İKİ BAĞIŞIKLIK
SİSTEMİMİZ VAR
İnsan vücudunun iki ayrı bağışıklık sistemi olduğunu,
birinin alerjiye eğilim yaratan bağışıklık sistemi, diğerinin ise mikroplara
karşı vücudu koruyan bağışıklık sistemi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet
Akçay; şöyle konuştu: ?Doğumda hafif derecede alerjiye eğilim yaratan
bağışıklık sistemi baskındır. Doğumla birlikte vajinadaki ve dışkıdaki flora
ile karşılaşma, mikroplara karşı olan bağışıklık sistemini devreye sokar ve
alerjiye eğilim azalır. Çocuğun bağışıklık sistemi gelişirken az mikropla
karşılaşması ve mikroplarla karşılaşsa da hemen antibiyotik kullanmaya
başlanması, alerjik hastalıkları arttırır. Çünkü bağışıklık sistemi
zayıflayınca alerji artar, alerji artınca bağışıklık sistemi zayıflar. Gribal
enfeksiyonlar, virüsler nedeniyle geliştiği için antibiyotikler yarar sağlamaz.
Özellikle 2 haftayı geçmeyen ve ateşsiz olan öksürük durumlarında antibiyotik
kullanımına gerek yoktur.??
ASTIMDA GENETİK
FAKTÖRLER NE KADAR ETKİLİ?
Prof. Dr. Ahmet Akçay; anne veya babada astım, alerjik
nezle, egzama gibi herhangi bir alerjik hastalık varsa çocukta alerjik astım
gelişme riskinin %30-50 arasında olduğuna dikkat çekti. Hem anne, hem de baba
da alerjik hastalık varsa, çocukta alerjik astım gelişme riskinin ise %50-80
arasında olduğunu söyledi. Genetik
faktörlerin yanı sıra özellikle obezitenin astım gelişmesine katkısının büyük
olduğunu sözlerine ekledi. Yağ hücrelerinin astım gelişimine neden olan
maddeler salgıladığını belirtti.
Prof. Dr. Ahmet Akçay; ?Alerjik hastalıklarda aşı tedavisi
çok etkilidir. Astımlı veya alerjik nezleli çocuklarda alerjiye karşı tolerans
oluşturmak için kullanılır. Aşı tedavisi ilaç gereksinimini azaltır veya
ortadan kaldırır, yeni alerjilerin gelişmesini önler ve hayat kalitesini
artırmaktadır. Çocuklarda aşının etkisi yetişkinlere göre çok daha fazladır.
Çünkü çocuklarda immun sistem değişim içindedir? dedi.





