- Daire, bu nedenle kayıp-kaçak bedellerine ilişkin tahsilatın
tüketiciye iadesine karar verilemeyeceğine hükmetti.
Yargıtay 3`üncü Hukuk Dairesi, elektrikteki kayıp-kaçak
bedellerinin vatandaşın faturalarına yansıtılmasına ilişkin uygulamanın 2016`da
yürürlüğe giren yasa değişikliğiyle hukuka uygun hale geldiğine karar vererek,
kayıp-kaçak bedellerine ilişkin tahsilatın tüketiciye iadesine karar
verilemeyeceğine hükmetti.
Elektrik faturalarında tüketiciye yansıtılan kayıp-kaçak
bedellerini ödemek istemeyen vatandaşlar, yaklaşık 5 yıl önce çeşitli davalar
açmaya başladı.
Mahkemelerden farklı kararlar çıkması üzerine Yargıtay Hukuk
Genel Kurulu 2014`te son noktayı koyarak, elektrik faturalarına yansıtılan,
kayıp kaçak bedelinin hukuka aykırı olduğuna karar verdi.
Kurul, kayıp-kaçak bedellerinin, kurallara uyan abonelerden
tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleriyle bağdaşmadığı
kararına vardı. Ancak 17 Haziran 2016`da çıkarılan yeni yasa ile elektrik
dağıtım ve görevli şirketlerin kayıp kaçak, sayaç okuma, perakende satış hizmet,
iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedelini tüketiciden alması hukuki altyapıya
kavuşturuldu.
Böylece mahkemelerde görülen davalar, ilgili yasa gerekçe
gösterilerek reddedilmeye başlandı.
Yargıtayın konuya ilişkin son kararı Resmi Gazete`de yayımlandı.
Karara göre, Marmaris`te bir vatandaş, adına kayıtlı
elektrik tesisatlarına ait faturalarda tahakkuk ettirilen kayıp-kaçak bedelinin
iadesi istemiyle 2014`te Marmaris Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyetine
başvurdu.
Hakem heyeti, başvurucunun şikayetini kabul ederek 2016`da
kayıp-kaçak bedeli olarak alınan 298 liranın vatandaşa iadesine karar
verdi.
Elektrik Perakende Şirketi ise dava konusu uygulamanın
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun idari düzenlemesine dayalı olarak
yapıldığını ve mevzuata aykırı olmadığını ileri sürerek, Tüketici Sorunları
Hakem Heyeti kararının iptaline karar verilmesi istemiyle dava açtı.
Davaya bakan yerel mahkeme, davacı şirket tarafından
davalıdan tahsil edildiği belirtilen kayıp-kaçak bedelinin hukuka aykırı
alındığı değerlendirilerek, hakem heyeti kararının iptal istemini reddetti.
Karar, temyiz edilmeksizin kesinleşti.
- Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istedi, Yargıtay
bozdu
Adalet Bakanlığı ise yerel mahkemece kesin olarak verilen
hükmün kanun yararına bozulmasını istedi.
Bu nedenle dosya Yargıtay 3`üncü Hukuk Dairesine geldi.
Daire, kanun yararına temyiz istemini kabul ederek, hükmün sonuca etkili
olmamak üzere bozulmasına karar verdi.
Yargıtay 3`üncü Hukuk Dairesinin gerekçesinde, Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu`nun 21 Mayıs 2014 tarihli kararıyla bu bedelin mevcut
mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığını kabul
ettiği hatırlatıldı. Hukuk Genel Kurulunun bu kararı doğrultusunda, 3`üncü
Hukuk Dairesinin de kayıp-kaçak bedelinin, tüketicilerden tahsil
edilemeyeceğini kabul ettiği aktarıldı.
- 2016`de yeni yasal düzenleme geçmişe de etkili
Ancak konuyla ilgili yargılama sırasında 17 Haziran 2015 tarihli
Resmi Gazete`de yayımlanarak yürürlüğe giren ve geçmişe de etkili olan 6719
sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanunun 21`inci maddesi uyarınca 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun ilgili
hükümlerinin değiştirildiği vurgulandı.
Bu yeni düzenleme ile Tüketici Hakem Heyetlerinin ve
mahkemelerin bu konuda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri
geçmişe de etkili olarak sadece dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti,
iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici
işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlandığı, yerindelik denetimi
yapılamayacağının kabul edildiği vurgulandı.
Söz konusu düzenlemelerin, kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili
açılan ve halen devam eden alacak davalarında da geçmişe etkili olacak şekilde
uygulanmasının öngörüldüğü hatırlatılan kararda, şunlar kaydedildi:
"Yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili
6719 sayılı Kanun`la yapılan değişikliklerin, Kanun`un 17 Haziran 2016 tarihli
yürürlük tarihinden önceki dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak
tahsil edilmiş bedelleri hukuka uygun hale getirdiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece yargılama sırasında yürürlüğe giren
yasa değişikliği nedeniyle, hukuka uygun hale gelen kayıp-kaçak bedellerine
ilişkin tahsilatın davalı tüketiciye iadesine karar verilemeyeceği gözetilerek,
davacı tarafın açtığı Tüketici Hakem Heyeti kararının iptaline yönelik davanın
kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru
görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir."






