1946'nın Ocak ayında kurulan ve Mayıs 1950'de halkın büyük desteğini alan Demokrat Parti (DP), 27 yıllık tek parti dönemini sona erdirdi. Seçimlerde yüzde 55,2 oy alan DP 416, yüzde 39,6 oy alan CHP ise 69 milletvekili ile temsil edilme hakkı kazandı. Millet Partisi ve bağımsızlar ise toplam 2 milletvekiline sahip oldu.

Demokrat Parti'nin Yükselişi

TBMM'nin 22 Mayıs 1950'de açılmasının ardından Refik Koraltan Meclis Başkanlığına seçildi. Ardından yapılan cumhurbaşkanlığı oylamasında DP Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Celal Bayar, Türkiye Cumhuriyeti'nin 3. Cumhurbaşkanı oldu. Hükümeti kurma görevi DP Aydın Milletvekili Adnan Menderes'e verildi. Menderes, kendisinin ilk, Cumhuriyetin 19. Hükümetini kurarak 22 Mayıs'ta görevine başladı.

"Yeter söz milletin" sloganıyla halkın karşısına çıkan DP'nin ilk icraatlarından biri, Arapça ezanı serbest bırakmak oldu. Haziran 1950'de yapılan düzenlemenin Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından onaylanmasıyla CHP'nin 1932'de çıkardığı "Türkçe ezan düzenlemesi" kaldırıldı. DP hükümeti, Haziran 1950'de darbe hazırlığı yapıldığı gerekçesiyle TSK'nın komuta kademesini emekliye sevk etti. Emekliye ayrılanlar arasında dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Abdurrahman Nafiz Gürman, Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı ile 15 general ve 150 albay yer aldı.

Sanayi, Eğitim, Sağlık ve Ulaştırmada Önemli Adımlar

Bu dönemde tarımda makineleşme ve traktör sayısının artmasıyla sevindirici gelişmeler yaşandı. DP iktidarı, sanayi, eğitim, sağlık ve ulaştırma konularında önemli adımlar attı. DP'nin "CHP'nin taşınır-taşınmaz mallarının Hazine'ye devri" için yaptığı düzenleme, 1953'te Cumhurbaşkanı Bayar'ın onayıyla yürürlüğe girdi. Bu adımla iki parti arasındaki tartışmalar derinleşmeye başladı.

Seçim Başarısı ve Artan Muhalefet

2 Mayıs 1954'te yapılan seçimlerde DP rekor kırarak oyların yüzde 58,4'ünü aldı ve 503 milletvekili çıkardı. CHP'nin milletvekili sayısı ise 31'de kaldı. Bu yenilginin ardından İsmet İnönü, muhalefetin dozunu artırdı. Seçim sonuçları ile güçlenen DP, dönemin ekonomik krizinin etkileriyle mücadele etmek zorunda kaldı. Parti içi anlaşmazlıklar sonucunda DP'den ayrılan 19 milletvekili, Hürriyet Partisini kurdu. Ekonomik kriz halkta da büyük rahatsızlık yarattı.

6-7 Eylül Olayları ve Artan Gerginlik

Selanik'te Atatürk'ün doğduğu evin yanındaki Türk Konsolosluğu'na atılan iki bombadan birinin patladığı dedikodusunun yayılmasıyla Ankara, İstanbul ve İzmir'de halk sokağa döküldü. 6-7 Eylül 1955'te azınlıkların yaşadığı semtlere, kiliselere ve mezarlıklara saldırılar oldu. Bunun sonucunda birçok azınlık mensubu Türkiye'yi terk etti.

Cunta Varlığını Hissettirmeye Başladı

DP'nin iktidara gelmesinin ardından ordu içinde bir grup subay cunta kurdu ve süreç içinde varlığını hissettirdi. Ordunun darbe hazırlığı içinde olduğu bilgisi Menderes'e de ulaştı. Cunta darbe düzenlemek amacıyla bir araya geldi. Binbaşı Samet Kuşçu'nun ihbarı ile bu girişim akamete uğradı ve bu olay tarihe "9 subay olayı" olarak geçti.

Siyaset ve Ekonomide Artan Gerilim

DP, 27 Ekim 1957'de yapılan seçimlerde yüzde 48,6 oy alarak 424 milletvekiliyle iktidarını sürdürdü. Muhalefetini güçlendiren CHP ise yüzde 41,4 oyla 178 milletvekili çıkardı. Siyaseten gerilimlerin sürdüğü bu dönemde, Şubat 1959'da Londra'ya giden Menderes ve heyetini taşıyan uçak düştü. Kazadan sağ kurtulan Menderes, ülkeye dönüşünde coşkulu bir karşılama ile moral buldu. Bu süreçte üniversite öğrencilerinin hükümet aleyhine gösterileri başladı. İstanbul Beyazıt Meydanı'nda yapılan eylemde Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz, seken bir kurşunun başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. İstanbul ve Ankara'da sıkıyönetim ilan edildi.

27 Mayıs 1960 Darbesi

TSK içindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik Milli Birlik Komitesi (MBK), 27 Mayıs 1960'ta sabaha karşı yönetime el koydu. Kurmay Albay Alparslan Türkeş tarafından Ankara Radyosu'ndan okunan bildiriyle "ihtilal" duyuruldu. Demokrasinin ağır yara aldığı darbeyle Türkiye'nin uluslararası itibarı da büyük zarar gördü. İlk aşamada 38 kişiden oluşan MBK'nin üye sayısı, ordunun yönetimde kalmasını savunan 14 üyenin yurt dışına görevli gönderilmesiyle 23'e düştü. Anayasa ve TBMM'nin feshedildiği, siyasi faaliyetlerin askıya alındığı darbede, Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes ve hükümet üyeleri tutuklandı ve Yassıada'da hapsedildi.

Yassıada Yargılamaları ve İdamlar

Menderes ve hükümet üyelerinin yargılandığı davalar Yassıada Spor Salonu'nda görüldü. Sanıklara kötü muamele yapıldığı iddiaları gündeme geldi. Mahkemede ilk davalar "bebek" ve "köpek" davaları oldu. Sanıklara savunma hakkı tanınmadı. Yargılamalar, 14 Ekim 1960'ta başlayıp 15 Eylül 1961'de karara bağlandı. Toplam 19 dosyada toplanan davalar, "Anayasa'yı ihlal" davasıyla birleştirildi. Yassıada'da 288 kişi için idam istendi ve 15 sanık idam cezasına çarptırıldı. Celal Bayar hakkındaki karar, yaş haddi nedeniyle müebbet hapis cezasına çevrildi. Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan idam edildi.

İtibarın İadesi ve Yassıada'nın Dönüşümü

TBMM tarafından 11 Nisan 1990'da kabul edilen bir kanunla Adnan Menderes ve arkadaşlarının itibarları iade edildi. 2012'de TBMM'de Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu kuruldu. 23 Haziran 2020'de kabul edilen kanunla Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağı kaldırıldı. Yassıada ise darbenin 60. yılında Demokrasi ve Özgürlükler Adası adıyla açıldı.