Karaman’da su yönetimine ilişkin tartışmalar yeniden alevlendi. Son günlerde Hışılayık Kanalı’ndan gelen suların taşma noktasına ulaştığı ve fazla suyun baraja yönlendirildiğinin açıklanması, kamuoyunda kritik bir soruyu gündeme getirdi: Bu su neden daha önce verilmedi?

Geçen Yaz “Su Yok” Denilmişti

2025 yazında Ayrancı Barajı’nın tamamen kuruması, Karaman’da içme suyu açısından ciddi bir risk oluşturmuştu. O dönemde yetkililer su kaynaklarının yetersiz olduğunu belirtmiş, tasarruf çağrıları yapılmıştı. Ancak bugün ortaya çıkan tablo, suyun aslında belirli dönemlerde fazla olduğu iddialarını gündeme taşıdı.

Vatandaşın Soruları Artıyor

Kamuoyunda en çok dile getirilen sorular şunlar:

  • Eğer bölgede böyle bir su potansiyeli vardıysa neden önceden planlama yapılmadı?

  • İbrala Barajı’nın kurumasına göz mü yumuldu?

  • Su yönetimi sürecinde hangi kurumlar sorumluydu?

Suyun ancak taşma seviyesine ulaştıktan sonra yönlendirilmesi, uzmanların yıllardır vurguladığı erken rezerv planlaması ve entegre su yönetimi ilkelerinin uygulanıp uygulanmadığı tartışmasını da beraberinde getirdi.

Doğal Süreç mi, Yönetim Zafiyeti mi?

Uzmanlara göre kuraklık tek başına açıklayıcı olmayabilir. Su kaynaklarının doğru zamanda doğru yere aktarılması, özellikle yarı kurak bölgelerde hayati önem taşıyor. Bu nedenle yaşanan durumun sadece doğa koşullarına bağlanamayacağı, idari planlama süreçlerinin de incelenmesi gerektiği ifade ediliyor.

Beklenti: Şeffaf Açıklama

Karaman kamuoyu şimdi net yanıt bekliyor. Hışılayık’tan İbrala’ya suyun neden zamanında verilmediği, kararın hangi kurumlar tarafından alındığı ve benzer krizlerin tekrar yaşanmaması için hangi önlemlerin planlandığı sorularına resmi açıklama yapılması isteniyor.

Şeffaflık, hesap verilebilirlik ve uzun vadeli su politikası artık yalnızca bir tercih değil, bölge için zorunluluk olarak görülüyor.