Eryiğit yaptığı açıklamada, kadınların yaşam hakkının tehdit altında olduğu bir dönemde 8 Mart’ı karşıladıklarını belirterek, kadınların şiddet, yoksulluk ve güvencesizlikle mücadele ettiğini söyledi.

Kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için gerekli mekanizmaların işletilmediğini ifade eden Eryiğit, kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırılara karşı mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.

“Kadın düşmanı politikalara, derinleşen yoksulluğa ve kadınları eve hapsetmeye çalışan zihniyete karşı özgür ve eşit bir yaşam için mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” diyen Eryiğit, kadınların yalnızca şiddetle değil aynı zamanda ekonomik eşitsizliklerle de mücadele ettiğini söyledi.

Kadınların ev içi bakım yükünü büyük ölçüde tek başına taşıdığını belirten Eryiğit, çocuk, yaşlı ve engelli bakımının kamusal bir sorumluluk olması gerektiğini ifade etti.

Kadının ekonomik bağımsızlığının önemine değinen Eryiğit, “Eşit işe eşit ücret talebimizi bir kez daha haykırıyoruz. Aynı işi yapan kadınların daha düşük ücret aldığı, terfilerde geri bırakıldığı ve güvencesiz çalışmaya mahkûm edildiği bu adaletsiz düzen değişmelidir” dedi.

Cumhuriyetin kadınlara kazandırdığı haklara da dikkat çeken Eryiğit, mücadelelerinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün eşitlik anlayışı doğrultusunda sürdüğünü ifade etti.

Açıklamada ayrıca, kadın hakları konusunda İstanbul Sözleşmesi’nin önemine dikkat çekilerek 6284 sayılı kanunun etkin şekilde uygulanması gerektiği vurgulandı.

Eryiğit, kadınların özgür olmadığı bir toplumda gerçek demokrasiden söz edilemeyeceğini belirterek, kadınların eşitlik ve adalet mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini söyledi.

Açıklamada, kadın hakları mücadelesinin sembollerinden biri olan ve New York’ta hakları için grev yaparken yaşamını yitiren 129 kadın işçi de anıldı.

Basın açıklaması şu sözlerle sona erdi:

“8 Mart sadece bir anma günü değil, eşitliğe giden yolda bir mücadele günüdür. Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın örgütlü mücadelemiz. Çare eşitliktedir, çare Cumhuriyet değerlerimizdedir.”