İslam coğrafyasının dünya üzerindeki dağılımıyla ilgili
verileri paylaşan Fatma Türk, ?Dünya nüfusunun yüzde 23?ünü İslamiyet?e mensup
bireyler oluşturmaktadır. Birleşmiş Milletlere üye olan 195 ülkenin 60?ı ise
İslam ülkesidir. Aynı zamanda İslam coğrafyalarındaki yaş ortalaması
23?tür. Bu oran Hıristiyan nüfusta 34, Yahudi nüfusta ise 36?dır. Genç bir
nüfusa sahibiz fakat bu nüfusu avantaja çevirebilmiş değiliz. İslam ülkeleri
ağırlıklı olarak genç ve yetişmiş nüfuslarını beyin göçü yoluyla Batı?ya
gönderiyor. İslam dünyasının, var olan dinamik nüfusu uygun şekilde istihdam
edebilecek politikası bulunmuyor.? dedi.
İslam coğrafyası üzerinde emperyalist devletler tarafından
sürekli oyunlar oynandığına dikkat çeken Fatma Türk konuşmasını şöyle sürdürdü:
?İslam coğrafyası, dünya geneline bakıldığında yer altı zenginliklerin en yoğun
olduğu yerlerdir. Bu yüzden Suriye?de yaşanan savaş aslında bir Suriye savaşı
değil, küresel güçlerin enerji kaynakları üzerine verdikleri savaştır. İslam
coğrafyasının haritası değiştirilmeye çalışılıyor ve bu savaş, istedikleri
harita tam anlamıyla gerçekleşinceye kadar sürecek. Irak?ı bölen güçler şimdi
Irak?ın paylaşımı için aynı masadalar. Türkiye?nin Suriye?ye girişi ise tamamen
farklı olarak kendi hak ve güvenliğini korumak amacıyla olmuştur. Ülkemiz kendi
halkının ve sınırlarının güvenliğini korumak için Suriye?dedir ve askerimiz
Suriye için değil, Türkiye için savaşıyor.?
İslam coğrafyasının, bulunduğu durum karşısında alması
gereken önlenmelere de değinen Fatma Türk; Türkiye, İran ve Mısır gibi
ülkelerin İslam dünyasının kaderine karar verebilecek güçte olduğunu
hatırlatarak, ?Bu üç ülkenin bir araya gelmesiyle birlikte diğer 57 ülke de
aynı çatı altında toplanacaktır. Devletlerin ebedi düşmanları olmaz, ebedi
çıkarları olur. Tüm İslam dünyasının çıkarları gözetilerek birleşme sağlanırsa
bu haritalara başkaları değil, biz Müslümanlar karar verebiliriz.? şeklinde
konuştu.
Konferans, onurluk takdiminin ardından sona erdi.






