayan davranışlarımızı bırakmalı, hırs,
haset, şehvet ve şöhret gibi nefsî tuzaklardan kurtulmalıyız. Yine bu mübarek
zaman dilimini fırsat bilerek, Rabbimize, Rasülümüze, ailemize, çocuklarımıza,
milletimize ve tüm insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızı hatırlamalıyız.
Yanlış ve kusurlarımızdan dönmeli, elimizi ve gönlümüzü uzanabileceğimiz
herkese açmalıyız.
Kadim kitabımız Kur?anı-ı Kerimde yer alan Hucurat
suresinin(1-18) ihtiva ettiği ahlaki ilkeleri yaşantımıza rehber kılmalıyız. Bu
surede mü?minler kardeş ilan edilmiş olup kardeşliği zedeleyecek hareketlerden
şiddetle sakınılması yönünde emir ve tavsiyelerde bulunulmuştur.
Maalesef toplum hayatımızda kardeşliğimizi zedeleyici ve
insan onuruyla bağdaşmayan birçok hak ihlalinin olduğunu görmekteyiz. ?Alay
etme?, ?karalama?, ?kötü lakab takma?, ?su-i zanda bulunma?, ?gıybet etme?,
?iftira? gibi birçok davranışlar Kur?an?da yasaklanmasına rağmen toplumumuzda
varlığını devam ettirmektedir. Yüce Dinimizin bizden istediği sevgi, saygı ve
hoşgörü ortamının kurulması, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin güçlenmesi,
İnsani ve ahlâki meziyetlerin yaygınlaşması ve iyiliğin hâkim olması için bu
manevi mevsimde daha çok çaba göstermeliyiz. Yüce Rabbimiz Hucurat Sûresi 6.
Ayeti Kerimesinde ?Ey iman edenler! Bilmeden birilerine zarar verip de sonra
yaptığınıza pişman olmamanız için, yoldan çıkmışın biri size bir haber
getirdiğinde doğruluğunu araştırın.? buyuruyor. Bu itibarla; iftiradan,
gıybetten kaçınmalı, doğru söz söylemeye ve kul hakkına girmemeye çok ama çok
dikkat etmeliyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle Karaman?ımızda yaşayan
kardeşlerimizin, milletimizin ve bütün İslâm Aleminin Regaib Kandilini ve
mübarek üç aylarını tebrik ederim. Yeryüzünde akmaya devam eden kanın ve
gözyaşının bir an önce durmasını, yapacağımız ibadet ve duaların kabul
olmasını; ayrıca yurt içinde ve yurt dışında Devletimiz, Milletimiz ve
Mukaddesatımız uğrunda mücadele eden Kahraman Ordumuz ve güvenlik güçlerimize
yardım ve başarı ihsan etmesini
Cenâb-ı Allah?tan niyaz ederim.? Dedi.






