Türkiye
darbeler tarihinin en utanç verici zaman dilimlerinden birini hatırlamak için
burada bulunmaktayız. 1000 yıl sürmesi tasarlanan binlerce insanımızı
zindanlarda çürüten, on binlercesini işsiz bırakan milletin evlatlarını
birbirine düşürmek için çalışma grupları kurup kaos ve iç savaş tasarlayan
darbeciler: bunları yaparken de milletimizin cebinden milyarlarca dolar parayı
buharlaştırarak ülkemizde adeta bir terör havası estirmişlerdir.
Bundan 21
sene evvel bugün 28 Şubat 1997`de milletin iradesi ile seçilen hükümeti MGK
kararları gölgesinde tehdit, kumpas ve anti-demokratik bir biçimde bürokrasi,
sivil toplum, askeriye, iş ve medya dünyasının da arasında bulunduğu bir çete
tarafından istifaya zorlanmıştır. Milletimizi, devletimizin güvenliği için
kurulmuş olan MGK`da alınan kararlarla milletin güvenliği ve huzuru hiçe
yayılarak "post modern" bir darbe yapılmıştır. Milletimizi bir arada
tutan değerlerimize savaş açılmış irtica tehdidi adi altında değerlerimizi
yansıtan kişi ve kuruluşlara büyük zararlar verilmiştir.
İmam-Hatip
Liselerinin önünü kesmek için ülkemize 8 yıllık kesintisiz eğitim adı altında
bir garabet dayatılarak gençlerimizin meslek edinmesine de ket vurulmuştur.
Sanayicimizin ara eleman ihtiyacını karşılamasına engel olunmuştur. İmam-Hatip
Liselerinde uygulanan kat sayı adaletsizliği ile eğitimde eşitlik ilkesi ihlal
edilmiştir. İnancı gereği başörtüsü takan kadın kamu çalışanları görevlerinden
ihraç edilmiş, öğrenciler okullardan atılmıştır. Bu toprakların insanlarına
büyük zulümler yapılmıştır. Binlerce nitelikli kadın ve erkek ülkelerinin tam
da onlara ihtiyacı olduğu zamanda atıl ve muhtaç hale getirilmiştir.
Bilim ve
hikmet yuvası olması gereken üniversitelerimizde orta çağı cadı avcıları gibi
başörtülü öğrenci avına çıkan üniversite hocaları ikna odaları kurarak
başörtülü kız öğrencileri inanç ve değerlerinden uzaklaştırmak istemişler
kendilerine itaat etmeyenleri üniversitelerden atmışlardır.
Muhafazakar
medya üzerinde ciddi baskılar yapılarak halkın haber alma özgürlüğü
engellenmiştir. Liderimiz Recep Tayyib Erdoğan sadece şiir okuduğu için 28
Şubat cuntacıları tarafından hapse mahkûm edilmiştir. Orduda milli ve yerli
subayların irticai faaliyetlere karıştığı yalanı ile ordudan ihraç edilmeleri
ve yerlerine FETO?cu subayları terfi ettirilmesi ile bir yerde 15 Temmuz
darbesinin alt yapısı hazırlanmıştır.
28 Şubat
döneminde Anadolu sermayesinin önü kesilerek "yeşil sermaye" damgası
vurulmuş darbeci medya aracılığı ile bu yerli ve milli şirketlerin listesi
gazetelerde yayınlanmış ve halkın bu şirketleri boykot etmesi istenmiştir.
Farklılıklarımızın
zenginliğimiz olduğu gerçeğine inat tek tıp giyinen, sadece kendileri gibi
düşünenlere yaşam hakkı tanıyıp toplumun geniş kitlelerini görmezden gelen bu
yapı Türkiye`yi İçine kapatıp kendi içinde çatıştırmak istemiştir. Milletimiz
büyük bir mücadele vererek 1000 yıl sürmesi istenen bu karanlığa son vermiştir.
28 Şubat Darbecilerinin tüm çabalarına rağmen birliğini, beraberliğini korumuş
ve birbirine kenetlenmişlerdir.
Milletimizin
28 Şubat Darbesine en güzel cevabı AK Parti`nin 2003`te iktidara gelmesidir.
Milletimizi dışardan çökertemeyen yapılar bizi laik/anti-laik biçiminde
bölmeye, birbirimize düşürmeye çalıştılar ancak muvaffak olamadılar. Cumhuriyet
mitingleri adı altında illegal örgütler ile ele vererek halkı birbirine
düşürmeye çalıştılar.
Biz AK Parti
Kadın Kolları olarak 28 Şubat cuntacılarından hesap sorulmasının takipçisi
olmaya devam edeceğiz.28 Şubat`ın insanlarımızda, kadınlarımızda açtığı
yaraları iyileştirmek için çabalamaya devam edeceğiz. 28 Şubatı ve diğer
darbeleri unutmadık, unutturmayacağız.
Hepinize
geldiğiniz ve 28 Şubat`ı unutturmama çabamıza destek olduğunuz için teşekkür
ediyoruz.





