Karaman`ın Toroslar üzerine kurulu, yüzlerce yıldır bağları ve pekmez yapımı ile öne çıkan Bayır köyü
çevre ilçelerden 20 yıl önce getirilen birkaç fidan ile üretimine başlanan kirazıyla ihracatçıların dikkatini çekiyor
Önceden göç veren köy, kalitesi ve aromasıyla rağbet
gören kirazdan elde edilen gelir sayesinde artık göç vermiyor
Köy Muhtarı Esen:
"Eskiden bir kilogram bile kirazın yetişmediği
köyümüzde bu yıl bin tonun üzerinde kiraz üretimi oldu. Artık tüccarlar
köyümüze kadar geliyor"
"Köyümüz 300 hane bir köy. Evlerden yaklaşık 100
tanesi boştu. Şimdi özellikle bahar ve yaz aylarında tüm evler doluyor.
Göçenler geri gelip evlerini yeniden yaptırdılar ayrıca kiraz bahçelerinin çok
olduğu yaylalara yapılan evleri saymıyorum bile. Artık göç vermiyoruz, göç
alıyoruz"
Karaman`ın Toroslar üzerine kurulu, yüzlerce yıldır
bağları ve pekmezi yapımı ile öne çıkan Bayır köyünde üreticiler, üzümden
yeteri kadar verim elde edemeyince alternatif ürün olarak kiraza yöneldi.
Önceden çok göç veren köyün kaderi, kiraz üretimi sayesinde değişti.
Dağlık bir arazide yer alan ve tarım alanları oldukça
sınırlı olan Bayır köyünde yüzlerce yıldır en önemli geçim kaynağını üzüm ve
pekmez üretimi oluşturuyor. Köylüler, kayalıklar arasında kazma kürekle
düzenledikleri küçük alanları üzüm bağı yaparak geçimini sağlıyor.
Son yıllarda bağlarında görülmeye başlanan hastalık
nedeniyle verimin düşmesi üzerine alternatif ürün arayışına giren köylüler için
son dönemde yaygınlaşmaya başlayan kiraz üretimi umut oldu.
Çevre ilçelerden 20 yıl önce getirilen birkaç fidan ile
köyde üretilmeye başlanan kiraz, kalitesi ve aromasıyla ihracatçıların da
dikkatini çekiyor.
"Bir kilo bile kiraz yetişmiyordu"
Bayır köyü Muhtarı Ahmet Esen, AA muhabirine, Toros
Dağları üzerinde kurulu, Karaman`a 70 kilometre uzaklıktaki köylerinin üzüm
bağları ve pekmeziyle ünlü olduğunu söyledi.
Köyde tarım arazilerinin çok az olduğunu belirten Esen,
"Burası adından da belli olduğu gibi bir bayırın yüzüne kurulmuş bir köy.
Geçim kaynaklarımız üzüm ve hayvancılık. Yapacak başka bir şey yok. Hububat
ancak kendi ihtiyacımız kadar yetişir. Üzüm bağlarımızın bakımını katır ve
atlarla yaparız çünkü traktör girmez." diye konuştu.
Son yıllarda üzüm bağlarının kurumaya başladığını ve
yeteri kadar ürün alamadıklarını anlatan Esen, şöyle devam etti:
"Köylüler alternatif ürün arayışı içine girdi.
Yaklaşık 20 yıl önce Ermenek, Hadim ve Taşkent tarafından bazı vatandaşlar 3-5
kiraz fidanı getirerek yayladaki evlerinin önüne dikti. Zamanla tek tük kiraz
bahçeleri oluştu. Yaylamızda hayvancılıktan başka bir şey yapmazdık. Keçi,
koyun yayılırdı. Örnekleri başarılı olmaya başlayınca herkes atıl arazilerini
düzenleyip kiraz bahçesi yaptı. Eskiden bir kilogram bile kirazın yetişmediği
köyümüzde bu yıl bin tonun üzerinde kiraz üretimi oldu. Artık tüccarlar
köyümüze kadar geliyor. Bir kiraz alım merkezi var. Bin ton kirazın yaklaşık
600 tonu ihraç ediliyor, diğer kısmı iç pazara gidiyor. Bu yıl kirazı 4 ila 5
lira arasında sattık. Çok kaliteli kiraz vardı. Köyden göç eden insanlarımız
bile tekrar gelerek arazilerine kiraz bahçesi yaptı."
Artık göç veren değil, alan bir köy
Esen, eskiden birkaç çadırın olduğu yaylalarında artık 50
evin bulunduğunu, bölgenin mahalle olarak tescil edildiğini dile getirerek,
sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yaylamız 1600 ila 1900 rakım arasında. Havası
temiz, toprağı bakir. Kiraz biraz geç olgunlaşıyor. Bizim köyümüz
çalışkanlığıyla bilinir. Eskiden çevre köylere çalışmaya giderlerdi. Meyve
toplama zamanında köyümüze komşu köylerden artık işçi geliyor. Hiç köye
gelmeyen hemşehrilerimiz de hafta sonu gelmeye başladı. Birkaç gün köyde kalıp
hem tanıdıklarına yardım ediyorlar hem de özlemlerini gideriyorlar. Çocukları
yaylanın tadını çıkarıyor. Köyümüz 300 hane bir köy. Evlerden yaklaşık 100
tanesi boştu. Şimdi özellikle bahar ve yaz aylarında tüm evler doluyor.
Göçenler geri gelip evlerini yeniden yaptırdılar ayrıca kiraz bahçelerinin çok
olduğu yaylalara yapılan evleri saymıyorum bile. Artık göç vermiyoruz, göç
alıyoruz. Gelecek yıllarda kiraz üretiminin artarak devam edeceğine inanıyorum.
Çünkü kiraz yeni geçim kaynağımız. Para kazandıkça ilgi artıyor. Kısa sürede
bölgenin en önemli kiraz merkezi olacağız."
Kirazda rekabet edebilmek için bilinçli üretim
yapılmasının önemine vurgu yapan Esen, şunları kaydetti:
"Kiraz üretimini deneme yanılma yöntemiyle
öğreniyoruz çünkü bilmiyoruz. Tüccar geliyor, `bu kirazı almam, bu ilacı
kullanmışsın, şurada hata yapmışsın` diyor. Biz de seneye o yanlışları
yapmıyoruz. İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yetkilileri de son yıllarda
eğitim vermeye başladı. Biz de fırsat buldukça yetkililere danışıp, bilinçli
üretim yapmaya çalışıyoruz."






